Günümüzde her şey yozlaştığı. Ticaret de yozlaştı. En çok yozlaşma da insanların borçlarını bilerek geciktirmesindedir.
Öğrenci apartımızda bir dönem yabancı uyruklu öğrenciler de kalmıştı. Hiç birisi borcunu aksatmadan ödemişlerdi. Üzülerek ifade edeyim ki bizimkilerden bir kısmı hep geç ödüyorlardı. Hatta her yıl üç dört kişiden hukuki yollarla alıyorduk. Yıllar geçmesine rağmen ödemeyenler de var. Üstelik yabancılar hiç kavga etmiyorlardı. Bizimkilerde her ay üç dört odada geçimsizlik oluyordu.
Ne hale geldiğimizi görüyoruz. Böyle olunca kim müslümanca, kim ecnebice yaşıyor? Yorum sizin.
Dinimizce de ödeme gücü olduğu halde kasten borcunu geciktirenler kul hakkına giriyor. Kul hakkının da affedilmeyecek bir günah olduğunu, ancak o kişiyle helallaşmakla olacağını da biliyorsunuz. Yani ödemesini zamanında yapmayanlar hak yemiş oluyorlar.
Yine dinimizde ödeme zorluğu çekene ödeme kolaylığı sağlanması da tavsiye ediliyor. Ancak bizim sözümüz olduğu halde kasten ödemeyenleredir.
Mesleğimizden de yıllardır bildiğimiz üzere borcunu ödememek için bin bir türlü yalana başvuranlar uyanıktık yaptığını sanıyorlar. Aslında hem kul hakkına girip, hak yiyip hem de yalanların içinde boğuluyorlar. Ancak farkında değiller.
Aslında işleri de rast gitmiyor. Yıllardır sürekli hallerinden şikayet ederler. Ağızlarında şükür yoktur. Yok yok diye yok olup giderler.
Oysa ki borçlarını zamanında ödeseler bütün sıkıntılar kurtulmuş olacaklar, ilişkileri de bozulmayacak. Her şey zamanında gerektir.
Malumunuz her hafta ihtiyaç hissedilen konularda yazıyoruz. Alınganlık gösterip üzerine alınanlar olabilir. Bu konuda yapabileceğimiz de bir şey yok. Yarası olan gocunsun. Hatta gocunsa daha iyi olur. Faydamız olmuş olur.
Sonuç olarak; Borcunuzu zamanında ödeyin beyler. Ödeyin ki işiniz rast gitsin.
Bilmem anlatabildim mi?