600 Bin Çocuğu İlgilendiriyor! Özel Eğitim Merkezlerinden Kritik Uyarı
Eskişehir Hece Akademi Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Necmettin Başkut, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin artan maliyetler nedeniyle ekonomik açıdan zor bir dönemden geçtiğini belirterek, eğitim hizmetlerinin sürdürülebilmesi için seans ücretlerinde iyileştirme yapılmasını talep etti.
Başkut, yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde yaklaşık 3 bin 500 özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde, yaklaşık 605 bin özel gereksinimli bireye 60 bine yakın personelle destek eğitim hizmeti sunulduğunu belirtti.
Bugüne kadar yaklaşık 1 milyon özel gereksinimli bireyin rehabilitasyon merkezlerinden destek eğitim hizmeti aldığını aktaran Başkut, bu hizmetlerin bireylerin hayatın içine daha fazla katılmasına katkı sağladığını ifade etti.
Sektörün son 15 yılda gelir-gider dengesinin bozulduğunu savunan Başkut, artan maliyetler nedeniyle özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin hizmetlerini sürdürmekte zorlandığını söyledi.
Başkut, merkezlerin en önemli gider kaleminin personel giderleri olduğunu, bunu kira, akaryakıt, ısınma ve kırtasiye masraflarının takip ettiğini belirtti.
2026 yılının ortaları itibarıyla kurumların büyüklüğüne göre aylık ortalama 150 bin ila 250 bin lira arasında zarar oluştuğunu ileri süren Başkut, “10-15 yıl önce kamuda çalışan öğretmenlerden yüksek ücret alan kurum öğretmenleri, bugün kamudaki öğretmenlerin aldığı ücretin neredeyse yarısı veya asgari ücrete yakın ücretlerle çalışmak zorunda kalmaktadır.” ifadelerini kullandı.
“YÜZ TANIMA SİSTEMİ ÖNEMLİ BİR PROJE”
Milli Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde uygulanmasını planladığı yüz tanıma esaslı devam kontrol sisteminin 2026 yılının Haziran ayında yürürlüğe girdiğini belirten Başkut, uygulamanın sektördeki usulsüzlüklerin tespit edilmesi açısından önemli olduğunu savundu.
Başkut, “Bu uygulama sepetteki çürük elmaların açığa çıkması için büyük ve önemli bir projedir. Gerçek manada işini yapan rehabilitasyon merkezleri için değişen bir şey olmayacaktır.” dedi.
Sistemin geriye dönük olarak hizmetlerin karşılaştırılmasına ve kurumların faaliyetlerinin değerlendirilmesine de imkan sağlayacağını ifade eden Başkut, uygulamanın kamu açısından önemli bir denetim aracı olduğunu kaydetti.
“SEANS ÜCRETLERİNİN İYİLEŞTİRİLMESİ GEREKİYOR”
Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin sundukları eğitimin ücretlendirilmesinde ve maliyet girdilerinin belirlenmesinde doğrudan bir yetkisinin bulunmadığını öne süren Başkut, diğer özel eğitim kurumlarından farklı olarak servis ve kitap gibi ek ücretler talep etme imkanlarının da olmadığını belirtti.
Kamu tarafından belirlenen 968,50 liralık seans ücreti üzerinden hizmet sunduklarını ifade eden Başkut, öğrencilerin evlerinden alınarak eğitim merkezlerine getirilmesi ve yeniden evlerine bırakılması sürecinde servis, şoför, servis görevlisi ve öğretmen gibi birçok giderin bulunduğunu aktardı.
Başkut, orta ölçekli bir rehabilitasyon merkezinin seans başına öğrenci başına 60 ila 80 lira arasında zarar ettiğini iddia ederek, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Hizmetlerin devamı için seans ücretlerinde iyileştirme yapılmasının yanı sıra ilave desteklerin sağlanması gerektiğini savunan Başkut, “Hakkıyla bu işi yapan kurumlar olarak bizler devletin sırtında bir yük değiliz.” ifadesini kullandı.
2027 BÜTÇESİNE YÖNELİK TALEP
Başkut, 2025 yılında verilen sözlerin yerine getirilmesini ve yüz tanıma sistemiyle sağlanacak bütçe tasarrufunun, yapılacak ücret artışlarına ek olarak 2027 yılı bütçesinde özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine ayrılacak ödeneklere yansıtılmasını talep etti.
Sektörde gerekli iyileştirmelerin yapılmaması halinde çok sayıda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinin faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalabileceğini öne süren Başkut, bunun yaklaşık 600 bin özel gereksinimli bireyin eğitim hizmetlerine erişimi açısından önemli bir sorun oluşturabileceğini belirtti.
Başkut ayrıca, yaklaşık 60 bin kişiye istihdam sağlayan sektörde kurumların kapanmasının çalışanların önemli bir bölümünün işsiz kalmasına yol açabileceğini ifade etti.