Muhterem okuyucum; bugünkü yazıyı beslenme alışkanlıklarımızdaki değişikliklere ayırdık. Zira yediğimiz gıdalar sadece sağlığımızı bozmakla kalmayıp, toplumun kültürel yapısını, psikolojik durumunu ve kimyasını da bozmaktadır.
Annelerimizin öpülesi ellerin ile ovalaya ovalaya yaptığı tarhanalar unutulurken marketten alınan çorbalar sayesinde genetiği değiştirilmiş yemekten kurtulamıyoruz.
Kız yetiştiriyoruz, en iyi okullara gidiyor, İngilizce konuşuyor belki ama alt tarafı limon, şeker ve su kullanıp limonata yapmasını bilmiyorlar.
Evin hanımı zahmet edip sütlaç yapmadığı için, kek yapmaya üşendiği için, içinde ne olduğu belli olmayan gofretleri, mısır gevreklerini kemiriyor oğlanlarımız.
Gün yapmaktan, mis gibi ıspanaklı bir börek yapıp, çantasına koymayı ihmal ettiğimiz için hamburger bağımlısı oldu çocuklarımız.
Tahin pekmezi ve üzüm ağdasını “köylü işi” diye unutup, vıcık vıcık yağ fışkıran kremaları “modernite” sandığı için,10 yaşında yuvarlanarak yürüyor yavrumuz.
Zor mu evde yoğurt yapmak? Evde salça yapmak? Buğday unundan veya çavdar unundan hakikaten zor mudur evde ekmek yapmak? Bundan dolayı bütün aile kabız.
Tonla para verip, abuk sabuk ambalajlı-meyveli saçmalıklardan medet umacağımıza yapalım kabak tatlımızı.
Taze taze yesinler diye pazara gidiyoruz, eğri büğrü biberlere, doğal olduğu için tutunca ezilen domateslere burun kıvırıyor hormonlu, tornadan çıkmış gibilerini alıyoruz.
Enginar, börülce, madımaktan haber alınmaz oldu ve unutuldu. Gazetelerin tiraj yapmak için uydurduğu uzmanlarından brokoli, Brüksel lahanası tarifleri öğreniliyor.
Profesörlerimiz kara kovan balına sahip çıksalar Hakkâri, Şırnak’taki terör bile azalabilir inanın.
Elin adamı, mısırdan, soyadan, domatesten önce beynimizin DNS’sını değiştirdi. Tohumlar nerelerden geliyor?
Hurraaa diye köyden kente göçerken, ayaküstü ne olduğunu bilmediğimiz şeyleri yemeği şehirleşme zannettik. Ambalajlı ürün tüketmeyi zenginleşme zannettik.
İşte bunlar sebebiyle de ani rahatsızlıklar ve ölümlerimiz artmıştır.
Değerli hemşerim; örnekleri çoğaltmak mümkündür. Ya kafayı değiştirip, özümüze döneceğiz. Yahut da ne verirlerse onu yiyeceğiz. Yerli ve sağlıklı ürünlerimizin tüketildiği sağlıklı günler diliyorum.