'Kamuda Tam Sigorta' Talebi
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Afyonkarahisar İl Temsilcisi Ali İhsan Orhan, kamuda tam sigorta talebiyle basın açıklaması yaptı
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Afyonkarahisar İl Temsilcisi Ali İhsan Orhan, yazılı bir açıklama yaparak “2006 yılında reform ve devrim sloganlarıyla kurulan SGK, gelinen noktada bir şirket gibi yönetilerek toplumun sırtından kâr etmeye odaklanmıştır. Kurum bütçesi özel sağlık sektörüne ve ilaç tekellerine kaynak aktarmanın aracı haline getirilirken; vatandaşın ilaca ve tedaviye erişimi zorlaşmış, hizmet kalitesi düşmüştür. Ülkede artan kayıt dışı istihdam ve SGK bütçesinin sermayeye peşkeş çekilmesinin sonucu olarak sosyal güvenlik kapsamının giderek daraldığını rakamlarla göstermektedir:
Aktif-Pasif Dengesi: 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 26,3 milyon aktif sigortalıya karşılık, 17 milyon emekli ve hak sahibi bulunmaktadır. Sistemde 33,8 milyon kişi bakmakla yükümlü statüsündedir. 2024 başında 1,63 olan bu oran, 2026 itibarıyla 1,62’ye gerileyerek kritik eşiğin altına düşmüştür. Sigortalıların toplam nüfusa oranı %89,7 görünse de çalışanların nüfusa oranı sadece 0,48'dir; yani toplumun yarısı gerçek bir güvenceden yoksundur” dedi.
Ali İhsan Orhan, açıklamasına şöyle devam etti:
“İktidarın politikaları, emekli aylıklarını asgari yaşam standartlarının altına itmiştir. Emekli aylıkları; 2003 yılında asgari ücretin %36 üzerinde iken, bugün asgari ücretin %22 altına düşmüştür. Zorunlu BES ve Cumhurbaşkanlığı Stratejik Planı’nda yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi uygulamalarla, anayasal bir hak olan kamusal emeklilik adım adım tasfiye edilmek istenmektedir.
Seyyanen dâhil ek ödemeler emekliliğe sayılmazken, maaşlardan yapılmak istenen %3'lük kesintiler ve devlet teşvikleri aracılığıyla emekçinin sırtından özel fonlara kaynak aktarılması, "her koyun kendi bacağından asılır" mantığının bir dışavurumudur. Oysa devlet, kendi eliyle yarattığı bu "yasal kayıt dışılığa" son verip tüm ek ödemeleri emekli keseneğine dâhil etse, memurlar önceden olduğu gibi ücretine oranla hak ettiği emekli aylığını alabilecektir. Oysaki kamu emekçileri bugün yasal kayıt dışılık nedeniyle emekli olamamaktadır. 2008’de yürürlüğe giren 5510 sayılı yasa ile 01.10.2008 tarihinden sonra atanan yaklaşık 2,5 milyon kamu emekçisi, birçok hak kaybının yanı sıra emeklilikte de açlığa mahkûm edilmiştir. ABO Kaybı: 2008 öncesi 25 yıl çalışan bir emekçi için Aylık Bağlama Oranı (ABO) %75 iken, yeni yasada bu oran %50’ye çekilmiştir. Güncelleme Katsayısı: Eskiden primler güncellenirken ülke büyüme hızının %100’ü hesaba katılırken, bu oran %30’a düşürülerek emekli aylıkları enflasyona mahkûm edilmiştir. 5434 sayılı yasada mesleki unvanlar (VHKİ, Müdür, İMD, Gelir Uzmanı, Katip, Hakim, Doktor, Öğretmen vb.) emekli aylığını doğrudan etkilerken, 5510 sayılı yasada unvanın önemi kalmamış; aylık sadece ortalama prime esas kazanca indirgenmiştir.”
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Afyonkarahisar İl Temsilcisi Ali İhsan Orhan, “Seyyanen zam dâhil tüm ek ödemeler Prime Esas Kazanca dâhil edilerek emekliliğe yansıtılmalıdır. 666 Sayılı KHK Mağduriyeti: SGK ve İŞKUR emekçilerinin gasp edilen ikramiye ve ek ödemeleri derhal iade edilmelidir.
ABO ve Refah Payı: Aylık Bağlama Oranı (ABO) yeniden %75’e çıkarılmalı; büyüme hızının %100'ü güncelleme katsayısına dâhil edilmelidir. En düşük emekli aylığı, çalışan en düşük memur maaşından az olmamalıdır. 3600 Ek Gösterge: Verilen sözler tutulmalı, 3600 ek gösterge ayrım yapılmaksızın tüm kamu emekçilerine uygulanmalıdır” dedi.