DOLAR 17,9188 0.03%
EURO 18,2972 0.17%
ALTIN 1.021,74-0,10
BITCOIN 4183611,53%
Afyonkarahisar
24°

AÇIK

13:15

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

“Başbakan istenilenleri yapıyor” – Kocatepe Gazetesi

ABONE OL
29 Mart 2013 15:59
0

BEĞENDİM

ABONE OL
"Başbakan istenilenleri yapıyor"

Ülke gündeminde yaşanan sıcak gelişmeleri değerlendiren CHP İl Başkanı Yalçın Görgöz, Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın ülkede demokrasi olsun istemediğini, kendisinin de neyi istediğini bilmediğini belirtti. Görgöz, Erdoğan’ın sadece kendisinden istenilenleri yerine getirdiğini iddia etti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı Yalçın Görgöz, bir ay içinde il ve tüm ilçelerini defalarca dolaşan, Kadın Kolları mensuplarına teşekkür ettikten sonra dünya paralelinde Türkiye’de yaşanan olaylar ve gelişmeleri yorumladı.
YENİ AŞAMAYA GEÇİLDİ
CHP İl Başkanı Yalçın Görgöz, İsrail’in özrü ve İmralı mektuplaşmalarının BOP’ta yeni bir aşamaya geçildiğinin işareti olduğunu söyledi. Patriotlar gelince, İsrail’in ertesi gün Suriye’yi bombaladığını kaydeden Görgöz; “Özür dilemenin hemen ardından da ikinci bombardıman geldi. Bunun anlamı, Türkiye-İsrail-Ürdün ittifakının bölgesel bir savaşa hazırlandığı olabilir mi diye tüm dünya konuşuyor. Üç yıl önce, Mavi Marmara baskını gerçekleştiğinde, Türkiye’nin İsrail’den iki talebi oldu. Öldürülen 9 vatandaşı için tazminat ve İsrail’in Türkiye’den özür dilemesi. Aradan geçen sürede, İsrail bu iki talebe de olumsuz yanıt verdi. Talepleri yerine getirmeye yanaşmadı. Bu süre içerisinde ne oldu? Suriye’de ayaklanma başladı. Türkiye-Suriye arasında ipler koptu. Türkiye’ye patriotlar geldi. Özgür Suriye Ordusu oluşturuldu. Karargâhı, komutanlığı ve silahlı eğitim kampları Türkiye’de kuruldu. Son olarak sayılarının 300 bini aştığı ifade edilen Suriye’li sığınmacı ülkemize akın etti. ABD’nin isteğiyle özür dilendi ve ‘Türkiye-İsrail barışı’ sağlandı. Obama’nın ortadoğu planı adım adım işliyor. Bütün bunlar bir tesadüf olabilir mi? Öteden beri, hep bunun planlı bir gidişin adımları, aşamaları olduğunu ifade ettim. Şimdi yeni bir aşamaya geçildiğini söyleyebilirim.” dedi.
KABİNE DEĞİŞİKLİKLERİ İŞARETTİ
ABD Başkanı Obama’nın dört yıllık ilk görev döneminde hiç ziyaret etmediği İsrail’i, ikinci dört yıllık görev döneminin hemen başında ve ilk ziyaret edilen ülke olarak planlaması, bu aşamanın ilk adımı olduğunu belirten Görgöz, Ürdün ziyaretinin ikinci adım olduğunu dile getirdi. CHP İl Başkanı Yalçın Görgöz, 3’ncü adımın Türkiye için atıldığını, Başkan Obama’nın İsrail ziyaretinin son günü Başbakan Netanyahu’nun Türkiye’den özrünün gündeme geldiğini kaydetti. Görgöz; “Bunlar yaşanırken, içeride İmralı müzakereleri tüm hızıyla devam etti. Mektup değerlendirmeleri yapıldı ve 21 Mart açıklaması geldi. Obama’nın yeni dört yıllık görev dönemindeki hedefinin, Ortadoğu bölgesinde planladıkları değişim ve yapılanmayı hayata geçirip, ağırlığı Asya-Pasifik Bölgesi’ndeki politikalara ve Afrika’ya vermek olduğunu, kabinedeki değişikliklerin de bunu işaret ettiğini biliyoruz. Bu yapılanmayı hayata geçirme görevi, Türkiye-İsrail ve Ürdün’e verilmiş görünüyor. Bunun için de ABD’nin isteğiyle özür dilendi ve ‘Türkiye-İsrail Barışı’ sağlandı.” diye konuştu.
