CHP'li Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın, CHP'li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ı Makamı'nda Ziyareti
CHP'li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın CHP'li Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ı Makamı'nda Ziyareti
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın Burcu-Yasin Köksal çifti ile annelerini evde ziyareti
CHP'li Belediye Başkanları Ankara'daki bir toplantıda yanyanalar
CHP Afyonkarahisar il teşkilatının Afyonkarahisar'daki kongresinin divan başkanlığını Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım yapmıştı. Divan heyeti birarada görülüyor

CHP Afyonkarahisar il teşkilatının Afyonkarahisar'daki kongresinin divan başkanlığını Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım yapmıştı. Kongreye katılanlar birarada görülüyor

CHP Uşak İl Başkanlığı'nın Uşak'ta düzenlediği mitinge katılan Afyonkarahisarlı CHP'liler birarada görülüyor
CHP Burdur İl Başkanlığı'nın Burdur'da düzenlenen mitinginde CHP'li Belediye Başkanları (sol başta Özkan yalım, sağ başta Burcu Köksal) mitinge katılanları selamlıyor
***
Bu gördüğünüz fotoğraf karelerinin hiçbirisini biz çekmedik. Kimisi Uşak Belediye Başkanlığında çekilmiş, kimisi Afyonkarahisar Belediye Başkanlığı’nda… Kimisi Ankara’daki toplantılarda çekilmiş, kimisi Burcu Köksal ve ailesinin konutunda… Kimisi Burdur ve Uşak’ta yapılan CHP mitinglerinde, kimisi de CHP Afyonkarahisar İl Kongresinde…
CHP Afyonkarahisar il Kongresinde Uşak’ın CHP’li Belediye Başkanı Özkan Yalım Divan Başkanı idi… O zaman Afyon’da kendisini pek tanıyan yoktu. Şimdi tüm Türkiye tanıyor artık. Önce kongreyi basına kapatma kararı almıştı Divan Başkanı Özkan Yalım, sonrasında Afyonlu basın mensuplarının tepkisi üzerine kongreyi basına açmıştı mesela, eğer hatırlıyorsanız…
***
Bakın bu fotoğraflarda Uşak ve Burdur’daki mitinglerde CHP’nin Afyonkarahisar’daki kurmaylarını yanyana görüyorsunuz. Burada hepsi aynı karedeler… Bu sayın CHP’liler 2 gündür beni ve Kocatepe Gazetemizi adeta linç ediyorlar. Kendi kendilerine sosyal medya hesaplarından isim/adres vermeden Kocatepe’yi suçluyorlar, sonra da bu açıklamalarını kendi yandaşlarına paylaştırıyorlar.
İzledik… Ne var ne yok döksünler, bir görelim diye… Şimdi iki kelam etme sırası bize geldi.
3 AYLIK SİYASETÇİLİĞİM Mİ? 30 SENELİK GAZETECİLİĞİM Mİ?
Derler ki bu Uşak Belediye Başkanı’nın yoldaşı ve dostu olan sayın Afyonlu CHP’liler, “Sen seçimdeki yenilgiyi hazmedemedin, onun için böyle yapıyorsun”… "Ne kabahat işlediniz ki?" diyecek olursanız, Burcu Köksal ile Özkan Yalım'ın yanyana fotoğraflarını yayınlamışız!!!
Hani bizim MHP Afyonkarahisar Belediye Başkan adaylığımız olmuştu ya… O görevimize ithafta bulunuyorlar. Neymiş, Burcu Köksal ve CHP’ye yenilmişiz de onun için muhaliflik yapıyormuşuz!...
