'FETÖ'nün Değirmenine Su Taşıyor'

AK Parti'nin kurucu üyelerinden eski Sağlık, Kültür ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, AK Parti ve MHP'ye yönelik ağır eleştirilerde bulundu. 15 Temmuz hain darbe girişimiyle ilgili açıklamalarda da bulunarak muhalif kesimlerin sempatisini kazanmaya çalıştığı değerlendirilen Hüseyin Çelik'in bu sözlerine MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak'tan sert tepki geldi.

AK Parti'nin kurucu isimlerinden olan Hüseyin Çelik, bugün Onlar TV’nin YouTube kanalında yayınlanan ‘Şule Aydın ile Tatava Yok’ programına katıldı. Bu programda bir çok konu hakkında değerlendirmelerde bulunan Hüseyin Çelik'in sözleri bir çok kesimin tepkisini çekti. Bu tepkileri ilk seslendiren isim ise MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak oldu.

MEHMET TAYTAK'TAN ÇOK SERT TEPKİ

'FETÖ'nün Değirmenine Su Taşıyor'

Taytak Hüseyin Çelik ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
FETÖ’nün değirmenine su taşıyan eski bakan Hüseyin Çelik’in sicili ortada:
15 Temmuz’a “soru işareti” koyan da o. FETÖ’cülerin avukatlığına soyunan da o. Muhalif ekranlarda Cumhur İttifakı’na çamur atan da o.
Hilal bıyıklı yiğitlere FETÖ’nün propagandasıyla “militan” diyen de o.
“Cemaat devlete sızmış, buna kargalar güler” diyen de o.
“MHP kiminle ortak olmuşsa onu bitirmiştir” diyecek kadar gözü dönmüşe hatırlatalım:
MHP’nin olduğu yerde birlik vardır, dirlik vardır, devlet şuuru vardır.
Devlet Bahçeli Beyefendinin olduğu yerde bereket vardır, istikamet vardır, millet sevdası vardır.
MHP kiminle omuz omuza yürüdüyse orada vatan kazanmıştır. 15 Temmuz gecesi bunu bütün dünya gördü. Terörsüz Türkiye yolunda bugün de görüyor.
Ülkücü düşmanlığınız, MHP alerjiniz, Türk milliyetçiliğine duyduğunuz kin hiçbir zaman bitmedi.

Hüseyin Çelik Neler Söyledi?

Çelik, ‘Erdoğan'dan sonra Ak Parti'nin yaşama şansı yok’ konulu yayında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çelik Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için "Türkiye'nin felaketi oldu" dedi.

15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili Çelik, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın, TBMM'de kurulan Darbe Araştırma Komisyonu'nda ifade vermemesini eleştirdi. Çelik, "15 Temmuz'da iki önemli isim olan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan neden Meclis'e gelip ifade vermedi?" diyerek, komisyonun hazırladığı raporun kamuoyunda yeterince tartışılmadığını söyledi.

ABDÜLHAMİD ELEŞTİRİLERİ

Hüseyin Çelik, İnan Demirel’in YouTube kanalında ise TRT ekranlarında izleyiciyle buluşan Payitaht Abdülhamid dizisini eleştirdi.
Hüseyin Çelik, şunları söyledi: “Öyle bir Sultan Abdülhamid hiçbir zaman yaşamadı, yok öyle bir şey. Sultan Abdülhamid, 7 düvele karşı savaşan birisi değildi. Onun zamanında ekonomi güllük gülistanlıktı diyorlar yalan kardeşim. Bizde ilahlaştırma diye bir hastalık var. Muhafazakar camia, Kemalizm karşısında bir Hamidizm çıkardı."

NECİP FAZIL KISAKÜREK VE KADİR MISIROĞLU

Hüseyin Çelik Necip Fazıl Kısakürek ve Kadir Mısıroğlu hakkında da eleştirilerde bulundu:
"Muhafazakar camianın tarih anlayışı iki kişiden gelir; Necip Fazıl Kısakürek ve Kadir Mısıroğlu. Necip Fazıl çok kötü bir siyaset ideoloğudur. Raporları okuduğunuz zaman saçınızı başınızı yolarsınız. Kadir Mısıroğlu da gerçeği ortaya koymaktan ziyade inandığı ideoloji için belge arayan bir adamdı. Milli Mücadele’yi küçümsemek aklı başında bir insanın yapacağı şey değil. Mustafa Kemal de Milli Mücadele’nin komutanıdır."

“GÖNÜL BAĞIM KOPTU”

AK Parti ile ilişkisini anlatan Çelik, partiden resmen ayrılmadığını ancak siyasi ve duygusal bağının koptuğunu söyledi.
Çelik, “Hâlâ AK Parti üyesiyim ama AK Parti’nin hiçbir faaliyetine katılmıyorum” dedi.
Bu kopuşun bir anda yaşanmadığını belirten Çelik, “Gönül bağım koptu. Çünkü yapılan yanlışlıkları sineye çekemedim. Eğer gerçek bir hukuk devletinden sapmışsanız, güçler ayrılığı prensibinde sıkıntılar başlamışsa, 3Y meselesinde ciddi arızalar varsa, gelir dağılımındaki adaletsizlik gittikçe bozuluyorsa; hak, hukuk, adalet, ekonomi hangi başlığı ele alırsanız alın, bugün dünden daha kötüye doğru gidiyoruz” ifadelerini kullandı.

