Ülkemizde son yıllarda bir yabancı sermaye lafıdır dillere dolandı gidiyor.
Yabancı sermaye ülkemize yatırım yapacak, ülkemiz kalkınacak, insanlarımız refah içinde yaşayacak, ne kadar çok yabancı sermaye gelirse ülkemiz o oranda daha çok kalkınacak, insanlarımız rahat edecek.
Bu lafların gerçekle ilişkisini düşünmek gibi bir zahmete girenimiz ise azdır. Aslında çok da zahmet çekmeye gerek yok. Şöyle basit mantıkla düşünüldüğünde elin gavuru yemeyecek, içmeyecek, dişinden tırnağından artırdığı parayı getirip Türkiye’ye yatıracak. Peki ama niçin? Türk insanı kalkınsın, rahat etsin diyerek.
Dedik ya, derinlemesine düşünmeye gerek yok, biz basit mantıktan gidiyoruz. Gülünç geliyor değil mi?
Rahmetli babam bu durumu anlatırken herkesin rahatça anlayabilmesi için Afyonkarahisar’dan bir örneklemede bulunurdu ve şöyle anlatırdı:
Bayram arefelerinde yeni evli kızlarımız, tenceresini, yaprağını, pirincini, bulgurunu kaptığı gibi anasına koşar, aman ana şu dolmaları bir sarıverelim diye… Ana hemen kolları sıvar, dolmalar sarılır. Sonuçta dolmaların eksik malzemeleri yağı, tuzu, suyu vs. kimden gider, anadan. Yorgunluk kime kalır, anaya. Sonuçta anaya üç, beş dolma bırakılır, koca tencere dolmayı kim yer? Kız, damat ve misafirleri yer.
İşte yabancı sermaye de böyle bir şeydir. Yabancı sermaye gelir, ülkemizdeki tabiatı yok eder, suyumuzu havamızı katleder, karnını doyuracak kadar maaş verir, kazandığı milyon dolarları memleketine götürür, bunun ülkemize faydası nedir? Bu konuda iyi düşünmek gerekir. Yabancı sermaye Türk insanını köleleştirmekten, ülkemizi yaşanmaz hale getirmekten başka hiç bir işe yaramaz.
Ana dolma sarma işine neden evet diyor? Çünkü gelen kızı, yani canı, ciğeri, bütün zahmete, pisliğe bulaşığa, yorgunluğa onun için katlanıyor. Peki, biz elin gavuruna niçin katlanalım? Bir lokma ekmek için mi? Senelerin birikimini bir çırpıda yabancı sermayeye terk edip orada işçi olmak için mi?
Yıllardır uygulanan yanlış politikalar yüzünden insanlarımız gavur ellerinde karın tokluğuna çalışmaktadır. Şimdi de ülkemizde, vatanımızda bizler karın tokluğuna çalışan köleler olma yolunda ilerliyoruz. Sonumuz hayrolsun…