Aziz Aslan

Baba Gibi Görünüp Baba Olamamak

Aziz Aslan

Baba olmak zor iştir dostlar. Sorumluluğu ölünceye kadar devam eder. Hele de böyle bir zamanda. 

Bir evin yetimi, öksüzü, garibi babadır. Yemez yedirir, giymez giydirir. Yoksa bulur buluşturur. Aç açıkta bırakmaz. Her problem onu bulur. Eğitim derdi, ekmek derdi, çocukların derdi diyerek ömür sona yaklaşır. Sonrada hastalıklarla uğraş, en sonunda çek git. Kendin için ne yaptın? Kocaman bir Hiç. 

Kıymeti ancak ne zaman bilinir ? ÖLÜNCE. Ama çok geç olur. En iyi yaşayan bilir. Babasızlığın yerini hiç bir şey dolduramaz. Çok ARARSIN ama YOKTUR artık. 

Baba ocaktır. Gökyüzü gibidir. Kah gürler, kah ışıldar, kah ağlar. 

Kapıdır baba. Yüz sürebileceğin eşiktir. 

Göz yaşını dindirebileceğin güvenli limandır. Baba yardır, yarendir. 

Baba ocağında odun yanmasa da üşümezsin. Senin kendisinden ileri gitmeni isteyen tek kişidir baba. 

Anne-baba eskimeyen tek şeydir. Cennetinde Cehenneminde onlardır.

Kızan, karışan, sinirlendiren, manası yokluğunda anlaşılandır baba. 

Peki evlat nedir; Korktuğun yer, canının en tatlı yeri.. Baktığın gözün, tuttuğun elin, yürüdüğün ayağın, yemeğin , suyun, nefesindir. “Ona gelmesin bana gelsin acılar “ dediğin tek varlıktır evlat.

Şimdi de eski ve günümüz babalarından bahsedelim. Eskiden babalara saygı tartışılmazdı. Babanın sözünün üstüne söz söylenmezdi. Yanlışı olsa da saygıda kusur olmazdı. Baba hakkı ödenemezdi. Hiç bir sebep babaya saygısızlığa gerekçe olamazdı.

Günümüzde bir  söyle , yüz ah işit. Sevgi şöyle dursun, saygı da kaybediliyor. Eften, püften sebeplerle babalar yargılanır. Ancak bütün bunlara rağmen baba olmak çok harika bir duygudur. 

Değişik sebeplerle çocuklarını ihmal eden babalar var elbette. İtiraf edeyim şahsım da onlardanım. Meşguliyetlerimizde dengeyi kaçırdık. Ağır şartlar altında ezildik, ihmal ettik. Mecalimiz tükendi. Başkalarına yetişelim derken kendimize yetişemedik

Zamana yenik düştük. Değmeyeceklere zaman harcadık. Mütevazi bir hayat yerine, anlamsız başarı huzursuz hayatı getirebiliyor. Boş dünyanın boş işleri işte. Bir şey yapamamanın boşluğunu, çok şey yapmanın yorgunluğunu yaşamak bu olsa gerek.

Ne yazık ki, evladını öldürüp toprağa gömen babalar da var. Kendini baba zannedenler diyelim.

Ağır olan yazı  başlığımızın sebebi de budur.

Yazarın Diğer Yazıları