Köy ve kasaba kökenli arkadaşlar oda kültürünü çok iyi bilirler. Çünkü onlar oda kültürünü yaşamışlar ve o kültürde yetişmişlerdir.
Özelikle bizim bölgemizde, yani ege ve orta Anadolu bölgesinde mahalle odaları yaygındır.
Her ne kadar köylerden göç sebebiyle odaların işlevi zayıflasa da biz oda kültürünün insanımıza neler kazandırdığından bahsedelim.
Genelde her sülalenin ilgilendiği bir mahalle odası vardır. Misafir odası da denilebilir.
Buralar herkese açıktır. Kapıları kilitsizdir. Yolda kalan veya Tanrı misafiri gördüğü odaya girer yerleşir.
Odada misafir olduğunu anlayan o odayla ilgilenen üç-dört aileden yemek gelir. Sabah da aynı şekilde kahvaltı gelir. Misafir en iyi şekilde ağırlanır. İşine göre kaç gün istiyorsa o kadar kalır.
Odalarda mahallenin erkekleri yaşlı genç akşamları ve kış ayında gündüzleri de oturup sohbet ederler.
Büyükler konuşur, tecrübelerini ve bildiklerini anlatırlar, gençler dinler. Onların sözü kesilmez. Duvarlara dayalı sedirlerde yaşlılar, kapıya yakın olan yerlere gençler otururlar. Edepli, terbiyeli oturup, anlatılanları can kulağı ile dinlerler.
Bazıları da büyüklerin hizmetini görür, onların ikramları ile ilgilenirlerdi.
Buraları aslında eğitim ve öğretim kurumları gibi çalışmanın yanında Aziz Türk Milletinin ne kadar misafirperver olduğunun da delilidir.
Büyüklere saygı burada öğretilir.
Odaya giren herkes oda adabını bilir. Bilmeyen de öğrenir çıkar.
Odalarda saygı, sevgi vardır. Hürmet, şefkat, dayanışma vardır. Dertleşme ve paylaşma vardır. Huzur vardır.
Bu kültürü yaşatmanın çok faydası vardır.