Gerek Zafer Haftalarında, gerekse zaman zaman ilimiz sınırları içerisindeki Giresunlular Şehitliği’ne özel ziyaretler yapılır, fatihalar okunur, dualar edilir. Geçtiğimiz günlerde de Afyonkarahisar Atatürkçü Düşünce Derneği, Başkan Veli Hoca ile birlikte bir heyet, Giresun’a giderek, şehitlerin ruhları şadedildi.
Afyonkarahisar'ın İscehisar ilçesine bağlı Doğanlar köyü sınırları içindeki Dedesivrisi mevkiinde yer alan Giresunlular Şehitliği, Büyük Taarruz sırasında Topal Osman komutasındaki 47. Giresun Gönüllü Alayı'ndan şehit düşen 14 kahraman askerin anısına 1967 yılında inşa edilmiştir. Giresun kendi il sınırları dışında şehitliği bulunan nadir illerimizden biridir.
Milli Mücadelemizin başladığı 26 Ağustos 1922 gecesi saat 02.30'da başlayan ve 36 saat süren çatışmalarda Dedesivritepe düşmandan alınmıştır. Savaşın ardından bölgeyi ziyaret eden Giresunlu Gazi Ahmet Halis Asal'ın girişimleri ve devlet-halk iş birliğiyle burası 1967'de şehitlik halini almıştır. Gazi Asal, vasiyeti üzerine vefatından sonra buraya defnedilmiştir.
Giresunlular Şehitliği Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 1. grup kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
***
Yazıya başlarken Giresun Şehitliğinden söz etmemin nedeni, Giresunlu Kahraman Topal Osman ve emrindeki askerlerin Çepni kökenli olmaları ve benim de bu yazımda bu kahraman insanlarımızı bütün yönleriyle tanıtmayı amaç edinmemdir.
Çepniler , yoğunlukla Doğu Karadeniz ve Türkmenistan'ın batı bölgelerin de yaşayan Oğuz boylarından Üçoklara mensupyerleşik Türk halkıdır. Anadolu'nun Türkleşme ve Müslümanlaşma süreçleri sırasında Doğu Karadeniz bölgesinde yerleşmişler, bölgenin etnik ve kültürel yapısının oluşturmuşlardır.
Oğuz Kağan Destanı'ndaki yirmi dört, Dîvânu Lugâti't-Türk'teki yirmi iki Oğuz boyundan birisi olan Çepniler, Selçuklu'nun Anadolu'yu fethi ile birlikte bölgeye gelmiş, Doğu Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu çevresine yerleşmişlerdir.
Doğu Karadeniz bölgesinde Taceddinoğulları ve Hacıemiroğulları beyliklerini kurmuşlardır. Hacıemiroğulları Beyliği, Trabzon İmparatorluğu’na karşı yürüttüğü siyasi ve askeri mücadelelerle bölgeye Türklerin yerleşmesinin önünü açmıştır. Çepnilerin yayılımı bu bölgelerle sınırlı kalmayıp, Osmanlı İmparatorluğu’nun iskân politikalarının neticesinde Batı Anadolu ve Van çevresine kadar uzanmıştır. Askeri nitelikleriyle de anılmış boy, Akkoyunlular ile Safevilerin askeri teşkilatlarında kurucu ve etkin unsurlar arasında bulunmuştur. Türk Kurtuluş Savaşı'na Topal Osman komutasında toplanan, Giresun Gönüllü Alayları isimli bir Çepni alayı katılmıştır.
Çepniler, köken anlatılarında Hacı Bektaş-ı Veli ve Abdal Musa gibi figürlerle ilişkilendirilmeleri nedeniyle Anadolu Alevi-Bektaşi geleneği içerisinde önemli bir konuma sahiptir. Zamanla farklı coğrafyalarda değişen siyasal ve toplumsal koşullar sonucunda mezhepsel farklılaşma meydana gelmiş, Batı ve Güneydoğu Anadolu çevresindeki Çepniler Alevi inanç sistemini sürdürürken, Doğu Karadeniz Çepnileri Osmanlı idaresi ve bölgesel dinamiklerin etkisiyle ağırlıklı olarak Sünniliği benimsemiştir.
Çepniler Akkoyunluların esas kuvvetini teşkil eden boylarındandır. Çepniler aynı zamanda, Akkoyunlu sonrası, bin üç yüz asker sayısı ile Şah İsmail'in ordusunu oluşturan on yedi oymaktan ve Safevi Kızılbaş gruplarını oluşturan on iki küçük gruptan biridir.
Yine 18. yüzyılda Kantemir Çepnilerinin, Osmanlı tarafından Rakka'ya iskân edilmemek için, Halep Vilayeti'nden Balıkesir, Bergama ve Manisa'ya göç etmesiyle Batı Anadolu'daki Çepni varlığı oluşmuştur. Göçebe yaşam tarzını Anadolu'ya geldikten sonra da koruyan boylardan biri olan Batı Anadolu Çepnilerinin çoğu 1860'larda Osmanlı İmparatorluğu'nun baskısıyla yerleşik yaşama geçmeye zorlanmıştır. Çepniler I. Dünya Savaşı akabinde Rum ve Ermeni isyancı milislerine karşı savaşıp Doğu Karadeniz'de sivil isyanları bastırmışlardır. Milli Mücadele başladıktan sonra Mustafa Kemal Paşa'nın isteği ve Kazım Karabekir'in önerisi doğrultusunda 12 Kasım 1920'de Giresun Gönüllü Maiyet Müfrezesi oluşturulmuştur. Topal Osman ve muhafız alayı bu görevi yerine getirmiş ve Cumhuriyetin ilanına kadar Atatürk'ün yakın silahlı unsurları olmuşlardır. Tirebolulu Hüseyin Avni (Alparslan), kurduğu Alparslan Grubu ise bölgesel direnişi örgütlemiş, Erzincan Mütarekesi sonrasında Türk ordusunun geri çekilmesini takiben Batum'a kadar olan alanı izlemiştir.
