Sezer Küçükkurt

Yedek hat – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

4 Nisan 2011 Pazartesi 03:00:00
  Akdeğirmen Barajı’nın yapılış aşamasında bir çok tartışma yaşanmıştı. İşin aslı tartışmalar baraja yönelik değil de barajın suyunu Afyonkarahisar şehir merkezinin içme suyu sistemine taşıyacak olan hatta yönelikti.
Bu hattın çok kısa sürede yapıldığını iddia edenler, “Bir kaç yıla kalmaz Akdeğirmen’den şehre su taşıyan hat su koyverir” iddialarında bulunuyorlardı. Hatta hattın yapımından hemen sonra meydana gelen patlamalar, arızalar bu yönde eleştiride bulunanların elini güçlendirmişti.
Sık sık yaşanan su kesintileri sonrasında Müze Kavşağı yakınında hattın patlaması sonrasında suyun tazyiki ile bir otomobili havaya uçurmuştu. O dönem “Hatta sıkıntı mı var” sorularına yetkililer; “Sabır, hattı daha teslim almadık. Denemesi yapılıyor. Sağlamlaşınca sıkıntı kalmayacak” cevabını veriyorlardı.
Hakkını vermek lazım o zamandan bu zamana büyük bir aksilik yaşanmadı. Maşallah diyelim…
Hatta pek çok hemşehrimiz arsenikli su içme mecburiyetinden kurtuldukları için bu işe emeği geçenlere duacılar.
Bir kaç ay önce İzmir yolunun şehir girişi bölümünde yeniden kazılar başlayınca herkes buraya dikkat kesilmişti. “İşte, hattın yükü kaldırmayacağı anlaşıldı yeniden hat döşeniyor. Daha yeni boru hattı geçirilmişti, ikincisi de nereden çıktı?” eleştirileri başlamış, çalışma alanına DSİ tarafından dikilen “Yedek hat inşaatı” tabelası da bu söylentileri önlemeye yetmemişti.
Trafiğin aksadığı, tozun dumana karıştığı inşaat süreci tamamlandıktan sonra arkadaşlarımız DSİ yetkililerine hattın amacının ne olduğunu sordular. Aldıkları cevap gazetemi-zin birkaç gün önceki sayısında yayınlandı.
Yapılan çalışmaların olası arızalara karşın tedbir amacıyla gerçekleştirildiğini belirten yetkili ağızların “Afyonkarahisar İçme Suyu Yedek Besleme Hattı çalışmasında boru döşeme işi tamamlandı. Artık şehirde su kesintisi yaşanmayacak” açıklamalarından sonra diyecek fazla bir şey kalmamış gibi görünüyor.
Bundan sonra “Eski hat alelacele yapıldığı için eksik doğdu. Yeni yapılan hat eskinin hatasını kapatmak üzere döşeniyor” demek için eski hattın arıza vermesini ya da şehrin susuz kalmasını beklemek gerekiyor sanırız. Çünkü bir yanda işin en yetkililerinin “Bu hat yedek hat” açıklamaları, diğer yanda ise kabataslak söylenen “Hat ölü doğdu, yenisini döşüyorlar” iddia-ları bulunuyor.
Bu durumda aksi ispat edilene kadar yetkili-lerin sözüne itibar etmek gerekiyor.
Atatürk ve sakal-bıyık
Yurt dışındaki bir yayın kuruluşu Atatürk’ün “burma” bıyıklı fotoğrafından yola çıkarak Atatürk’ü acımasız diğer liderlere benzetince bu yayın kuruluşu ülkemizde büyük tepki gördü.
Pek çok şey yazılıp, söylendi. Bu sırada aklımıza Atatürk’le ilgili “ideal sakal” konulu yaşanmış bir hikaye geldi.
Atatürk bir yurt gezisi sırasında Amasya’da öyle bir kişi görür ki, dayanamaz ve yanında bulunan ilin valisinin kulağına eğilip, “Kimdir bu?” diye sorar. “Efendim, kendisi Şıh’tır, yörede çok hatırı vardır” derler.
Atatürk Şıh’ı yanına çağırıp “Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Rica etsem en azından Peygamber Efendimiz’in ki kadar kısaltsan” der. Şıh, “Emrin olur paşam” der.
Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya’da karşılaştığı Şıh’ı hatırlar ve Vali’yi telefonla arayıp durumu sorar. Vali, nasıl söyleyeceğini bilemese de Şıh’ın sakal boyunda en küçük bir değişiklik olmadığını, aksine kimselere el sürdürmediğini söyler.
Konuşmadan sonra Atatürk eline kalemi, kağıdı alır ve bir yazı yazıp, bu yazının Amasya Valiliği’ne tebliğ edilmesini ister. Ertesi gün bir haber gelir Şıh’ın Atatürk’ü görmek üzere Ankara’ya geldiği belirtilir.
Şıh Atatürk’ün yanına geldiğinde gören herkes şaşırır, sinek kaydı traş olunmuş, saçlar kısalmış, kılık kıyafet de değişmiştir.
Durumu bilenlerden birisi Atatürk’e sorar, “Paşam ne yazdınız da Şıh’ı sakalını kesmeye ikna ettiniz?” diye sorarlar. Atatürk, “Kendisini Afyon Valisi tayin ettiğimi bildirdim” der.
Bu görüşmenin ardından Atatürk yeni bir yazı hazırlayarak, Şıh’a verilmesini ister. O yazının şöyle olduğu belirtilir: “İmanın ölçüsünün sakalın boyunda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselesine gelince bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vaz geçebilen, yarın başka şeyler için milletinden de vaz geçebilir. Seni böyle bir duruma düşürmek istemem. Azlettim…”
İnsanları bıyığa, sakala, kıyafete göre değerlendirirken iyi düşünmek gerekiyor değil mi?

Yazarın Diğer Yazıları