Agah Bıyıkoğlu

Futbol Amatör De Olsa İşler Parasız Dönmüyor Bir Türlü.

Agah Bıyıkoğlu

Bir şehir efsanesi mi bilmiyorum “Napolyon Ponapart’'a "Bir savaşı kazanmak veya ordu kurmak için gereken üç şey nedir?" diye sormuşlar, o da "De l'argent, de l'argent et encore de l'argent" yani tarihe geçen o meşhur "Para, para, para" cevabını vermiştir.

 Son yıllarda artan maliyetler -gelirlerin azlığı giderleri çokluğu - Afyonkarahisar amatör futbolunu tarihinin en zorlu dönemlerinden birine sürüklemiştir. TFF'nin getirdiği yüksek ücret tarifeleri ve sponsor desteklerinin azalması, yerel kulüplerin sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit etmektedir…

 2006-2007 futbol sezonu biraz geç başladı… Maddi sıkıntılar nedeniyle kulüpler; transfer, malzeme deplasman, maç pirimi futbolcuların gıda ve barınma masraflarını zor karşılıyorlar artık… Örneğin, Emirdağspor gibi köklü bir kulüp, stadyum yıkımı sonrası maçlarını başka ilçede oynamak zorunda kalmanın getirdiği lojistik maliyetler ve gereken finansal desteğin bulunamaması sebebiyle 2026-2027 sezonunun ilk haftasında ligden çekilmek zorunda kalmıştır. 

Afyon’un köklü ve futbol tarihinin unutulmaz futbolcularının forma giydiği deneyimli antrenör ve yöneticilerin başarılı görevler üstlendikleri Afyokarahisar Demirspor, özelikle son iki sezondur gelir –gider dengesini bir türlü kuramadığı için ve söz veren sponsorların döneklikleri yüzünden yıllardır katıldığı Süper Amatör Lig 2026 -2027 futbol sezonuna katılamamış, ayrıca yıllardır sürdürdüğü alt yapı çalışmalarını aksatmış ve genç futbolcuların oynadıkları liglere de katılamaz hâle gelmiştir …

Keza özellikle geçen sezon şampiyonluk yarışını son maçlar kadar kovalayan Bayatspor da bu yarışın faturasını bu sezon lige katılamamakla ödüyor…

Görülüyor ki Süpere Amatör Lige yıllardır renk katan bu ligin kalitesini artıran Afyonkarahisar Demirspor, Emirdağspor ve Bayatspor katılmıyorlar…

Şehrin en büyük markası olan ve geçmişte TFF 1. Lig'de mücadele eden Afyonspor da son yıllarda biriken devasa ekonomik krizler ve borçlar nedeniyle Süper Amatör Lig'e düşmüş ancak bu lige de katılma imkanı bulamamıştır.

 Afyon Süper Amatör Ligi’nde olduğu gibi Çakırköyspor’un PGL’deki ilk maçına çıkmayan Keçiborlu Belediyespor’un da benzer sorunları yaşamış olduğunu görüyoruz.

Keçiborlu Belediyespor, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) amatör kulüplere yönelik mali ve idari uygulamalarını protesto etmek amacıyla Profesyonelliğe Geçiş Ligi'nden (PGL) çekilme kararı almış ve bu yüzden sahaya çıkmamıştır.

 Keçiborlu Belediyespor yönetimi A takım düzeyinde lige katılmak yerine mevcut bütçe ve yatırımlarını tamamen alt yaş kategorilerine ve bölge gençlerine harcama kararı almıştır. Bu cesur ve ileriye dönük hamleden dolayı kutluyoruz Keçiborlu’yu…

 Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) lisans, vize, transfer ve katkı payı ücretlerine yaptığı zamlar amatör kulüpleri ezmektedir. Sınırlı geliri olan kulüpler, 9 yaşındaki bir çocuğun filiz lisans ücretini dahi karşılamakta zorlanmakta, bu da altyapı faaliyetlerini durma noktasına getirmektedir. 

Ayrıca deplasman giderlerindeki artışlar, amatör takımların en büyük gider kalemi haline gelmiştir. 

 Kulüpler, antrenman malzemelerini ve maç malzemelerini temin etmekte zorlanmaktadır. 

Bir futbolcunun transferinde kulübüne ve kendisine ödenen meblağ geçmiş yıllara göre en az dört beş kat artmıştır: Keza maç pirimi adı altında futbolcular ödenen paralar da kulüplerin gelirlerinden çok fazla hale gelmiştir. Maçlardan sonra futbolculara sunulan yemeklerin bedellerini ise hesap etmeye cesaretimiz yok…

İlimizdeki kimi ilçe ve belediye takımlarının “devlet ve belediye destek ve katkılarını” kullanarak varlıklarını sürdürdüklerini görüyoruz; ancak bu imkanlardan mahrum birçok takım var.

 Futbolun temeli amatörlüktür” ilkesi artık rafa mı kalkacak? Yoksa Hannibal’in MÖ 218 yılında İkinci Pön Savaşı sırasında, Roma İmparatorluğu'nu hiç beklemediği bir yerden vurmak amacıyla ordusu ve savaş filleriyle Alpler'i geçmeye karar verdiğinde söylediği gibi mi hareket edeceğiz? 

O dönemde Alpler'i devasa bir ordu ve fillerle aşmak lojistik olarak tamamen imkansız görülüyordu. Hannibal'ın generalleri ve kurmayları, dağların geçit vermez olduğunu, hava şartlarının ölümcül olduğunu ve bu zorlu coğrafyadan fillerle geçmenin hiçbir yolu olmadığını söyleyerek bu plana karşı çıktılar.

Hannibal, generallerinin bu çaresizliğine ve "imkansız" vizyonuna karşı tarihi bir kararlılık göstererek şu cevabı verdi:

"Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız."

Yazarın Diğer Yazıları