Sezer Küçükkurt

YİNE FESTİVALLERİ TARTIŞIYORUZ

Sezer Küçükkurt

Afyonkarahisar’da 21 yıldır düzenlenen ve şehrimizin kültür-sanat hayatında önemli bir yere sahip olan Jazz ve Klasik Müzik festivallerinin sona erdiği haberleri yayılmaya başlandı son günlerde.
Festivallerin Genel Sanat Yönetmeni olan Hüseyin Başkadem’in “Afyonkarahisar Caz Festivali
ve Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali 22. yılında sona ermiştir. Konuyla ilgili basın açıklaması birkaç gün içinde kamuoyuna duyurulacaktır” şeklindeki paylaşımı bu hareketliliğe sebep oldu.
Festivaller ve bu festivallerin mimarı hemşehrimiz Hüseyin Başkadem 2021 Kültür ve Turizm Bakanlığı Büyük Ödülüne layık görülmüştü. Afyonkarahisarlılar bunu gazeteniz Kocatepe’nin sayfalarından öğrenmişti kısa bir süre önce. Hal böyle iken festivallerin sona eriyor oluşu, haklı-haksız bir çok yoruma neden oldu.
***
Bu festivaller için gerekli olan bütçe meselesi hemen hemen her yıl problem olmaktaydı. Bu yıl tüm dünyada etkin olan kriz ortamı, yüksek kurlar, dalgalı piyasa; bütçe ile ilgili sıkıntıları had safhaya ulaştırdı. Kamu kurumlarından ve özel sektörden hatırı sayılır maddi destek sağlanacak olsa da, toplanan bütçenin her iki festivalin sağlıklı bir şekilde yapılmasına yeterli gelmeyeceğini düşünüyor Hüseyin Başkadem. Festivaller ile ilgili yaptığı yorumlarında “Sayın Cumhurbaşkanına, Sayın Kültür Bakanına, Afyonkarahisar Valiliği’ne, Afyonkarahisar Belediyesi’ne, bütün sivil toplum kuruluşlarına, esnaf, şirketlere teşekkür ediyorum” cümlelerini özellikle kullanıyor bu arada.
Daha önceki yıllarda da bu köşede bir çok kez izah ettik, ben ve benim gibi bir çok Afyonlu’nun jaz ve klasik müzik ile bir bağı bulunmamaktadır. Ama bu festivallerin ilimiz için önem taşıdığının da farkındayızdır. Her yıl festivaller sayesinde televizyonlarda, yaygın gazetelerde, kültür-sanat çevrelerinde Afyonkarahisar’ın ismi anılmaktadır. Her şeyin kendisine göre bir alıcı kitlesi bulunmaktadır. Bir çoğumuzun “entel-dantel” diye nitelediğimiz kesimler bu festivaller sayesinde Afyonkarahisar’ımıza “sempati” ile bakmaktadırlar. Beğensek de beğenmesek de bu insanlar yaygın medyada, bir çok köşe başında etkin konumlarda bulunmaktadırlar. Bizim ilgi duymayıp, beğenmediğimiz etkinlikler onlar tarafından “güzel etkinlikler” olarak dünyaya yansıtılmaktadır. Tüm bunlar ilimizin imajına olumlu etki etmektedir.
***
“Festivaller yapılmayacak” haberleri ile birlikte Afyonkarahisar’ımızı karalayan haberler, yorumlar şimdiden başlamış görünüyor. Oysa bu şehrin kamu idarecileri, siyasileri, özel sektördeki sorumluluk sahibi kişileri el birliği içerisinde imkanlar oluşturmaya, festivalin devamı için kafa yormaya devam ediyorlar. “Akil insanlar” şehrin imajına muhtemel olumsuz yansımaları göğüslemeye çalışıyorlar.
Birileri de yangına körükle gidiyorlar. Şimdilik yerel bazda kalıyor olsa da, yarın ulusal alanda çokça görüleceğini bildiğimiz şekilde Afyon’un ne yobazlığını, ne geri kalmışlığını bırakıyorlar.