Daha önce anlattık, bir kez daha özetle anlatalım. Biz sizler gibi onlarca yılını siyasete vermiş birisi değiliz. Aktif siyasetteki görevimiz yaklaşık 3 ay sürdü. O 3 ayda, onurla ve gururla Milliyetçi Hareket Partisi’ni temsil ettik. Elhamdülillah, tertemiz girdiğimiz siyasetten, tertemiz çıktık. Sonunda dedik ki, “Biz nöbetimizi tuttuk. Kaderden emin olan, kederden emin olurmuş. Ortaya koyduğumuz projelerimiz ile şehrimiz adına bir hedef belirlemeye çalıştık. Müsterih ve mesutuz. Bu projeler bugün olmasa da yarın birileri tarafından hayata geçirilir biz de kendimizi mutlu addederiz. Biz seferden sorumlu idik. Zafer Allah’tandır. Sandıktan çıkan başımızın üzerindedir. Seçim sonuçları hayırlı, uğurlu olsun…”
Bu sözlerimiz her yerde mevcut, isteyen açıp bakabilir.
***
Biz böyle davranırken, bize karşı yapılanları görmezden geliyor şimdi birileri.
Siyasette görev almamızı suç ve kabahat gibi görenler, seçim sarhoşluğu ile etmediklerini bırakmadılar. Psikolojik rahatsızlıklarını bizim üzerimizde tatmin etmeye çalıştılar. Önce menfaat teklifi, sonrasında tehditlerle bizi yıldırabileceklerini sandılar… Hikaye uzun… Onları da anlatırız ama, bugün konumuz başka…
Ve sonunda, kavgacı, kaostan beslenen, hırçın ve tutarsız tavırlarının nirvanasına ulaştıklarında, her türlü yasal izni mevcut bulunan gazete binamızı mühürleyip, bizleri para cezası ile cezalandırıp sonrasında binamızı yıkmak ve en nihayetinde bize hapis cezası aldırmak için ellerindeki kamu gücünü kullandılar.
Yüce Türk Yargısı’na güvendik, Allah’a inandık. Elhamdülillah, bizi sevenlerin dua ve destekleri ile hukuki mücadelemizi başlattık ve haklılığımızı tamamen ispat ettik.
***
Son 2 yıl içerisinde algı ustası zalimler, bize “İftira atıyorsun” dediler, mahkemeye verdiler… Mahkeme “yok öyle bir şey” dedi… “Yalan söylüyorsun” dediler, mahkemeye verdiler… Mahkeme “Hadi gidin işinize” dedi…
CHP’nin Gençlik Kolları Başkanı, seçim döneminde omuz omuza çalıştıkları kişi, milyonlarca liralık yolsuzluk iddialarını gündeme getirdi, gitti CHP Genel Merkezi’ne şikayet etti… Bunu yazdık diye gazetecileri ve bizi suçladılar. Yine mahkemeye gittik. Onlar yine haksız çıktı.
“Afyonkarahisar’ın kaynaklarına yazık oluyor” dedik.
“Göreve geleli 2 sene olmadan 1.2 milyar TL’lik gayrimenkulü sattınız. Borçlar öylece duruyor. İcraat yok” dedik.
Cevap veremediler…
Peki ne yaptılar? 30 senelik şahsi… 65 senelik kurumsal basın geçmişimizi, asli görevimiz gazeteciliğimizi görmezden gelip, 3 aylık siyasi seceremizle bizi suçladılar.
Bre gafiller! Eğer ki;
Benim yazdıklarımı ve Kocatepe Gazetesi’ni “siyasi hazımsızlık” ile suçluyorsanız…
15 yıldır bağıra, çağıra, hatta yırtına yırtına söylediğiniz sözlerin hepsi “Siyasi Hazımsızlığın Daniskası” değil de nedir? Yanlışları söylemek, hataları göstermek ne zamandan beri siyasi hazımsızlık oldu? Bizim asıl görevimiz bu… 3 aylık siyasi dönemimizde maddi bir şey elde etmedik, aksine cebimizden harcadık. Onlarca yıldır siz siyasetten ekmek yiyorsunuz, biz gazetecilikten ekmek yiyoruz. Allah ziyade etsin, imkanlarınız süper. Biz ise uzamasak da, kısalmadık çok şükür…
Siz yırtına yırtına birilerini eleştirirken oh ne ala! Ama biz bir şey söyleyince “hazımsız”
Siz ne yiyorsunuz, ne içiyorsunuz, anlamakta zorlanıyorum doğrusu.
