28 Mart 2011 Pazartesi 02:00:00
Çok muhterem okuyucum; Bu ülkede hani kanunlar herkese eşit uygulanıyordu? Madem kanun karşısında bütün insanlarımız eşit şu kale fethetmiş kumandan edaları ile yurda dönen ve TBMM ne ait kırmızı plakalı araçlarla konvoyla karşılanan PKK’ lılar “Pişmanız” bile demeden pişmanlık yasasına sokuldu ve cezalandırılmadılar.
Yirmi beş yıllık mücadelede 40.000 kişinin canına mal olan, yüreklerimizi dağlayan ve ekonomimizi buharlaştıran, dışarıdaki düşmanlarımızla birlikte hareket eden ve onlardan destek alan PKK terörünün temsilcisi konumundaki teröristlerle kimler hangi kapıların ardında bu millet adına pazarlık yaptı ki milletin yüreklerini sızlatan hareketlerden kaçınmadıkları gibi neyin açılımı ise açılım adını verdikleri kendilerinin de ne olduğunu bilmedikleri bir hayal peşinde ve “bu işin geri dönüşü yok”diye-rek kuru inatlarını sürdüren başta başbakan olmak üzere iktidar temsilcilerinin gafletleri bu necip milletin fertlerini çok incitmektedir. “Bize bu millet çoğunlukla oy vererek iktidar yaptığına göre bizim her yaptığımız doğrudur”anşayışıyla yapılan yanlışlar bana göre artık haddini aşmıştır.
Obama’nın Türkiye’ye gelmesinin ardından ortada bir şey yokken Ermeni açılımı ve Kürt açılımının tutturulmasından çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki, bunlar dışarıdakilerin bizim üzerimizde yazdıkları senaryolardır. Aktörelerde çok özel hazırlanmış kişilerdir. Filmi izleyenlerde yıllardır” önce fakirleştir, sonra yardım yap oyunu al “anlayışı ile uyuşturuldukları için bu filmi uygulamaya koymak ta bu kadar kolay oluveriyor. Utanç tablosu, sevinç tablosuna dönüşmüştür.
Ey benim güzel vatandaşlarım; üzerimizde kötü bir oyun oynanıyor. Vatan hainleri, şehit veren ve vergi verenlerden daha kıymetli oldu. Biz uyanmadıkça, bizleri öz yurdumuzda garip bırakmaya çalışıyorlar. Dağdan dönenler devlete teslim olmadı, AKP sanki PKK ya teslim oldu diyebiliriz. Sormak gerekmez mi, bu dağdan inen eli kanlılar Hacdan mı geliyorlardı veya yurt dışında işçi olarak mı çalışıyorlardı, ya da bu ülkeyi yurt dışında çok güzel temsil ettikleri bir müzakereden mi dönüyorlardı ki kahraman gibi karşılandılar. Bu ne hadsizlik!
Ergenekon suçluları örgüt üyesi diye yargılanmıyorlar mı? Peki, bu dağdan gelenler örgüt üyesi değiller mi? Ayaklarına mahkeme kurmak ta neyin nesi demezler mi? Şimdi polisimize atılan tokat ve taş bu açılımın sonucu değil mi?
Yine sormazlar mı adama, açlıktan çaresiz kalmış bir çocuğun fırından çaldığı ekmeğe karşılık yıllarca ceza veren bu adalet, dağdan inenlerin hiç suçu yokmuş gibi yıllardır dağlarda ne yapmışlar, koyun mu otlatmışlar da onlara hiç ceza vermiyor.
İçinde nelerin olduğu kimsenin bilmediği paket daha açılmadan ülkede tuhaf şeyler olmaya başladı. Açılınca neler olacak bilemiyoruz. Ancak, ülkemizin birlik ve bütünlüğü konusunda hepimize sorumluluklar düştüğü bir gerçektir. Kardeşlik söylemleri ile kardeşçe yaşamayı tehlikeye düşürecek hareketlerden kaçınmalıyız.
Sonuç itibariye, bebek katili Öcalan’ın talimatıyla birileri geliyor ve bunlara barış elçisi deniyorsa, ellerindeki bayraklarla ve söylemleriyle dahi girerken bile suç işledikleri halde hiç cezalandırılmıyorlarsa benim ADALET İSTİYORUM diye bağırmaktan başka çarem kalmıyor.
Çok muhterem okuyucum; Bu ülkede hani kanunlar herkese eşit uygulanıyordu? Madem kanun karşısında bütün insanlarımız eşit şu kale fethetmiş kumandan edaları ile yurda dönen ve TBMM ne ait kırmızı plakalı araçlarla konvoyla karşılanan PKK’ lılar “Pişmanız” bile demeden pişmanlık yasasına sokuldu ve cezalandırılmadılar.
Yirmi beş yıllık mücadelede 40.000 kişinin canına mal olan, yüreklerimizi dağlayan ve ekonomimizi buharlaştıran, dışarıdaki düşmanlarımızla birlikte hareket eden ve onlardan destek alan PKK terörünün temsilcisi konumundaki teröristlerle kimler hangi kapıların ardında bu millet adına pazarlık yaptı ki milletin yüreklerini sızlatan hareketlerden kaçınmadıkları gibi neyin açılımı ise açılım adını verdikleri kendilerinin de ne olduğunu bilmedikleri bir hayal peşinde ve “bu işin geri dönüşü yok”diye-rek kuru inatlarını sürdüren başta başbakan olmak üzere iktidar temsilcilerinin gafletleri bu necip milletin fertlerini çok incitmektedir. “Bize bu millet çoğunlukla oy vererek iktidar yaptığına göre bizim her yaptığımız doğrudur”anşayışıyla yapılan yanlışlar bana göre artık haddini aşmıştır.
Obama’nın Türkiye’ye gelmesinin ardından ortada bir şey yokken Ermeni açılımı ve Kürt açılımının tutturulmasından çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır ki, bunlar dışarıdakilerin bizim üzerimizde yazdıkları senaryolardır. Aktörelerde çok özel hazırlanmış kişilerdir. Filmi izleyenlerde yıllardır” önce fakirleştir, sonra yardım yap oyunu al “anlayışı ile uyuşturuldukları için bu filmi uygulamaya koymak ta bu kadar kolay oluveriyor. Utanç tablosu, sevinç tablosuna dönüşmüştür.
Ey benim güzel vatandaşlarım; üzerimizde kötü bir oyun oynanıyor. Vatan hainleri, şehit veren ve vergi verenlerden daha kıymetli oldu. Biz uyanmadıkça, bizleri öz yurdumuzda garip bırakmaya çalışıyorlar. Dağdan dönenler devlete teslim olmadı, AKP sanki PKK ya teslim oldu diyebiliriz. Sormak gerekmez mi, bu dağdan inen eli kanlılar Hacdan mı geliyorlardı veya yurt dışında işçi olarak mı çalışıyorlardı, ya da bu ülkeyi yurt dışında çok güzel temsil ettikleri bir müzakereden mi dönüyorlardı ki kahraman gibi karşılandılar. Bu ne hadsizlik!
Ergenekon suçluları örgüt üyesi diye yargılanmıyorlar mı? Peki, bu dağdan gelenler örgüt üyesi değiller mi? Ayaklarına mahkeme kurmak ta neyin nesi demezler mi? Şimdi polisimize atılan tokat ve taş bu açılımın sonucu değil mi?
Yine sormazlar mı adama, açlıktan çaresiz kalmış bir çocuğun fırından çaldığı ekmeğe karşılık yıllarca ceza veren bu adalet, dağdan inenlerin hiç suçu yokmuş gibi yıllardır dağlarda ne yapmışlar, koyun mu otlatmışlar da onlara hiç ceza vermiyor.
İçinde nelerin olduğu kimsenin bilmediği paket daha açılmadan ülkede tuhaf şeyler olmaya başladı. Açılınca neler olacak bilemiyoruz. Ancak, ülkemizin birlik ve bütünlüğü konusunda hepimize sorumluluklar düştüğü bir gerçektir. Kardeşlik söylemleri ile kardeşçe yaşamayı tehlikeye düşürecek hareketlerden kaçınmalıyız.
Sonuç itibariye, bebek katili Öcalan’ın talimatıyla birileri geliyor ve bunlara barış elçisi deniyorsa, ellerindeki bayraklarla ve söylemleriyle dahi girerken bile suç işledikleri halde hiç cezalandırılmıyorlarsa benim ADALET İSTİYORUM diye bağırmaktan başka çarem kalmıyor.