Sosyal medya hayatımıza öyle bir girdi ki, bizi bizden etti.
Herkesin elinde bir telefon. Hatta bazılarında iki telefon. Bir otogarda otobüs bekleyenlere bakın hepsinin elinde telefon. Caddeden geçen öğrencilere ve sabah işe gidenlere bakın yürüyorlar ama hepsi telefonların içine düşerek!
Teknolojiden faydalanmak gerekli. Ama doğru ve faydalı şekilde kullanmak lazım.
Son yıllarda sosyal medyayı reklam amaçlı kullananlar çoğaldı. Reklam yaparken işi zıvanadan çıkaranlar.
Yine siyasi propaganda aracı olarak kullananlar var. Siyaset yaptığını zannedip, sürekli çam devirenler.
Bir de sosyal medyayı gösteriş aracı olarak kullananlar var. Hani hanımı, kızı ile kebap yerken kendi özellerini reklam edenler. Sanki bir tek kebap yiyen onlar. Hani atalarımız “ gören gözün hakkı var.” demişlerdi. Hatırlatan yok. Hanımını ve kızını herkese tanıtmak istercesine! Geçmişte ayıp bilinenler, şimdilerde gösteriş aracı oldu.
Hani bir araba alıp, “Buda bize hayırlı olsun.” diye sonradan görmeliğini ilan edenler. Bir tek araba alan sen misin?
Birde yazımızın başlığı olan kızdıklarına ve çekemediklerine sosyal medyadan veya her türlü medyadan saldıranlar var. Ucuz işler. Klavye kahramanları. Çamur at izi kalsın. Karalama kampanyası. Kul hakkını hiç aklına getirmeyenler. Bilmeden, aslına ermeden bas iftirayı. Bugün beyaz dediğine, yarın siyah diyenler. Dün dost gibi göründüğüne, bugün düşman olanlar.
Sonu kendilerinin prestij kaybetmesidir. Ama bunun farkında değiller. Medeni cesareti olmayan, arkadan dolaşmayı seven uyanıklar. Çok biliyorsan kelle kesen kör Hasanlık yapacağına oturup karşısına konuşsana. İftira atmadan aslını öğrenip helalleşme yolunu arasana.
Linç politikası kolay yol. Ama doğru yol değil.