31 Aralık 2012 Pazartesi 02:00:00
Günler ayları, aylar yılları kovalarken 2012 yılını da geride bıraktık. 2013 yılı şimdiden milletimize hayırlı olsun. Öncelikle yeni yılın karşılanması bahanesiyle özel eğlence programlarının düzenlenmesi ve kutlama yapılmasının dini emirlerimize ve milli geleneklerimize uygun olmadığını belirtmek isterim.
Geride bıraktığımız yılın kısa bir değerlendirmesini yapacak olursak, özellikle bölgemiz Ortadoğu’da haritaların değiştirilme gayretlerinde küresel güçlerin BOP. kapsamında Ortadoğu’daki petrol ve enerji kaynaklarına sahip olma ve bölgede İsrail’i hâkim kılma yolunda fazlaca mesafe aldıklarını görmekteyiz. Türkiye olarak biz de bu amaca hizmet etmiş ve Arap baharı diyerek çıktığımız yolda, sultanlar gibi karşılanırken ayağımızı yerden keserek gittiğimiz her yer karışmış, komşularla “sıfır sorun” diyerek çıktığımız yolun sonu “sıfır komşu” olarak sonlanmıştır. Neticede ne içerideki ne de dışarıdaki problemleri çözemeyerek dış politikada duvara tosladık.
Terörde 30 yılın en berbat yılını geçirdik. Verdiğimiz şehitlerin sayısını bilemez olduk. Tavizler sayesinde ayrımcılık aldı başını gitti. Bebek katili muhatap alınarak İmralı parti genel merkezi haline getirildi. Oslo ve İmralı görüşmeleri ile iflas etmiş açılımın hala savunuculuğu ile bir yılı bitirdik. Olan gencecik vatan evlatlarına oldu. 2012 sözde milletvekillerinin teröristlerle kucaklaştığı, bazı bakan ve milletvekillerinin gözünde teröristin masum şeker çocuk olduğu, başbakanın Zana ile görüştüğü, terörün ve BDP’nin her istediğinin olduğu, bölücülüğün zirveye çıktığı, vatan evlatlarının öz yurdunda garip bırakıldığı kara bir yıl olarak tarihe geçecektir.
Asayişsizliğin, bunalımların, intiharların çok fazla arttığı ve ekonomide piyasanın en durgun olduğu bir yıl yaşanmıştır. Çoğu esnaf siftah yapmadan dükkân kapatmış, vergilerini ödeyemez duruma gelmiştir. Zengin daha zengin, fakir daha fakir olmuştur. Fakir yardımlarla avutulurken, zenginler yandaş edilerek dev olmuştur. Çiftçi ve hayvancı için kara bir yıl olmuştur. İthal hayvandan sonra yabancının samanına bile muhtaç duruma düştük.
Büyüme oranı düşmüş, bütçe açığı artmıştır. Bütçe övünülecek halden dövünülecek hale gelmiştir. İşçi, memur, emekli mağdur edilmiştir.
Gençlerimizin % 33’ü ne çalışmakta, ne de okula gitmektedir. Sizce de bu çok kötü bir durum değil midir? Onlar bizim geleceğimizdir ve üçte birinin durumu sağlıklı değildir.
İlimiz açısından ise, Türkiye’nin en kavşak noktasındayız ama en çok nüfus, en çok milletvekili ve en çok belediye kaybeden iliz. Civar illerden daha az yatırım alıyor ve teşvikten daha az faydalanıyoruz. Etin, sütün, mermerin, lokumun, termalin başkenti dediğimiz ilimiz için 2012 yılı şehrinin ilçe, ilçesinin kasaba ve kasabasının köy olduğu yıl olmuştur. Yine şehir merkezi için 2012 yılı her caddesi ve her sokağında yürünemediği bir kış olarak tarihe geçmiştir.
Sonuç olarak; körü körüne yapılan siyasetin ve siyaset taraftarlığının sonucunda boşa geçirilmiş bir yılı geride bırakmanın hüznü ve 2013 yılının umudu ile hayırlı seneler diliyorum.
