Erzurum Kongresi 23 Temmuz 1923
Temmuz ayı Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında iki önemli tarihi olaya tanıklık etmiştir. Bu nedenle bizim için önemli bir aydır.
Mondros Mütarekesi’nin 24. Maddesine göre Doğu vilayetlerinde bir karışıklık çıkması durumunda İtilaf Devletleri tarafından bu vilayetlerden herhangi birisi işgal edilebilecekti. Yöre halkı bu bölgede bağımsız bir Ermeni devleti kurulmasından endişe ediyordu.
Bu tehlikeyi önlemek için merkezi devleti İstanbul’da bulunan Doğu vilayetleri Müdafaayı Hukuk Cemiyeti kurulmuştu. Mart 1919 yılında cemiyet Erzurum’da bir şubesini açmıştı. Bu gelişmeleri yakından izleyen Mustafa Kemal bütün doğu illerinin cemiyet şubelerini birleştirmek için önemli bir fırsat olarak görüyordu. Bu nedenle beraberindeki ekiple birlikte 29 Haziran 1919’da Erzurum’a gitmek için Sivas’tan yola çıktı. 3 Temmuz akşamı Erzurum’a ulaştı. Erzurum’da kendisini coşkulu bir kalabalık karşıladı. Mustafa Kemal 6 Temmuz’da müfettişlik bölgesindeki vilayetlere telgraf göndererek seçilmiş kongre üyelerinin iki güne kadar yola çıkmalarını bildirdi. Bu arada İstanbul hükümetinin geri dön emirlerine uymayarak askerlik görevinden istifa etti. Bazı komutanlar da kongreye katılabilmek için askerlik görevlerinden istifa ettiler.
Hazırlıkların tamamlanmasından sonra kongre 23 Temmuz günü Türk Sultani Mektebi’nde toplandı. Şiran Müftüsünün duasıyla açılan kongreye 54 delege katılmıştı. Mustafa Kemal oy birliği ile başkan seçilmiştir. Mustafa Kemal açılış konuşmasında memleketin içinde bulunduğu durumu anlattı. Hiçbir Türk evladının bu duruma izin vermeyeceğini söyledi. 23 Temmuz – 7 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen Erzurum Kongresinde alınan kararların en önemlisi vatanın bölünmez bütünlüğüydü. Bu yıl bu önemli kongrenin 105. Yılını kutluyoruz.
Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923
Bu yıl 101. Yılını kutladığımız Lozan Antlaşması ikinci önemli tarihi olayımızdır. Mudanya Mütarekesinde alının bir kararla Lozan’da bir konferans düzenlemesi kararlaştırıldı. 1. Dünya Savaşından beri çözülemeyen sorunlar çözülecekti. Oluşturulan Türk heyetinde başkanlığına İsmet paşa getirildi. Türk heyeti itilaf devletlerine karşı yurdumuzun haklarını savunacaktı. Açılış oturumu 20 Kasım’da yapıldı. İtilaf devletleri barış görüşmelerinin uzun sürmeyeceğini düşünüyorlardı. Ancak Türk heyetinin tam olarak bağımsız bir Türk devleti kurulması yönündeki ısrarı nedeniyle konferans sekiz ay kadar sürdü. Lozan Antlaşmasıyla bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin önü açıldı ve bugünkü sınırlarımız çizildi. Boğazlar ve Musul sorunu ileri bir tarihe bırakıldı. Anadolu’da Rumlarla Yunanistan içindeki Türklerin mübadelesi konferansına en önemli maddelerin birisiydi. Musul sorunu İngilizlerin oyunu ve Hain Şeyh Sait isyanı ile çözülemedi. 1936 yılı Montrö boğazlar sözleşmesi lehimize sonuçlandı. Boğazlarda Türk hakimiyeti sağlandı. Lozan hezimettir diyenler tarih bilmeyen cumhuriyet düşmanlarıdır. Biz Kurtuluş Savaşı’nı kazandığımızda Mehmetçiğin tüfeğinde mermisi, çantasında erzağı bitmişti. Olayları o günün şartlarına göre değerlendirmeliyiz.
İlimizde ve ülkemizde kamuoyunun
bilgilendirilmesini sağlayan tüm
gazetecilerin 24 Temmuz Basın Bayramı’nı
en içten dileklerimle kutlarım.