ÖZÜR DIŞA DÖNÜKLÜĞÜN HABERCİSİ
Türkiye-İsrail barışının sağlanması sırasında Ürdün Kralının Ankara’da olduğunu kaydeden CHP İl Başkanı Yalçın Görgöz, ardından AB ve ABD tarafından Suriye muhalefetine askeri yardımın, silah desteğinin artırılmasının benimsendiğini söyledi. Görgöz; “Suriye’ye yönelik ekonomik ambargonun, muhalefeti-isyancıları kapsamaması kararlaştırıldı. İmralı sürecinin hızlandırılmasını, sınır bölgesindeki TSK birliklerinin çekilmesi ve terör örgütü üyelerinin Türkiye’den çıkışlarının kolaylaştırılması, Anayasa değişiklikleriyle ilgili talepleri, Başkanlık sistemine geçişe İmralı desteğini, hep bu çerçevede değerlendirmeliyiz. İçeride terörün sona erdirilmesi, toplumsal barışın sağlanması, silahlı terör örgütü üyelerinin ülke dışına çıkması, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de konuşlandırılması da, İsrail’in özrü de dışa dönük bir sürecin habercisidir.” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE DESTEĞİ GÜNDEME
GELECEK
Bir bölgesel savaşın öncesinde, ABD destekli, Türkiye-İsrail-Ürdün ittifakının sağlandığını, İsrail-Türkiye işbirliği ile Türkiye’deki üslerin gerek doğuda İran’a karşı gerekse Güney’de Suriye’ye karşı İsrail tarafından kullanılması olasılığının da ciddi biçimde gündeme geldiğini kaydeden Görgöz; “Bu özürle, Türkiye’nin İsrail’in NATO askeri etkinliklerine katılımına koyduğu ambargo da fiilen ve resmen kalkmış oldu. Yakında, İsrail Hava Kuvvetleri’nin Konya ovasında yeniden uçuş eğitimine başladığını görebiliriz. İsrail’in NATO tesislerinden yararlanması İncirlik, Kürecik, Pirinçlik vb söz konusu olabileceği gibi, İran ve Suriye’ye yönelik operasyonlar için Türkiye desteği gündeme gelebilecek. Türkiye’ye patriotların yerleştirilmesinin hemen ertesinde, İsrail’in Suriye’yi bombaladığını hatırlayın. Özür ve tazminat krizinin çözülmesinin ertesi günü de, yine Suriye’ye yönelik İsrail bombardımanı bunun ilk işaretleri bana göre. Başbakanın Mavi Marmara ve Gazze saldırılarından sonra, İsrail için kullandığı bir tabir vardı; terörist devlet! İsrail bu ifadeye çok sert tepki göstermişti. Şimdi İsrail Suriye’ye saldırınca Sayın Başbakan tarafından yine ‘terörist devlet’ olarak nitelendirilecek mi göreceğiz.” ifadelerini kullandı.
ÇİN VE RUSYA’DAN YENİ HAMLELER
