Aziz Aslan

Aynı Sofraya Oturmak

Aziz Aslan

Türk gelenek ve göreneklerinde aynı sofraya oturmanın önemi ve anlamı çok farklıdır.

Birisinden beklemediği bir yanlışı görenler; “ Biz aynı sofraya oturduk, yapmaması gerekirdi.” denir. Ailecek oturup kalkanların arasında ihanet ve nankörlük olması bu yüzden çok yadırganır.

Aynı sofraya oturmak, yakınlık, dostluk, hak, hukuk,vefa demektir. Zor günde yanında olmak demektir. Aynı sofraya oturmak kutsiyet içerir. Türk olmanın gereklerindendir. 

Aynı sofraya oturduğunuz insanların ailesi sizin de aileniz gibidir. Kardeşi kardeşiniz, annesi anneniz gibidir.  Onların derdi derdiniz, sevinci sevinçinizdir. Zor günde yanında olmak demektir. Böyle de olmalıdır. 

Ancak, vefasızlık, nankörlük, menfaat ve iki yüzlülük prim yaptıkça  aynı sofraya oturmuş olmanın kıymeti kalmıyor. Ecdadımızdan kalan yüksek değerlerimiz zayıflıyor. Bu değerler zayıfladıkça hak, hukuk, adalet anlayışı hızlıca çöküyor. Acıya körleşme, hissizleşme, ağlamayı unutma, yüreğin demirleşmesi de denebilir buna. 

Bazılarının algıları, senin yaptıklarına kapalıdır. 

Emeğini,

Sevgini,

Çabanı görmezler.

Israr etmek, bir yerden sonra kendine saygını zedeler. İşte böyle bir idrak yoksunluğu güzelim hasletlerimizi öldürür. Yıllarca ailecek oturmuşlar, aynı yolda yol arkadaşı olmuşlar, ancak ufak bir menfaat uğruna yolunu ayırıyor, başlıyor nankörlüğe.

Aynı sofraya da otursanız bazıları ihaneti bırakmaz. Her türlü oyuna başvururlar. Oysa ki ihanetin makamı olmaz, bedeli olur. Ancak bazı meşguliyetlerde ihanet içinde olanlara imkan ve makam verilir. Bir kimsenin en ufak işine yaramayanlar mükafatlandırılırken, yıllarca dostlarını ihmal etmeyenler cezalandırılır.

 “Aynı sofraya oturmanın” idrakinde ve sadakatinde olanları çok özledik çok.

İyi çalışmalar dilerim. 

Yazarın Diğer Yazıları