Değerli dostlarım; geçen haftaki yazımız “Haset ve Kıskançlık” üzerineydi. Meğer bu konudan ne kadar da çok muzdarip olanlar varmış!
Bu hafta da “Nankörlük ve Vefa” üzerine önemli gördüğüm sözleri sizlerle paylaşmak istedim. Biliyorum ki, insan olmadan bir şey olduğunu zanneden bir sürü kendini bilmezler yüzünden güven azalmakta, kutuplaşma ve huzursuzluk artmaktadır.
-Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiç bir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.
-Nankörlük, zayıf insanların işidir. Kudretli insanlar içinde asla nankör olana rastlanmaz.
-Duvar yapıldıktan sonra duvarcı unutulur.
-Nankörlük, kusurların en büyüğüdür ve eğer insanlar unutkan olmasalardı hiç birisi nankör olmazdı.
-Kişilerin nankörlüğünü ve vefasızlığını ağır ödediyseniz, dünyanın en iyi insanlarından birisi sizsiniz.
-Nankörlük sevginin mezarıdır.
-Toprak, nankör bir insandan daha kötü bir şey yetiştiremez.
-Vefasızın meclisinde bade içilmez.
-İhanet, arkadaşlık zincirini karartır. Vefa, onu her zamankinden daha parlak yapar.
-İnsanın onuruyla arasında çok ince bir çizgi vardır. O da “Söz” dür.
-Yerine getirilmeyen söz de nasıl hayır yoksa vefası olmayanın da hayrı yoktur.
-Bir başkasının kabahatini konuşmadan önce, kendi çarığının içine bak.
-Senin vicdanın senden başkasını temsil etmez.
-Köpeğin duası geçse, gökten kemik yağar.
-Kendi gözündeki kirişi görmeyen, elin gözünde çöp arar.
-İtle çuvala girilmez.
-Deve kadar büyümüşsün kulağı kadar haysiyetin yok.
-Rüzgâra tüküren, yüzüne tükürür.
-Altın pas tutmaz, deli yas tutmaz.
-Cahil kral, taç giydirilmiş eşektir.
-Akordu bozuk sazdan,
Ağzı bozuk kızdan,
Menfaati için insan silen dosttan,
Hayır gelmez.