Bayramlar özellikle iki dini bayram, aile bağlarının güçlenmesine, akraba yakınlaşmasına vesile oluyordu. Oluyordu diyorum, çünkü artık öyle olmuyor.
Bayramları tatil fırsatı gören kesimin bayramda aileler yerine, tatili tercih etmeleri sonucu bayramlar artık aile bütünlüğüne katkı sağlamaz oldu.
Bayramlarda tatile gitmemek eksiklik gibi algılanmaya başlandı. Artık gençler ebeveynlere haber bile vermeden ortadan toz oluyorlar. Ne zaman gidiyor, ne zaman geliyor bilen yok. Neden bilsinler ki öyle değil mi dostlar? Maddi bağımsızlıkları var nasıl olsa, kimseye ihtiyaçları yok, büyüklerle irtibatı da zayıflatmışlar. Oh gel keyfim gel. Bu çok acı bir durumdur beyler. Yozlaşmanın fiili halidir.
Ancak o yanlarında götürdükleri çocukları da bayram idrakinden uzaklaştırdıklarının farkında değiller.
Sevgili gençler; Evet sizi bağlayan yok. Ancak bilinmeli ki her özgürlük huzur ve mutluluk getirmeyebilir. İşin maneviyat ve saygıdaki mecburiyeti de düşünseniz diyorum. Siz bayramda uzak durmayı tercih edip çocuklarınızla tatile gidiyorsunuz ya, emin olun onlar da büyüdüğünde sizin yaptığınızın çok daha fazlasını yapacaklar. O nedenle karar verirken başkası için değil, kendiniz için verin.
Büyüklerle birlikte olmakta bereket vardır. Aklınızı başınız alın. Hiç bir sebep büyüklerden uzaklaşmayı gerektirecek sonuç olmamalı. Toprağı öpmekten annenizin elini öpmek çok daha hayırlı ve faydalıdır. Yaşarsanız anlarsınız!
Kısacası; Bayramlar kaçma değil, birlikte olma zamanıdır. Uzaklaşma değil, yakınlaşma zamanıdır. Bayramın hazzını birlikte yaşayarak, bayramın ruhuna uygun davranmak gerekir. Bir yerlere kaçmayı değil, bir yerlerde durmayı bilmek lazım.
Bayramın rahmeti, bereketi üzerinize olsun.