“AK PARTİ PROGRAMINI HATIRLATIRDIM”

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bugün “ayna tutma” imkânı olsa ilk olarak AK Parti’nin kuruluş programını hatırlatacağını söyledi.
Parti programının hazırlanmasında kendisinin de yer aldığını belirten Çelik, AK Parti’nin kuruluş metninde özgürlük, çoğulculuk, hukukun üstünlüğü, yolsuzlukla mücadele ve adalet vurgusunun bulunduğunu hatırlattı.
Ancak asıl meselenin metinlerde yazanlar değil, uygulama olduğunu belirten Çelik, “Parti programında ne yazdığınız değil, anayasada ne yazılı olduğu değil; sizin neyi nasıl uyguladığınız önemlidir” dedi.
Çelik, “Dünyanın en güzel metinlerini yazabilirsiniz. Siz onu ne kadar hayata geçiriyorsunuz? Ne kadar çoğulculuk var? Hukukun üstünlüğü korunabiliyor mu? Biz demokratik bir ülke miyiz?” sözleriyle iktidara eleştirilerini sıraladı.

“ERDOĞAN’DAN SONRA AK PARTİ’NİN YAŞAMA ŞANSI YOK”

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri Erdoğan sonrası AK Parti tartışması oldu.
Karizmatik liderlerin kendi yerlerine güçlü bir halef bırakmak istemediğini savunan Çelik, bu tip partilerin liderden sonra yaşama şansının sınırlı olduğunu söyledi.
Çelik, “Karizmatik liderlerin partilerinin kendilerinden sonra yaşama şansı zaten yoktur. Demirel gittikten sonra DYP yaşamamıştır. Özal gittikten sonra Anavatan Partisi yaşamamıştır. Tayyip Erdoğan’dan sonra da AK Parti’nin yaşama şansı yoktur”
dedi.
AK Parti’nin bir anda yok olmayacağını ancak kademeli olarak zayıflayacağını ifade eden Çelik, partinin Erdoğan’la güçlü biçimde özdeşleştiğini söyledi.
Çelik, “Hiçbir parti AK Parti kadar lideriyle özdeşleşmemiştir. Dolayısıyla Sayın Erdoğan’dan sonra A, B, C, D hangi şahsı getirirseniz getirin AK Parti’nin başına tutmaz” değerlendirmesinde bulundu.

“VELİAHT SİSTEMİ BİZİ MUZ CUMHURİYETİ YAPAR”

Erdoğan sonrası olası liderlik tartışmalarında aile içinden bir ismin öne çıkarılması ihtimaline de değinen Çelik, cumhuriyet rejiminin veraset anlayışıyla bağdaşmayacağını söyledi.
Azerbaycan, Suriye, Türkmenistan, Irak ve Libya örneklerini veren Çelik, cumhuriyet adı taşıyan bazı rejimlerde iktidarın fiilen aile içinde devredildiğini hatırlattı.
Çelik, “Cumhuriyet, saltanat gibi veliahdınızın aile içerisinden seçildiği bir sistemin adı değildir” dedi.
AK Parti içinde de liderliğin veraset sistemiyle belirlenmesinin ağır sonuçlar doğuracağını belirten Çelik, “Veraset sistemiyle bu yapılırsa bu bizi muz cumhuriyeti yapar” ifadelerini kullandı.

MHP ORTAKLIĞINA SERT ELEŞTİRİ

Çelik, AK Parti ile MHP arasındaki ittifaka da sert sözlerle karşı çıktı.
Geçmişte MHP lideri Devlet Bahçeli ile yaşadığı tartışmalar hatırlatılan Çelik, bugünkü AK Parti-MHP ortaklığını “garipliklerden biri” olarak nitelendirdi.
Çelik, MHP’nin geçmişte ortak olduğu siyasi partilere zarar verdiğini savunarak, “MHP kiminle ortak olmuşsa onu bitirmiştir” dedi.
Milliyetçi Cephe hükümetleri döneminden örnek veren Çelik, MHP’nin küçük oy oranına rağmen koalisyonlarda etkili konum elde ettiğini, ancak ortak olduğu partilerin siyasi olarak zarar gördüğünü söyledi.
Çelik, “MHP’nin AK Parti ile olan ortaklığı AK Parti’ye yaramayacaktır. AK Parti ile ortak olduğu günden beri her seçimde oyu düşüyor” değerlendirmesinde bulundu.

15 TEMMUZ İÇİN YANITLANMAMIŞ SORULAR

Hüseyin Çelik, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin de dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
15 Temmuz’un tüm sorularının yanıtlanmış bir dönem olmadığını belirten Çelik, Meclis’te kurulan darbe araştırma komisyonuna dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın neden gidip ifade vermediğini sordu.
Çelik, “Bu işin iki önemli muhatabı vardı. Biri dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, biri dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan. Bu insanlar niye gelip ifade vermediler?” dedi.
Çelik, 15 Temmuz’a ilişkin “bir değil, yüz tane soru” bulunduğunu belirterek, olayın görünmeyen yüzünün bilinmesinin istenmediği izlenimi doğduğunu söyledi.

“150 BİN KİŞİNİN ÇOLUK ÇOCUĞUNUN PERİŞAN EDİLMESİNE KARŞIYIM”

Çelik, 15 Temmuz sonrasında KHK’larla kamudan ihraç edilenlere ilişkin de eleştirilerde bulundu.
“İltisak” ve “irtibat” gerekçeleriyle çok sayıda kişinin hak kaybına uğradığını belirten Çelik, “150 bin kişi kararnameyle atıldı. Bunların ve çoluk çocuğunun perişan edilmesine karşı çıkıyorum. Barış akademisyenlerinin de perişan edilmesine, atılmasına karşı çıkıyorum” dedi.
Çelik, bu eleştirileri bir parti göreviyle değil, “aydın sorumluluğu” ile dile getirdiğini söyledi.

Kocatepe Gazetesi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme