Aziz Aslan

Anlaşılamamak

Aziz Aslan

Çok kıymetli dostumla “anlaşılamamak“ üzerine konuştuk. Bu önemli konuyu yazmamı önerdi. Bu vesileyle sizlerle de paylaşmak istedik.
Anlaşılabilmek ve anlayabilmek çok önemlidir. Ancak çok da kolay değil. Her insan yapamıyor. Şahsımın da çok geçimli biri olduğum söylenemez ama dostların ikazlarını dikkate almaya çalışıyorum.

Anlaşılamayanlardan olduğumu söyleyebilirim.

Dostluk, iki insanın bir araya gelince hiç bir cümle konuşmadan nasıl olduklarını karşılıklı olarak hissedebilmesinden geçiyor. Konuşmadan anlaşabilmek bu işte. Çok harika. Bu mümkün olmasa da konuşarak anlaşabilmek lazım. Sadece konuşmak değil, dikkatlice dinlemekte gerekir.

Yanında olmayınca da huzur duyduğun insan tarafından anlaşılabilmek muhakkaktır. Bunun adı da hissetmek oluyor.

Günümüzde hissederek anlaşılabilmek şöyle dursun günlerce, aylarca hatta yıllarca konuşup anlaşamayanlar çoğunluktadır.
Zor iş dedik ya. Zorluğun sebebi herkesin kendi penceresinden bakışıdır. Yani pencereleri paylaşamıyoruz. Oysa tek pencereden  dayanışmayla aynı hedefe birden fazla kişi bakabilir.

Diğer nedenler; Mutlu olmak yerine haklı  çıkma gayreti, umursamazlık, inanç, güven, saygı, sevgi ve sabır eksikliğidir. Paylaşmayla hayat güzelleşir. İşin püf noktası da bu.

Konuşamayanlar hiç bir şey yapamazlar. Konuşup tatlıya bağlayınca her şey güzelleşir, huzur, mutluluk gelir.

Paylaşılamayan nedir? Anlamı geçici şeyler. Dünya fani, ölüm ani! Hayat kısa ve hızlıca gidiyor. Süresi belli değil. Kavgaya vakit yok.

Kimin malı, canı kime kalmış ki?

Yaygınlaşan umursamazlığın sebepleri, eğitimsizlik, kültürel yoksunluk, maddi sıkıntılar, ailevi huzursuzluklar, iş ve sosyal hayattaki problemler, gergin hayat, kuru inat, kibir, peşin hüküm olarak karşımıza çıkıyor.

Değerli dostlarım; İşçi-işveren, aile fertleri, akrabalar, siyasetçiler, yöneticiler, arkadaşlar, dostlar çoğunlukla anlaşılamıyor veya anlayamıyorlar. Oluşan güvensizlik ortamında herkes kusur arayıcı oluyor.

Anlayıp, anlaşabilmek ne güzel.

Ne mutlu anlayan ve anlaşılabilenlere.

Yazarın Diğer Yazıları