Elinizi vicdanınıza koyun. Beni 3 aylık siyasi duruşumla yargılamak mı vicdani? Yoksa 30 senelik mesleki duruşumla mı?
SIRÇADAN KÖŞKTE OTURANLAR BAŞKALARININ EVİNE TAŞ ATMAYACAK
Bize bu haksız ithamda bulunanların hepsinin, istisnasız hepsinin siyasi geçmişi bizden uzun. Hepsi de siyasetin içinden gelen isimler. Biz hazırız; benim 3 aylık siyasi geçmişim ile her birinizin yıllara sari siyasi geçmişini hep birlikte sorgulayalım… Bakalım kimin günahı çok, kiminki az? Kim çok yalan söylemiş, kim hiç söylememiş? Kimin söyledikleri havada kalmış, kimin dediklerinin ayakları yere basmış? Kimler kimlerle neleri paylaşmış, ya da paylaşamamış?
Bizde hepsi mevcut. Yüzleşmeye, hesaplaşmaya her zaman hazırız.
Efendiliğimizi acziyet zannedenler olduğunu görüyor ve hallerine üzülüyoruz. İşbu sebepten dolayı bazen hafızaların tazelenmesinin yararlı olduğuna inanıyoruz.
***
Mesela bugünlerde demokrasi havarisi kesilen Dr. Kemal Demirkırkan var. “Yıllarca emek verdiğim” dediği ama korkup yazılarına son verdiği Kocatepe Gazetesi’nin kapısına basın tarihinde hiç görülmemiş bir şekilde kilit vurulmaya, hukuksuz bir şekilde binası yıkılmayı, para cezaları ile yıldırılmaya ve akabinde hapis cezası ile cezalandırılmaya çalışılırken kendilerinden “lâ” bile duymadık. Gerçi “Yazılarını kes” dediklerinde de “lâ” diyememişti kendisi… Şimdi bize basın etiği ve ahlak üzerinden ahkam kesiyor hazret…
Doktor bey, siz değil miydiniz kongre salonlarında Burcu Köksal ve Yasin Köksal ile neredeyse gırtlak gırtlağa giren? “Burcu Köksal bana kongrede omuz attı” deyip sonrasında sıraladığınız cümleler bizim gibi bir çok kişinin hafızasındadır. CHP il kongrelerindeki karşılıkla atışmalar hafızalarda ve arşivlerde duruyor. Yazık değil mi, isminize, kariyerinize, itibarınıza? Bir koltuğa bu kadar râm olmaya değer mi?
Sosyal medya kahramanlığında kimseye meydanı bırakmayan Belediye Meclis üyesi Mustafa Karanfil ile daha yakın geçmişte Kocatepe Gazetesi’ne başvuran Mustafa Karanfil aynı kişi mi, anlamakta zorlanıyor insan. Telefonla arayıp “İnternette tanıştığı kadın tarafından dolandırılıp polise başvuran Belediye Meclis üyesi M.K. diye yazılmış. Olay doğru ama M.K. ben değilim. M.K. her kimse onun adını yazın da beni kurtarın” diyen Mustafa Karanfil bir yanda, sosyal medya silahşörü bir yanda…
Yasin Köksal’ın beni çağırıp “ahlaksız teklif” ile makama davet ettiğine birebir tanık olan CHP İl Başkanı Hasan Karadeniz’in akrabalık ve siyasi vefa borcunu ödemeye çalıştığını anlayabiliyorum. Kendisini çok tanımıyorum. Lakin onun saygın bir geçmişi olduğunu söyleyenler bu “vefa”nın ona da pahalıya patlayacağını görüyorlar ve anlatıyorlar.
Oto bayiinde çıkan rezaletin tarafı olan emlakçı meclis üyesinin yakınlarının ricalarına kulak veren Kocatepe iyi, ama yanlışlıkları, hataları, kusurları anlatan Kocatepe kötü öyle mi? Hadi oradan…
Ruhsatsız silah ile yakalanıp, kapağı Belediye şirketine atan Merkez ilçe Başkanı’nın üstlerine yaranma çabasını da anlıyorum. Maaşını aldığı yer belli. Ataların dediği gibi; kimin ekmeğini yiyorsa onun kılıcını çalacak elbet!…
YONCAYA GELİNCE KIPIR KIPIR SAPINA GELİNCE…
Liste uzun... Bakın sayın CHP’liler… Kocatepe mühürlenirken hepiniz alkış tutuyordunuz. Buna karşılık mahkemeler tokat üstüne tokat atıyorken sesiniz çıkmıyordu.
Amma ve lakin…
CHP’nin Uşak’taki Belediye Başkanı ile dün hepiniz omuz omuza idiniz. Uşak’ta, Burdur’da düzenlenen mitinglerde hepiniz oradaydınız.
Bir tane fotoğraf yayınladık diye demediğinizi koymadınız. Alın, bakın. İşte fotoğrafları görüyorsunuz. Hepsi sizin çekiminiz, hepsi sizin paylaşımınız.
O zaman iyiydi Özkan Yalım, yol arkadaşınız, dava arkadaşınız, Divan başkanınız, başarılı komşu belediye başkanınız idi. Şimdi ne oldu?
Hani derler ya yoncaya gelince kıpır kıpır, sapına gelince mee… diye. Öyle mi oldu? Ayıptır, günahtır, sahip çıkın yol arkadaşınıza.
Bu fotoğraflardan şimdi utanıyor musunuz da biz bunları yayınlayınca bize tepki gösteriyorsunuz?
Hayır, gerçekten merak ediyorum. Nasıl bir ruh hali içerisindesiniz?
Hadi zulümlere ses çıkarmadınız, korktunuz, anladık ama... Kongrenize divan başkanı yaptığınız, Genel Başkan görevlendirmesi ile Afyon’a “ikna” turları düzenleyen Özkan Yalım’a neden sahip çıkmıyorsunuz? Yoksa sahip çıkıyorsunuz da biz mi yanlış anlıyoruz.
“Özkan Yalım yalnız değildir” diyenlerden misiniz? Daha önce Uşak Meydanı’nda Özkan Yalım’ın daveti ile toplanmıştınız, işte fotoğrafı orada. Bugün yine Uşak meydanında toplanmaya çalışanlardan mısınız? Eğer toplanacaksanız, Uşak Meydanı’na konuyu daha iyi anlatabilmek için bornozlarınızla mı gideceksiniz? Özkan Yalım’ın hakkını mı, yoksa 21 yaşındaki Uşak Belediyesi çalışanı genç kadının haklarını mı savunacaksınız?
Elcevap… Gerçekten merak ediyorum. Anlatın, anlayalım, yazalım…
Kızmayın bu fotoğrafları yayınlıyoruz diye. Hepsi sizin ürününüz.
Bizim bir katkımız yok, olmadı…
Algının kralını yaparak milleti etkilediniz ve bugünlere ulaştınız. Şimdi bizi algı yapmakla suçluyorsunuz. Ne güzel demişsiniz; “Rüzgar eken, fırtına biçer” diye… Biz bu cümleyi size yaklaşık 15 ay önce söylemiş ve uyarmıştık. Yıllarca rüzgar ektiniz… Şimdi biçin bakalım fırtınanızı…
Bize basın etiği dersi vermekle vakit geçirip, sosyal medya kahramanlıkları ile bize meydan okumayın. İsim verin, açık açık yazın. Hatta Mahkeme’ye verin!. Tokat manyağı olmuştunuz, bir daha alın dersinizi!
