25 Ocak 2011 Salı 02:00:00
Borsada hisse senetleri işlem görür. Özel sektör tarafından çıkarılan senetler borsa eliyle satışa çıkarılır. Hisse senetleri yerli, yabancı isteyen herkes tarafından satın alınabilir. Gelirleri de bu senetleri çıkaranlara gider.
Borsanın esas amacı da, tasarrufları toplayıp, yatırım yapmak isteyenlere aktarmaktır. Bir nevi bankacılık görevi görmüş olur.
Borsanın tavan yapması demek yatırımcıların da tavan yapması demektir. Normalde olması gereken de budur. Peki, bu böyle oluyor mu acaba? Hayır olmuyor. Neden mi?
İssizlik sorunu giderek büyüdüğüne göre yatırımlar tavan yapmıyor demektir. O zaman toplanan paralar nereye gidiyor olabilir. Örneğin yurt dışına, dahası lüks araba ve gayrimenkullere, belkide büyük bölümü hazine kâğıtlarına gidiyordur.
Yıllardır sanırın 1994 krizinden bu yana hazine kâğıtları karlı bir iş durumuna gelmiş. Vergi istisnaları ile cazibeleri daha da artmış. Tabi ki bundan da yine büyük zenginler faydalanıyor. Bu durumda borsanın ekonomiye ciddi bir katkısı olmadığını düşünmek haksızlık sayılmaz. Ancak, borsanın yükselmesinin ekonomik gösterge sayılması da hayret edilecek bir durumdur.
Borsa işlemlerini % 74’ü yabancılar tarafından görülüyor. Yani % 74’üne onlar sahip. Demek ki yabancılar dövizi getiriyor, bozup borsaya giriyorlar. Çünkü onlar için çok daha fazla karlı bir iş. Peki, bu kadar dövizi yabancılar ülkemize korkmadan nasıl getiriyorlar dersiniz? Cevap; esasta özel kesimin borcu olan bu dövizler için Merkez Bankası’nda karşılık tutuluyormuş.”korkmayın, paranızın karşılığı bankanın kasasında, istediğiniz an nakit alabilirsiniz.”diye.
İyi de banka bu parayı nasıl temin ediyor? % 25 lere varan faiz ödemek suretiyle topluyor. Bu faizi de sineye çekiyor.
Hazinenin yegâne geliri vergidir. Ancak, ne acı ki halktan toplanan vergiler, haksız bir şe-kilde bir yerlere aktarılıyor. Sonrada devleti idare edenler; ”artık yabancı sermaye korkmadan geliyor, ekonomimiz çok iyiye gidiyor, borsa yükseldi, büyümemiz çok güzel” diye milletin gözünün içine baka baka böbürleniyorlar. İstihdama ve yatırıma dayalı olmayan ve insanların refahını artırmayan büyüme ne kadar sonuç verecekse!
Değerli okurum; işte ülkemizdeki borsa oyunu böyle oynanıyor.
Borsada hisse senetleri işlem görür. Özel sektör tarafından çıkarılan senetler borsa eliyle satışa çıkarılır. Hisse senetleri yerli, yabancı isteyen herkes tarafından satın alınabilir. Gelirleri de bu senetleri çıkaranlara gider.
Borsanın esas amacı da, tasarrufları toplayıp, yatırım yapmak isteyenlere aktarmaktır. Bir nevi bankacılık görevi görmüş olur.
Borsanın tavan yapması demek yatırımcıların da tavan yapması demektir. Normalde olması gereken de budur. Peki, bu böyle oluyor mu acaba? Hayır olmuyor. Neden mi?
İssizlik sorunu giderek büyüdüğüne göre yatırımlar tavan yapmıyor demektir. O zaman toplanan paralar nereye gidiyor olabilir. Örneğin yurt dışına, dahası lüks araba ve gayrimenkullere, belkide büyük bölümü hazine kâğıtlarına gidiyordur.
Yıllardır sanırın 1994 krizinden bu yana hazine kâğıtları karlı bir iş durumuna gelmiş. Vergi istisnaları ile cazibeleri daha da artmış. Tabi ki bundan da yine büyük zenginler faydalanıyor. Bu durumda borsanın ekonomiye ciddi bir katkısı olmadığını düşünmek haksızlık sayılmaz. Ancak, borsanın yükselmesinin ekonomik gösterge sayılması da hayret edilecek bir durumdur.
Borsa işlemlerini % 74’ü yabancılar tarafından görülüyor. Yani % 74’üne onlar sahip. Demek ki yabancılar dövizi getiriyor, bozup borsaya giriyorlar. Çünkü onlar için çok daha fazla karlı bir iş. Peki, bu kadar dövizi yabancılar ülkemize korkmadan nasıl getiriyorlar dersiniz? Cevap; esasta özel kesimin borcu olan bu dövizler için Merkez Bankası’nda karşılık tutuluyormuş.”korkmayın, paranızın karşılığı bankanın kasasında, istediğiniz an nakit alabilirsiniz.”diye.
İyi de banka bu parayı nasıl temin ediyor? % 25 lere varan faiz ödemek suretiyle topluyor. Bu faizi de sineye çekiyor.
Hazinenin yegâne geliri vergidir. Ancak, ne acı ki halktan toplanan vergiler, haksız bir şe-kilde bir yerlere aktarılıyor. Sonrada devleti idare edenler; ”artık yabancı sermaye korkmadan geliyor, ekonomimiz çok iyiye gidiyor, borsa yükseldi, büyümemiz çok güzel” diye milletin gözünün içine baka baka böbürleniyorlar. İstihdama ve yatırıma dayalı olmayan ve insanların refahını artırmayan büyüme ne kadar sonuç verecekse!
Değerli okurum; işte ülkemizdeki borsa oyunu böyle oynanıyor.