2024-2025 Eğitim ve öğretim yılı 9 Eylül Pazartesi günü başladı. Eğitimdeki sorunlar yumağını bir türlü çözemedik 85 milyonluk bir ülkede eğitim giderleri bir yük olarak görülmemeli. Lüzumsuz ve boş yere harcanan israf kaynakları eğitim kurumları için kullanılmalı. Bir ülkenin kalkınması her alanda başarılı mutlu ve zengin olmasının yolu eğitimden geçer. Burada sıkıntılardan bir tanesine değineceğim. Yurdumuzda devlet okullarının olduğu gibi özel özel okullarında sıkıntıları var. Özel okullardaki öğretmenlerin ücretleri, öğrenci ücretleri buralarını birer eğitim yuvasından çok ticarethaneye dönüştürmüştür. Özel okulların öğretmenleri özel bir üniversiteden yetişmiyor ki. Atanamayan, emekli ve ya emekliliği yaklaşmış, reklamı yapılan öğretmenlerin fiziki şartları güzel okullara transferiyle özel okul olunmuyor. İster devlet okulu olsun ister özel okul olsun toplum ve devlet olarak eğitime bakışımızı değiştirmedikçe başarılı olamayız. Eğitim ve öğretim aklın ve bilimin ışığında olmalıdır. Geçmişte bazı eğitimcilerin ve bilim insanlarının nasıl baltalandığını görelim.
Selim Sabit Efendi 1829-1910 ilk çağdaş Türk eğitimcisidir. Okuma ve yazma alanında kullanılan metodlarda ilk defa büyük değişiklikler yaptı. Bunlardan ilk kitabı Elifba-yı Osmani adlı eserinde topladı. Ancak sıra, masa, yazı tahtası gibi araç gereçleri sınıfına koydurması tepki uyandırdı. Kuran ve islama saygısızlık yaptığı illeri sürüldü. Devrin Şeyhülislamı cezalandırması için fetva çıkardı. Rüştiye öğrencilerini coğrafi haritalarla tanıştırınca bunlar kafir işi haritalar denilerek yırtıldı.
Selim Sabit Efendi öğretmenlikten alındı. Yoksulluk içinde öldü ismi de unutuldu. Osmanlı medreselerinden akli ilimler çıkarılınca Osmanlı duraklama dönemine girdi.
Bağnazlık ve yobazlık arttı. Ünlü gökbilimci Takuyiddin’in İstanbul Tophane’deki rasathanesi meleklerin bacak arasına bakılıyor diye yıkıldı. Daha bunlara benzer abuk sabuk birçok birçok olaylar bulabiliriz. Şükürler olsun cumhuriyet sayesinde bu saçmalıklardan kurtulduğumuz gibi kısa zamanda aklın ve bilimin ışığında her alanda ilerlemeler sağlanmıştır. Buna rağmen bazı nankörler cumhuriyetimize düşman olabiliyorlar. 1950 yılından sonra başta eğitim alanında olmak üzere her alanda yozlaşmalar oluştu.
Kapitalist sisteme gerekli olacak cahil yoksul, işsiz bir kesim yaratıldı.
Demokrat Parti, 12 Eylül yönetimi, Anavatan Partisi Amerika’nın bu yozlaştırıcı sistemini gayet güzel uyguladılar. Gençlerimizin ve yurdumuzun geleceklerini kararttılar.
Eserleriyle övünebilirler!
ÖĞRETMEN
A’dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün,
Yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin,
Buğdaydan yalaza kadar.
Yeryüzünde ne varsa,
Ondan gelmelidir.
Yeryüzü ile el ele öğretmen,
Göz, gözdür o uzakları görürüz.
Ağızdır o türkü söyleriz,
Haykırırız günlerden.
Fazıl Hüsnü Dağlarca