Bu hafta Polis Haftası… Türk Polis Teşkilatı, modern anlamda 10 Nisan 1845 tarihinde İstanbul’da kurulmuş; ‘Polis’ adı ile kurulan teşkilatın görevleri ise yine aynı tarihte yayınlanmış olan Polis Nizamnamesi’nde ifade edilmiştir. Polis Teşkilatı’nın kuruluşu, her yıl 4-10 Nisan tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle ve törenlerle kutlanmaktadır. Türk Polis Teşkilatı, 2 asra yaklaşan tarihinde Türk Milleti’nin huzur ve güvenliğimizin teminatı olmuştur. Ülkemiz için her an göreve hazır olan, canlarını feda etmekten çekinmeyen polislerimiz, aynı askerimiz gibi bizlerin gözbebeğimizdir.
Afyonkarahisarlılar olarak İl Emniyet Müdürümüz, beyefendi ve çalışkan insan Ali Temiz’in nezdinde tüm Emniyet Teşkilatımızın Haftası’nı kutluyor, Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 177. Yıldönümününde bu kutsal görevi yerine getirirken şehit olan polislerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
***
Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü gerçek manada başarılı çalışmalar yapıyor. Günlük rutin trafik, asayiş benzeri faaliyetlerinin yanı sıra, başta Erenler bölgesinde huzur ve uyuşturucu ile mücadele alanında önemli başarılara imza atılıyor Afyon Polisi tarafından.
Afyonkarahisar sınırları içerisinde torbacısından, kuryesine kadar hiçbir uyuşturucu tacirine göz açtırılmıyor. Fuhuş ve ahlaksızlık batağına dönüştürülmeye çalışılan bölgelerde son derece sıkı önlemler ile istenmeyen olayların önüne geçiliyor. Tüm bu çalışmalar özverili, fedakar mesai anlayışıyla oluyor elbette ki. Yurt içinden ya da yurt dışından gark etmez, kanunsuz kişiler ensesinde Afyon Polisi’ni buluyor.
Bakın son günlerde Afyonkarahisar Polisi ve Jandarmasının işbirliği içerisinde, Afyonkarahisar Valisi Gökmen Çiçek’in dirayetli duruşu ile sadece Sultandağı ilçesinde gençlerimizi zehirleyen, kadınları istismarın dehlizlerine iten 9 tane batakhane kapandı. Dinar ilçemize bağlı Tatarlı’da, Haydarlı’da belalı yerler temizlendi. Işıklar’daki benzeri mekanlar artık faaliyette değil.
Afyonkarahisar’da son aylarda toplamda 38 tane pavyon kapatıldı. Evet, yanlış okumadınız toplam 38 mekan kapatıldı. Bu meseledeki irade, içkili mekanlarla ilgili bir irade değil. Afyonkarahisar’da nezih bir şekilde hizmet sunan bir çok içkili mekan faaliyetini sürdürebilmekte. Diğer yanda ortaya konan irade ise, kadınlarımızın, çocuklarımızın batağa sürüklendiği ortamı kurutmaya yönelik bir irade. Kimsenin içkisiyle, sosyal yaşamıyla ilgili bir durum söz konusu değil. Kapanması söz konusu olan yerler, kadınlarımızın istismar edildiği, çocuklarımızın belaya sürüklendiği batakhaneler.
***
Afyonkarahisar’ın huzuru, şehrin imajı açısından bazı çalışmalar “bilerek ve isteyerek” basına yansımıyor olsa da, Afyonlular bu çalışmaları yakından takip ediyorlar. Geçtiğimiz haftalarda şehir merkezinde yaşanan üzücü bir taciz olayı, Emniyet Müdürlüğü’nün sıkı takibi ile kısa sürede aydınlatıldı. Vatandaşın küçük bir çocuğu elinden kurtardığı sapık, saatler süren kamera kaydı izlemelerinin ardından saklandığı delikte yakalandı Afyon Polisi tarafından. Sonrasında Türk Yargısına havale edildi. Mahkeme kararına göre suçlunun suçu sabitleşince gerekli haberler yapılacaktır elbette.
