• Haberler
  • Gündem
  • AK Parti İl Başkanı Şahin, 'Cezaevi' Konusuna Açıklık Getirdi

AK Parti İl Başkanı Şahin, 'Cezaevi' Konusuna Açıklık Getirdi

AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Av. Turgay Şahin, Sülümenli'deki Açık Ceza İnfaz Kurumu'nun alanının genişletilmesi ile yapılan paylaşımlara açıklık getirdi. Başkan Şahin, burada üretim esaslı bir süreç yürütüleceğini kaydetti

TV3 Televizyonunda yayınlanan “Bugün” programında konuşan AK Parti İl Başkanı Av. Turgay Şahin, insanların siyasi tercihlerinin zaman zaman değişebildiğine dikkat çekerek, bunun tahammül sınırları içinde kalması gerektiğine vurgu yaptı.

Hiç kimsenin düşüncesinin ve kanaatinin ipotek altında olmadığını hatırlatan Başkan Şahin; “Zamanla gelişiriz, kanaatlerimiz değişir. Buna bağlı olarak tavrımız ve duruşumuz da değişebilir. Önemli olan bunun ilkeli, ahlaklı ve yasal çerçevede olması. Biz aslında burada Burcu Hanım'ın AK Parti'ye geçişini de tarif etmiş oluyoruz. Bu konuda Burcu Hanım hangi sebeple geçtiğini kendisi de tarif etti. Aile vurgusunu yaptı. Bunlar çok önemli. Aslında satır aralarına değil, bizzat manşetlere bile baktığımızda bu geçiş hikayesini okuyabiliyoruz. Buradan herkesin çıkartması gereken dersler var. Biz on yıllardır siyasette sloganlaştırdığımız, siyasetin güvenilir limanı ahlaktır sloganını burada bir kez daha hatırlatıyorum. AK Parti bugün bu anlamda siyaset yapılabilecek güvenli ve ahlaklı bir liman olarak varlığını ve güvenirliğini sürdürüyor” dedi.

AK Parti iktidarının bugüne kadar olan en büyük şanssızlığını, duruşu olan ve kaliteli bir muhalefetin olmaması olarak ifade eden AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin, şunları söyledi:

“Aslında duruşu olan kaliteli bir muhalefet hem demokrasinin olmazsa olmazı hem de iktidarın aslında bir yardımcısıdır, yapıcı bir muhalefet. Bu anlamda AK Parti'nin belki en büyük şanssızlığı, bu konuda kendisini çek edecek bir muhalefetten yoksun olması. Eskiden de böyleydi aşağı yukarı. Bugün de durum çok değişmedi hatta tersine döndü. Daha da kötü durumdalar. Şimdi yolsuzluk iddiaları Cumhuriyet ya da demokrasi tarihimizde pek çok kere pek çok tarihli gündeme gelmiş. Bunları yakın tarihimizden biliyoruz. Paranın olduğu, gücün olduğu yerlerde istismar olabilir. Ama bunun sistematik hal alması, eskiden parti kapatılırken odak olma diye bir tabir kullanılırdı.

AK Parti İl Başkanı Şahin, 'Cezaevi' Konusuna Açıklık Getirdi

Bakıyorum, Adalet Bakanımız açıklıyor. Hakkında soruşturma açılan pek çok AK Partili, Milliyetçi Hareket Partili belediye de var. Devlet ve yargı bu anlamda bir taraf olma kaygısı hareket etmiyor. Ama son iki dönemdir ellerini tuttukları belediyelerin neredeyse tamamında sistematik bir yolsuzlukla yürüyen ve bu konuda da dürüstçe belediyecilik yapmak isteyenlere de mani olan bir anlayış Cumhuriyet Halk Partisi'ni adeta bu suçların odağı haline getirdi. Artık bunlar iddia olmaktan çok, eski tabirde cürmü meşhur, suçüstü haliyle halkımızın gözüne sokuldu. Artık bunun ne tevhidi mümkün ne açıklaması mümkün ne de savunması mümkün. Halkımızın savunmasını şöyle yapıyor, Cumhuriyet Halk Partisi iki konu içinde, belediyelerdeki operasyonlar için de mutlak mutlan süreci içinde. Bunların tümü siyasi kararlardır, hukuki kararlar değildir. O sebepten iktidar olarak AK Parti'ye de bir suçlama yöneltiyorlar. Bu konuda klasik bir savunma cümlesi, sosyal medyada çok rastlıyorsunuzdur. Ceza davalarında şikayetçi CHP'li, şahit CHP'li, itirafçı CHP'li, belge getiren CHP'li, sanık CHP'li. Bunun neresinde AK Parti var? Mutlak kutlan davasında davayı açanlar CHP'li. Bu davanın malzemesi olan belgeleri ya da şahitliği yapanlar CHP'li, davalı olan CHP'li. Bu davanın hiçbir tarafında AK Parti yok.”