EY CHP’LİLER! KENDİNİZE GELİN!
Bir ara Suriyeliler diyordunuz, o malzeme elinizden kaçtı gitti… Şimdi her sıkıştığınızda “Bayrak, vatan, millet, terör örgütleri vs” diyorsunuz. Ne oldu, Afyon’da PKK hortladı, DHKPC’liler Belediyelerde işe girdi filan da bizim mi haberimiz yok?
Hayır, yok öyle bir şey… Olamaz da.
Ama sizin yol arkadaşınız, dostunuz ve divan başkanınız Özkan Yalım otel odasında basıldı, trilyonlarca liralık yolsuzluğu tespit edildi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel de bunun için özür diledi. Afyon’da terör örgütü yok, bayrağa bir şey diyen yok… Hani meşhur bir karikatür var ya, aynı o gibi. Yatakta yine altına kaçıran çocuk annesine yakalanmamak için “Bayrak inmeyecek, vatan bölünmeyecek” falan diyor ya, siz de o gibisiniz. O karikatürü de yan sütuna koyuyorum. Ne zaman köşeye sıkışsanız, eskiden “Suriyeliler” derdiniz. Şimdi yeni versiyonlar peşindesiniz.
***
Ey CHP’nin Afyonkarahisar’daki çok duyarlı, çok demokratik, çok kahraman, çok gündem takip eden Belediye Meclis üyeleri! Ey CHP’nin Afyonkarahisar’daki Belediye çalışanı olsun ya da olmasın değerli yöneticileri! (CHP’deki yöneticilerin bir çoğu Afyon'un ortak bütçesinden, Belediye ve iştiraklerinden maaş alıyor ya, hatırlatmak istedim…)
Geçtim Kocatepe’nin mühürlenmesi ayıbındaki dut yemiş bülbüllüğünüzü…
Afyonkarahisar Belediyesi’nin son 2 yılda sattığı gayrimenkullerin dökümünü ve bedellerini Kocatepe Gazetesi yayınladı. Satılan mülkün maddi değeri milyarlarca TL’ye ulaştı. Eski borçlar öylece duruyor. Ortada birkaç heykel ve birkaç lokantadan başka bir şey görünmüyor. Eskisi gibi konserlere de sığınamıyorsunuz, çünkü pabuç pahalı… Giden halkın, milletin parası… Demokratlığınız, duyarlılığınız ve hassaslığınız gereği bunlarla ilgili bir şey sorabilecek misiniz? Birkaç kelam edebilecek misiniz?
Sosyal demokratlık, solculuk, savunduğunuz değerler birilerine yaranmak için susmayı mı, yoksa halkın hakkını, hukukunu savunmayı mı gerektirir?
Bakın uyarıyorum! Bunların hesabı siz sormasanız da yarın bir gün sorulacak. Sonra Yine “Terör örgütlerinin karşısındayız” “Vatan-millet-Sakarya” diye karşımıza gelmeyin.
Allah’ın men ettiği şeylerin hepsi sizin arkadaşlardan çıkıyor. Aman ha siz onlara uymayın!
***
Daha dün denilebilecek bir zamanda hep birlikte gerine gerine Özkan Yalım ile poz verdiniz…
Hepiniz oradaydınız… Bize Özkan Yalım ile Burcu Köksal’ın yanyana fotoğrafını yayınladık diye çemkiriyorsunuz.
Deyin hele; şimdi bu pozu verenler mi suçlu?
Yoksa bu fotoğrafları yayınlayan biz mi suçluyuz?
***
Onlardan ümidim yok. Sanki menfaat ve siyasi bağnazlık gözlerini kör etmiş gibi. O nedenle: Ey halkım, sen yargıla bizi…