ABD destekli yeni bölgesel yapılanma ve coğrafi planlama karşısında, Rusya ve Çin’in de birbirlerine daha fazla yakınlaştığını söyleyen CHP İl Başkanı Yalçın Görgöz, Rusya-Çin ortak füze kalkanı açıklamasının yeni dönemin habercisi olduğunu ifade etti. Sözünü ettiği gelişmelerin, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölge coğrafyasında, önümüzdeki günlerde, yeni ve sıcak gelişmelerin habercisi olacağını ileri süren Görgöz şunları söyledi: “Aynı şekilde, bu oluşumlara karşı, bölgedeki çıkarlarını yitirmeme çabası içindeki Çin ve Rusya’dan da yeni hamleler gelebilir. Bu arada Katar’da yapılan ve Suriye’den çekilen ABD’nin son Şam Büyükelçisi Robert Ford Başkanlığındaki toplantıda imzalandığı belirtilen gizli bir anlaşma, Arap medyasında ve oradan da dünya medyasında yer aldı.”
İSİMLER İÇİN YALANLAMA GELMEDİ
Kuveyt Ulusal Partisi Genel Sekreterliğinden Faysal Al Hamad’ın açıklamalarına göre; Türkiye’nin de içinde yer aldığı yer aldığı gizil anlaşmanın içeriği hakkında bilgi veren Görgöz sözlerine şöyle devam etti: “Yapılmış bütün anlaşmaları feshedecek. Halen İsrail-Suriye arasındaki en ihtilaflı konu olan Golan Tepeleri, İsrail’e bırakılacak. Suriye’nin yeniden imarı ve inşası Birleşik Arap Emirlikleri ile Katar’a bırakılacak. Suriye’nin de söz sahibi olduğu, Doğu Akdeniz havzasındaki doğal gaz ve petrol kaynaklarının çıkarılması, işletimi, kullanımı, pazarlanması Katar’a bırakılacak. Yeni Suriye hükümeti, Hatay üzerindeki hak iddialarından vazgeçtiğini resmi açıklamayla dünyaya ilan edecek. Türkiye için tek avantaj bu. Gizli anlaşmanın daha pek çok kritik maddesinin olduğu belirtiliyor. Kuveyt’li siyasetçi toplantıya katılıp imza atanları da Türkiye adına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu isim isim sayıyor. Şu ana kadar gördüğüm kadarıyla, bu isimlerin hiç birisinden bir yalanlama gelmedi. Zaten İstanbul’da yapılan muhalifler toplantısında geçici Suriye hükümetinin Başbakanlığına ABD vatandaşı Teksas’lı bir Suriyelinin getirilmesi de Esad devrilirse yeni yönetimin kimin kuklası olacağını göstermiyor mu?
“BAŞBAKAN DEMOKRASİ İSTEMİYOR”
AK Parti iktidarının ve Başbakan Erdoğan’ın gerçek yüzlerinin ortaya çıktğını, binlerce kişinin katili ile yapılan görüşmeler ve kurulan ortaklıkların herkes tarafından bilindiğini ileri sürdü. Hükümetin ve Başbakan’ın zoruna gidenin bu gerçeklerin ve yalanlarının ortaya çıkmış olması olduğu görüşünü aktaran Görgöz; “Sayın Başbakan ülkedeki sorunların çözümünden yana değildir. Ben bu sorunların çözümünden yanayım, barış istiyorum diyor ama gerçekçi ve samimi olmadığını görüyoruz. Çünkü Başbakan ülkede demokrasi olsun istemiyor. Sayın Başbakan zaten ne istediğini bilmiyor sorun burada. Sadece istenilenleri yapıyor. Sayın Başbakan, CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi, 75 milyon insanı, masaya oturduğu, ortağı olan Öcalan’ın ağzına bakar hale getirmiştir. Bundan daha acı ne olabilir? Gözlerimizin içine baka baka, Türkiye’nin ölüm fermanı anlamına gelen böylesine açık bir oyunun üstüne bir de ‘İsrail’in özrü sosuyla’ yedirilmesini hazmetmemizi bekliyorlar ya. Yazıklar olsun. ” (Kocatepe)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.