Aziz Aslan

Şehir Kültürü

Aziz Aslan

Her şeyin bir kültürü vardır. Yoksa da olmalıdır. Şehirde yaşamanın da kalıcı bir kültürü olmalıdır.

Bizim gibi orta büyüklükteki birçok şehirde oturmuş bir şehir kültürü olmadığını üzülerek görüyoruz. 

Şehir trafiğinden tutunda, yolların, kaldırımların, parkların, ortak alanların kullanımına, insanların birbirlerine saygılarında  ne yazık ki sınıfta kalıyoruz. Had bilmezlik zirve yapmış. Herkes gergin ve patlayacak bomba gibi. Trafikte yanlış yapan veya yere çöp atan birisine bir şey deyin görün bakalım tepkisi nasıl oluyor?

Büyükşehirlere hele de sahil kentlerine gittiğinizde insanların hallerini izleyin. Yolda yürümelerine, bisiklet veya motorlu araçların seyirlerine bakın. Sakinlik ve huzur hallerini görürsünüz. Bu olumlu durumlar şehir insanının geneline yansımıştır.

Şehrin fiziki durumu ve kurallarda önemlidir. Bazı mesleklerin şehir dışına çıkarılması veya mesken altlarında olmaması yönünde yasalar veya kararlar vardır. Bazılarına uygulanmış, bazılarına yok. Bu arada meslek sitelerinin çoğaltılması gerektiğini belirtelim.

Mesela evinizin altında veya yakınında kokoreççi  varsa yandınız. Akşam gece yarılarına kadar kokudan pencere açamazsınız, balkona çıkamazsınız, uyku uyuyamazsınız, nefes alacak haliniz kalmaz. Bacalardan çıkan dumanların çevreye verdiği zararlarda hepimizin ciğerlerinde. Civarda yaşayan binlerce insan bu durumu çekmek zorunda mı? Bunlara çözümü kim bulacak? Gergin bir gecenin gündüzünde insanın nasıl olabileceği malum. Böyle insanların yaşadığı şehirdeki kültürün nasıl olacağı da ortadadır.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. İtirazı olan varsa hepsini ispatlayalım. Mesken alanları uygunsuz tesislerle dolu. 

Önce idareciler olmak üzere şehirde yaşayan herkes sorumludur. 

Gelin adamcılık ve kayırmacılık yapmadan şehrimizin kültürünü sağlamlaştıralım. Daha yaşanabilir hale getirelim. 

Yazarın Diğer Yazıları