Geçmişte yaşananlar nedeniyle liderlerinin hiçbir zaman halka isyan çağrısında bulunmadığını hatırlatan Başkan Şahin, “Bakın, geçmişte 28 Şubat döneminde yargının gerçekten siyasallaştığı şeyleri hepimiz hatırlıyoruz. Bunları yaşayarak gördük. Talimatla verilen kararları, parti kapatma davalarını biliyoruz. Ama buna rağmen o dönem bizim liderlerimiz, büyüklerimiz ne hukuka ne devlete bir isyan çağrısında bulunmadılar. Yargı kararlarına karşı saygılı olma çağrısında bulundular. O zaman da çok öfkeliydi ve bunun o zaman için gerçekten siyasal olduğunu biliyordu. Bugün çok sağlam gerekçelerle, çok sağlam sebeplerle açılmış ya da sonuçlanmış davalara karşı bugün sokak sokağa işaret eden, eylemi ya da isyanı işaret eden muhalefet gerçekten meşruiyet sınırlarını zorladığını düşünüyorum. Bir kere meşruiyet burada anahtar kavram. Demokrasinin de hukuk devletinin de hukukun üstünlüğünün de en önemli temel bir anahtar kavramlarından bir tanesi. Bu konuda isyana, sokak eylemlerine, şiddete teşvik eden taraf aslında meşruiyet çizgisini de aşmış olabileceğini lütfen hesaba katsın. Bunun başka sonuçları da olabilir” diye konuştu.

AK Parti Milletvekillerinin Sosyal Medya hesaplarından paylaşım yaparak Sülümenli bölgesine yeni yapılacak olan Açık Cezaevinin kamuoyunda “Cezaevi yapmakla hizmet mi olur?” yönünde gelen tepkilere de değinen AK Parti İl Başkanı Turgay Şahin, şunları söyledi:

“Öncelikle devletin en önemli görevlerinden birisi yargıdır. Yani her şey özelleştirilebilir ama güvenlik ve yargı özelleştirilemez. Bu devletin temel fonksiyonlarından bir tanesi. Dolayısıyla mahkeme açmak da adliye binası açmak da bu binada verilen kararların infaz edileceği cezaevi açmak da bir devlet fonksiyonudur. Bu gayri meşru bir iş değildir. Ayrıca Sülümenli, daha doğrusu Şeker Fabrikasının eski sınırlarında açılan tarım temalı açık cezaevi aslında bir üretim alanı. Yani orada mahkumların tıkılıp barındırılacağı bir yerden ibaret değil. Orada tarımsal üretim, hayvancılık yapılacağı çok ciddi bir alan ve ülke ekonomisine çok ciddi katkı sağlayacak bir şey. Aslında bir üretim tesisi. Bu yapılırken aynı zamanda açık cezaevindeki mahkumların da rehabilitasyonu sağlanacak. Bakın bir yandan cezasızlık algısıyla hücum edenler, bir yandan da cezaevi sayısının ya da binaların açılmasından şikâyet etme hakları yok. Elbette yani her toplumda belli oranda suç işlenir.

 Suç işleyenlerin cezaları açık ya da kapalı cezaevlerine çektirir. Ama orada mahkumlar bu cezalarını çekerken bir ıslah olmaları yani bir daha suç işlemekten nedamet duymaları sağlanır. İkincisi, oradan çıktıktan sonra bir iş, güç, meslek sahibi olmaları amaçlanır ki tekrar suç işlemeye meyletmesinler. Şimdi bizim açık ve kapalı cezaevindeki iş yurtları, yani şu anda eski E-Tipi cezaevinin açık kısmında Türkiye'nin her tarafına arşiv dolabı, çelik dolap imal eden çok kaliteli bir üretim şeyi vardı. Orada insanlar sanat öğreniyordu. Burada da özellikle afyon, tarım ve hayvancılığın öne çıktığı bir il. Nüfusumuzun yüzde kırkı kırsalda yaşıyor ve Afyonlu mahkumlardan bahsedelim. Bunlar tahliye oldukları zaman köylerine girecekler bir kısmı. Burada tarımı, hayvancılığı, bilimsel yöntemleri, öğrenmeleri yanlış bir şey değil. Üstelik burada büyükbaş hayvancılık yapılacak, tarımsal üretim yapılacak. Hem ülke ekonomisine hem tarımsal üretime katkı sağlanacak. Hem de altı duran, yani şeker fabrikasının çalıştığı yıllarda çok devasa arazileri vardı. Bunu tarıma ve hayvancılığa kazandırmış oluyoruz. Bunun eleştirilecek bir tarafı yok bence. Yani her konuyu eleştiri malzemesi yapmaktan da vazgeçmemiz lazım. Bu konuda yargı ve yargının faaliyet ve kapsama alanı da devletin bir fonksiyon olduğunu görmemiz lazım. Mahkemeler olmadan, adliye olmadan, dolayısıyla cezaevi olmadan, bunların türevleri, birimleri olmadan bir ülkenin asayişi, huzurun sağlanması mümkün mü? Değil. O yüzden bu konuda Türkiye'de hala mahkum sayısı nüfusa göre çok şey değil. Ama ceza şeylerimiz yeterli. Bundan infaz edilmesi de gerekiyor. İnfaz edilen mahkumlar da rehabilite edilmesi gerekiyor. Bu denklem son derece basit ve anlaşılır. Bence bu konuyu çok fazla muhalefet ile eleştiri konusu yapmamak gerektiğini düşünüyorum.”

Kocatepe Gazetesi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme