Sezer Küçükkurt

Yıkmadan yapmak mümkün mü? – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

26 Şubat 2013 Salı 02:00:00
  Geçmişle ilgili eski hesapları tartışma meselesi yapma huyumuzdan bir türlü vaz geçmiyoruz ne yazık ki.
Şimdi de “Utku Anıtı’nı yıkalım, yerine Paşa Camii’ni yeniden yapalım” hengamesine gömüldük. Zaman Gazetesi’nde Mustafa Armağan’ın Paşa Camii’nin yıkılış hikayesi ile Utku Anıtı’nın yapılışını detaylı olarak anlattıktan sonra “Bursa’da Osman Gazi’nin başına dikilen Şehitler Anıtı 28 Ocak günü kaldırıldı. Zafer Anıtı’nın da başka bir yere kaldırılarak Afyon’daki Paşa Camii’nin eski yerinde ve eski görünümüne uygun bir şekilde ihyası bir görev olarak omuzlarımızda durmaktadır” sözleri tartışmanın fitilini ateşledi.
Bu sözler Ali Çetinkaya konusunda yaşanan çatışmanın bir yenisine işaret eder görünümde maalesef.
Oysa eski yaraları kaşımanın, ayrışmaya neden olacak şeyleri tartışmanın faydadan çok zarar getireceğinin herkes farkında. Ne gerek var yenileri yıkmayı, yerine eskileri yapmaya çalışmanın? Yıkıp yapmakla bir şey elde edilmediği, ancak insanların gönlündeki yaraların kaşındığının en güzel örneği geçmişten bugüne uzanan tartışmalar değil mi?
Afyonkarahisar’ın kaybettiği eski eserlerle ilgili olarak öne sürülen en önemli iki örnek Osmanlı’nın en güzel izlerini taşıyan eski Hükümet Konağı binası ile Paşa Camii ya da diğer adıyla Umur Bey Camileridir. Taşlıdere girişindeki eski devlet hastanesi de bunlara eklenebilir.
Memleketin tapusu niteliğindeki bu eserlerin kaybı, yıkılışı elbette ki kültürümüz, tarihimiz açısından bir kayıptır. Ancak bu kayıpları yerine koymanın yeri, mevcut olanları yıkıp, yerine yenisini yapmak olmamalıdır.
Bakın, bugün yakın geçmişte yıkılmış olan Amasya’daki eski kışlanın, İstanbul Taksim’de de Topçu Kışlası’nın aslına uygun olarak yeniden yapılmaları gündemde. Bu çalışmalar için harekete geçilmiş durumda. Belki bizim bilmediğimiz başka örnekler de mevcuttur.
Eğer teknik olarak mümkünse, neden Afyonkarahisarlılar da Paşa Camii’ni ve Hükümet Konağı’nı yeniden kazanıp, gelecek kuşaklara aktarmasın? Bunu “yıkmadan” yapmak mümkün olamaz mı?
Eski Hükümet Konağı ile Paşa Camii’nin birebir kopyalarının, asıl yeri olan bugünkü Anıtpark civarında değil de başka bir alanda inşası mümkündür herhalde. Örneğin Kocatepe Mezarlığı karşısındaki Karakaya kayalığı bilindiği gibi taş ocağı olarak kullanılarak ortadan kaldırıldı. Karakaya’dan kalan alanın imarda “Belediye ya da İdare Merkezi” olarak ayrıldığı belirtiliyor. Bu alana eski Hükümet Konağı’nın birebir aynısı inşa edilse… Hemen yakınına da Paşa Camii’nin aynısını kondurabilsek…
Hem şehrin genişlemesi, yayılması planlarına hizmet edilmiş, hem de yeni gelişim bölgesi olan bölgenin tarihi, kültürel, dini dokusuna katkı sağlanmış olunmaz mı? O bölgede bir cami ihtiyacı bugün de var, gelecekte de olacak.
Kısa süre önce Zafer Müzesi’ni en küçük parçasına kadar söküp başka bir noktaya taşımayı tartışanlar biz değil miydik?
Zafer Müzesi örneği ile Hükümet Konağı ve Paşa Camii örneklerinin arasındaki fark, birinin halen ayakta olması, diğerlerinin ise bugün yerinde bulunmamasıdır. Zafer Müzesi’ni durduğu yerden alıp başka yere taşımak pek mantıklı olmayabilir. Ama amacımız Hükümet Konağı ve Hükümet Binasını yeniden kazanmaksa bunun karşılığı Utku Anıtı’nı Kent Meydanı projesini kaybetmek olmamalıdır.
Eğer art niyet yoksa, hesaplaşma zihniyeti güdülmüyorsa, maksat özelliği olan eski eserleri gelecek kuşaklara aktarabilmek ise ortak akıl yürütülebilir. Bu konuda tartışmak, eskiden olduğu gibi mevcutları yıkıp, yenilerini yapmaktan daha az zarar verir herhalde.
Bu noktada değinmek istediğimiz bir konu daha var. Sayın yazar Mustafa Armağan Afyonkarahisarlılar arasında yaygın olan bir yanılgıya düşmüş. Utku Anıtı’nın ilk yapıldığında tenasül organının bulunduğunu, sonradan bu duruma müdahale edildiğini, adeta sünnet ettirildiğini belirtmiş. Oysa Utku Anıtı’nın ilk dikildiği dönemdeki ve yapıldığı atölyedeki halinin de fotoğrafları mevcut. Böyle bir durumun söz konusu olmadığı ortada. Bu yanılgı yaygınlaşmadan düzeltilmeli…

Yazarın Diğer Yazıları