İstiklal Marşımızın Kabulünün 104. Yılı Yüce Türk Milletine hayırlı olsun.
Zor günlerin eseri olan milli marşımız, geçmişten geleceğe milletimizin istiklalini ilelebet korumanın çimentosudur.
İstiklal Marşımız, ülkemizin ve milletimizin varlık ve yokluk mücadelesi verdiği, ağır bir dönemde bağımsızlık mücadelesine moral ve cesaret kaynağı olmuştur.
Aziz Milletimiz, her türlü imkansızlıklara rağmen büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde diğer devletlerin imkansız dediklerini başarmıştır.
İstiklal Marşı, Anadolu’nun hislerine tercüman olmuş, milletimizin mukaddeslerine karşı idrakini sağlamıştır. Vatan, Millet, Bayrak gibi Necip Türk Milletinin olmazsa olmazları milli marşımız ile tarihi belge haline gelmiştir. Topraklarımızın düşman devletler arasında paylaşıldığı kara günlere ışık olmuştur.
“Zor topraklar” olarak tabir ettiğimiz Anadolu’da yaşamanın gereği ve dünyaya nizam getirmiş, çağ kapayıp, çağ açan ecdadın torunları olmamız ve “Kızılelma” ülküsü ile bu büyük Millet yoluna devam edecektir.
Her bir mısrasında Türk Milletine rota olduğunu bilmek, yazıldığı yılların önem ve şuuruna vararak vatanımıza sahip çıkmak, gençlerimize bu bilinci aşılamak her hepimizin görevidir.
Milletimizin en önemli özelliği bağımsızlığından, milli ruhundan ve hürriyetinden vazgeçmeyişi ve bunlar İçin canını vermeyi şeref bilmesidir. Cihangirliğidir. Bu ulvi birliktelik din ve milliyet duygusundan gelmektedir. İşte İstiklal Marşımız, Milletimizi ortak düşünce ve değerler düzleminde buluşturan eşsiz bir eserdir. Kıymetini bilmeliyiz. Tek millet, tek bayrak, tek vatan vazgeçilmezimizdir.
Bu düşüncelerle İstiklâl Marşımızı yazan M. Akif Ersoy'u, Türk'ü İstiklâle kavuşturan başta Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimizi rahmet,minnet ve şükranla anıyoruz. Ruhları şâd, mekanları cennet olsun İnşallah…
“Allah bu Millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın.”