BU ŞEHRE “YOBAZ” DEMEK VİCDANSIZLIKTIR

Bu edepsiz yorumların sahipleri yarın “Festivallere devam” denilirse yüzleri kızarır mı bilinmez ama şu iyi bilinmelidir ki, Anadolu’nun ve Türk-İslam kültürünün kadim kenti Afyonkarahisar, geçmişten bu zamana hem ilimin-irfanın, hem kültür ve sanatın en önemli merkezlerinden birisi olagelmiştir.
Hemen hemen her şehirde görülebilecek “Vasat insan” tiplerine bakarak şehrin genel görünümünü tarif etmek en hafif tabirle “insafsızlık” olur.
Afyonkarahisarımıza “yobaz” diyenler, “Cahil” diyenler, “sosyal etkinlik yok” diyenlerin ya bu memlekette olanlardan haberi yoktur, ya da niyetleri çok başkadır.
Bu şehirde hemen hemen her hafta gençler için “içkili” mekanlarda konserler düzenlenmekte, büyük şehirlerde konser veren gruplar, solistler vs. Afyon’da mekanlarda sahne almaktadır.
Bu şehirde hemen hemen her gün, evet, her gün bir tiyatro sahnesi, bir sinema etkinliği izlemek mümkündür.
Aile olarak katılabileceğiniz koro çalışmaları olduğu gibi çocuklarınızı gönderebileceğiniz koro çalışmaları da yapılmaktadır. Sportif aktivite adına hangi branşta istiyorsanız hem çocuğunuz için, hem de sizin için imkanlar mevcuttur. Spor yapamıyor ama profesyonel futbol-basketbol ve voleybol takımlarının maçlarını izlemek isterseniz bu imkan da mevcuttur.
Üniversite gençliğinin hemen hemen her akşam doldurduğu kafeler, barlar bu şehirdedir. Aynı zamanda ilim-irfan sohbetleri, dini etkinlikler de bu şehirde her zaman var olmaktadır.
Meşrebinize uygun olarak hangisini istiyorsanız onu tercih edebilirsiniz. Hatta ve hatta son zamanların yeni modası olarak kadınlar matineleri ardı ardına düzenlenmekte, bize göre afaki bilet fiyatları ve afaki katılım oranları ile salonlar dolup dolup taşmaktadır. Bu etkinliklerde erkekten kadına dönmüş sanatçılar da, işinin hakkını veren sanatçılar da boy gösterebilmektedir.
***
Diyeceğimiz o ki, Afyonkarahisar’ı “yoz ve yobaz” göstermekten artık vaz geçin!
Bu şehir 21 yıldır klasik müzik ve jazı kucaklamışsa, şairlerine yazarlarına kucak açıp, onları el üstünde tutuyorsa, bugün içki içen içkisini içiyor, dini sohbete giden sohbetini yapıyorsa, bu memleketle ne derdiniz var ki sizin? Eğer “sosyal etkinlik” adı altında ahlak ve toplum kurullarının uç noktalarında gezinmek istiyorsanız, kusura bakmayın, onun yeri de bu memleket değildir.
Vaz geçin bu şehrin imajına, değerlerine, varlıklarına, ahengine saldırmaktan. Cehaletle, kültür sanat düşmanlığıyla hep birlikte mücadeleye devam edelim. Dünyaya açık olalım ama, memleketimizin hakkını da yemeyelim.

YÜREKLERE NAKŞEDİLMİŞ ANAYASA

Milli şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy’un Türk Milleti’ne armağan ettiği şaheseri; İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 101’inci yıldönümü kutladık. İstiklal Marşımız, bu milletin hemen hemen her ferdinin beynine, yüreğine nakşedilmiş, her daim yürürlükte olan en önemli anayasamızdır bize göre.
Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşımız ile ilgili birçok söz söylendi, yazı yazıldı yıldönümü vesilesi ile. Biz de hatrımıza düşen, Mehmet Akif Ersoy merhumun, gördüğü yanlışlara isyan ettiği mısralarıyla onu anmak istiyoruz, ruhuna Fatihalar göndererek:
‘’Demek ki: Her şeyin Allah… yanaşman, irgadın o;
Çoluk çocuk ona âid: lalan, bacın, dadın o;
Vekilharcın o; kâhyan, müdir-i veznen o;
Alış seninse de, mes’ul olan verişden o;
Denizde cenk olacakmış… gemin o; kaptanın o;
Ya ordu lâzim imiş… askerlerin, kumandanın o;
Köyün yasakçısı; şehrin de baş muhassılı o;
Tabîb-i aile, eczacı… hepsi hâsılı o.
Ya sen nesin? Mütevekkil! Yutulmaz artık bu!
Biraz da saygı gerekdir… Ne saygısızlık bu?
Hudâyı kendine kul yapdı, kendi oldu huda;
Utanmadan da tevekkül diyor bu cur’ete.. ha?’’

Yazarın Diğer Yazıları