Polisin de Jandarma’nın da her başarısını sütunlarımıza yansıtamıyoruz maalesef. Yanlış anlaşılmasın; “Sansür”, “kısıtlama” gibi şeyler söz konusu olamaz. Burada aslolan, duyarlılıktır. Dedik ya, “bilerek ve isteyerek”… Hem kamu görevlilerinin hem de basın mensuplarının toplumda infial oluşturacak, kötü örnek oluşturacak olayları büyütmeme gayretidir söz konusu olan.
Yoksa, haber niteliği taşıyan, caydırıcı olacağına inanılan her şey basın-yayın organlarında yer bulmaktadır. Ama ne şehir için, ne de insanlar için “haysiyet suikastı”na izin verilmemektedir. Hassasiyet noktası tam da burasıdır.
Afyonkarahisarlılar’ın huzur ve asayişi için fedakarca görev yapan tüm güvenlik güçlerimize bu vesile ile bir kez daha teşekkür ediyor, “Allah ayaklarına taş bile değdirmesin” dualarımızı tekrarlıyoruz.
ESOB VE AYAK OYUNLARI
Afyonkarahisar Esnaf Odaları Birliği’nin seçimleri var yakında. Bir yanda “saltanata son” diyenler. Diğer yan da bunun aksini savunanlar!…
Malum olduğu üzere Esnaf Odaları Birliği’ni oluşturan esnaf kuruluşlarının seçimleri tamamlandı. Hem merkezde hem de ilçelerde bir çok oda kongresini gerçekleştirdi. Yeni yönetimler, yeni başkanlar belli oldu.
Şimdi sıra Birlik Yönetiminde.
İşte bu tantana içerisinde bir çok ayak oyunu dönüyor. En güncel örnek minibüs zamları meselesinde yaşandı.
Esnaf Odaları Birliği üzerine vazife olmamasına rağmen, yürürlüğe girmesi planlanan zamlı tarifeyi sızdırıverdi ansızın. Oysa yeni tarifeyi açıklama yetkisi haliyle Şoförler ve Otomobilciler Odası’ndaydı. Sanırsınız ki, Esnaf Odaları Birliği bu konularda çok duyarlıdır, her zam haberini anında kamuoyuna duyurur. Nerdee? Basın mensuplarının çoğu zaman gündemdeki zamlarla ilgili ESOB’dan bilgi alabilmesi için neredeyse CIA ya da MİT gibi kurumlardan yardım alması gerekir. Öyle zordur yani ESOB’dan bilgi almak.
Ama her ne hikmetse toplu ulaşımla ilgili zamlar konusunda bunun tam tersi bir duruma tanık olduk bu kez. Belediye Meclisi’nde görülüşüp, partilerden mutabakat alınıp, şoför esnafının değişik kesimlerinden de görüş birliği sağlandıktan sonra yeni fiyatlar belirlenmiş ama kamuoyuna ilan edilmemişti. Yeni fiyatlar belirlenip, daha ne zaman uygulanacağı belli değilken, ESOB’dan sızan “Zam geldi” haberleri ile ortalık birbirine girdi. ESOB Başkanı Kadir Konak, rakip ekibe gol atmıştı böylece kendince. Çünkü Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İbrahim Karataş, Konak’a muhalif olan ekipte yer alıyordu. Zam meselesinde uygulama tarihi henüz belli olmamışken, yeni tarife kamuoyuna sızdırılarak Karataş ve muhalif ekip tongaya düşürülmeye çalışılmıştı. Bu ayak oyununda bir nevi başarılı da oldular, suları bir süreliğine bulandırdı ESOB yönetimi.
Lakin, ESOB’un mevcut yönetiminin bu ayak oyunları hayretle izlendi. Çünkü adı üzerinde “Birlik” olan ESOB’un esnafın menfaatine ortalığı düzeltip, birlik ve beraberliği hizmet edeceği yerde, “fitne”ye gayret göstermesi sözün en hafif tabiriyle “ayıp” olarak nitelendirildi. Bakalım seçime kadar “saltanatın devam edebilmesi” adına daha ne ayak oyunları göreceğiz?