Günler ayları, aylar yılları kovalarken 2012 yılını da geride bıraktık. 2013 yılı şimdiden milletimize hayırlı olsun. Öncelikle yeni yılın karşılanması bahanesiyle özel eğlence programlarının düzenlenmesi ve kutlama yapılmasının dini emirlerimize ve milli geleneklerimize uygun olmadığını belirtmek isterim.
Geride bıraktığımız yılın kısa bir değerlendirmesini yapacak olursak, özellikle bölgemiz Ortadoğu’da haritaların değiştirilme gayretlerinde küresel güçlerin BOP. kapsamında Ortadoğu’daki petrol ve enerji kaynaklarına sahip olma ve bölgede İsrail’i hâkim kılma yolunda fazlaca mesafe aldıklarını görmekteyiz. Türkiye olarak biz de bu amaca hizmet etmiş ve Arap baharı diyerek çıktığımız yolda, sultanlar gibi karşılanırken ayağımızı yerden keserek gittiğimiz her yer karışmış, komşularla “sıfır sorun” diyerek çıktığımız yolun sonu “sıfır komşu” olarak sonlanmıştır. Neticede ne içerideki ne de dışarıdaki problemleri çözemeyerek dış politikada duvara tosladık.
Terörde 30 yılın en berbat yılını geçirdik. Verdiğimiz şehitlerin sayısını bilemez olduk. Tavizler sayesinde ayrımcılık aldı başını gitti. Bebek katili muhatap alınarak İmralı parti genel merkezi haline getirildi. Oslo ve İmralı görüşmeleri ile iflas etmiş açılımın hala savunuculuğu ile bir yılı bitirdik. Olan gencecik vatan evlatlarına oldu. 2012 sözde milletvekillerinin teröristlerle kucaklaştığı, bazı bakan ve milletvekillerinin gözünde teröristin masum şeker çocuk olduğu, başbakanın Zana ile görüştüğü, terörün ve BDP’nin her istediğinin olduğu, bölücülüğün zirveye çıktığı, vatan evlatlarının öz yurdunda garip bırakıldığı kara bir yıl olarak tarihe geçecektir.
Asayişsizliğin, bunalımların, intiharların çok fazla arttığı ve ekonomide piyasanın en durgun olduğu bir yıl yaşanmıştır. Çoğu esnaf siftah yapmadan dükkân kapatmış, vergilerini ödeyemez duruma gelmiştir. Zengin daha zengin, fakir daha fakir olmuştur. Fakir yardımlarla avutulurken, zenginler yandaş edilerek dev olmuştur. Çiftçi ve hayvancı için kara bir yıl olmuştur. İthal hayvandan sonra yabancının samanına bile muhtaç duruma düştük.
Büyüme oranı düşmüş, bütçe açığı artmıştır. Bütçe övünülecek halden dövünülecek hale gelmiştir. İşçi, memur, emekli mağdur edilmiştir.
Gençlerimizin % 33’ü ne çalışmakta, ne de okula gitmektedir. Sizce de bu çok kötü bir durum değil midir? Onlar bizim geleceğimizdir ve üçte birinin durumu sağlıklı değildir.
İlimiz açısından ise, Türkiye’nin en kavşak noktasındayız ama en çok nüfus, en çok milletvekili ve en çok belediye kaybeden iliz. Civar illerden daha az yatırım alıyor ve teşvikten daha az faydalanıyoruz. Etin, sütün, mermerin, lokumun, termalin başkenti dediğimiz ilimiz için 2012 yılı şehrinin ilçe, ilçesinin kasaba ve kasabasının köy olduğu yıl olmuştur. Yine şehir merkezi için 2012 yılı her caddesi ve her sokağında yürünemediği bir kış olarak tarihe geçmiştir.
Sonuç olarak; körü körüne yapılan siyasetin ve siyaset taraftarlığının sonucunda boşa geçirilmiş bir yılı geride bırakmanın hüznü ve 2013 yılının umudu ile hayırlı seneler diliyorum.