Çepnilerden oluşan Mustafa Kemal Atatürk'ün muhafız kıtası, 1953 yılında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayına dönüştürülüp 2016'da son verilmesine kadar olan süreçteki Muhafız Kıtasının temelini oluşturmuştur.
Günümüzde Karadeniz'e yerleşen Çepniler çoğunlukla Sünni mezhebine mensupken Batı Anadolu ve Rumkale Çepnileri Alevi mezhebine mensuptur. Türkolog Irene Melikoff, Hacı Bektaş-ı Veli ve onun ilk müritlerinden olan Kadıncık Ana ve Abdal Musa'nın da Çepni olduğunu yazmaktadır. Bununla birlikte, 13. yüzyılda Hacı Bektaş Veli tarafından Harşit Vadisi'ne gönderilen Güvenç Abdal, bölgedeki Çepnilerin iskânında ve Alevi-Bektaşi inancının kurumsallaşmasında birincil derecede rol oynamıştır. Tarihsel kaynaklarda ve ocak geleneğinde "Karadeniz'in Halifesi" olarak nitelendirilen Güvenç Abdal'ın kurduğu ve merkezi Taşlıca köyünde bulunan Güvenç Abdal Ocağı, yüzyıllar boyunca bölgedeki Çepni topluluklarının inanç merkezi olmuştur. Osmanlı tahrir kayıtları, 16. yüzyılda bu bölgedeki Çepni topluluklarının Safevi-Erdebil Dergâhı ile inançsal ve sosyal temas halinde olduklarını ve bu durumun merkezi yönetimle "Kızılbaş fetreti" olarak tanımlanan gerilimlere yol açtığını belgelemektedir. Trabzon'un doğusundaki yerleşik halkın Sünnileşmesi ve Sünni ortodoksinin hakim unsur haline gelmesiyle Çepniler de Sünnileşmiştir. Dönüşüm sürecinde Sünni İslam'ın arkasındaki temel güç olan Osmanlı Türklerinin değil, aksine heterodoks Çepnileri dönüştürmede bölgedeki yerli halkın belirleyici olduğu öne sürülmüştür.
Giresun ili ve yöresi tarihte Vilayet-i Çepni olarak anılmaktadır. Günümüzde ise Çepniler başta Giresun, Gümüşhane, Ordu, Trabzon, Samsun ve Bayburt olmak üzere çoğunlukla Karadeniz Bölgesi'nde yaşamaktadırlar. Karadeniz bölgesinde yaşayan Çepniler çoğunlukla Sünni mezhebine mensuptur. Giresun'un ve Ordu'nun tüm; Trabzon'un Beşikdüzü, Şalpazarı, Tonya, Çaykara; Gümüşhane'nin Kürtün; Rize'nin Merkez, İkizdere, Kalkandere; Samsun'un Canik ilçelerinde yoğun olarak Çepniler yaşamaktadır. Bolu Merkez ve Mudurnu ilçesinde de birer tane Çepni köyü bulunmaktadır. Günümüzde Doğu Karadeniz bölgesinde iki milyon dolayında Çepni yaşadığı tahmin edilmektedir. Batı Anadolu'da yoğunlukla Balıkesir, Çanakkale, Manisa, İzmir ve Denizli'ye yerleşmişlerdir. Bu bölgedeki Çepniler Alevi mezhebine mensuptur. Batı Anadolu Çepnileri bölgeye Halep Vilayetindeki Rumkale Çepnileri'nden ayrılarak gelmiştir. Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki Taşpınar köy nüfusunu Alevi Çepniler oluşturmaktadır. 16. ve 17. yüzyılda Balıkesir yöresinde, özellikle Giresun adını taşıyan ve 11 vergi nüfuslu küçük bir Çepni köyü ve yüksek sayıda Alevi Çepni bulunmaktaydı.
Gaziantep'in Nizip, Yavuzeli, Araban ilçelerinin yerlisi olan Rumkale Çepnileri adında bir Çepni alt grubu bulunmaktadır. Bölgeye ne zaman göç ettikleri kesin olarak bilinmiyor. Ayrıca Şanlıurfa'daki Yaslıca beldesi de Çepni yerleşimidir. Van'da ve Batı Azerbaycan'da Çepni boyundan olduğu öne sürülen Küresünni adında bir grup yaşamaktadır. Küresünnilerin kökeni tartışmalıdır. Osmanlı İmparatorluğu tarafından Kızılbaşlara karşı hizmet etmeleri için bölgeye yerleştirildikleri ve Çepni boyundan geldikleri düşünülmektedir. Çepnilerin büyük bir kısmı Anadolu'ya göç etmiştir.
Günümüzde Türkmenistan'da Göklenler arasında Çepni, Ata boyu arasında ise Çepi adında alt boylar bulunur. Alili, Hatap ve Hıdırlı boylarının Çepbe; Çovdur (Çavuldur) ve Ersarı boylarının Çepek, Burkazların ise Çepbeje adındaki alt boylarının da göç öncesi Çepnilerle aynı kökenden olma ihtimali vardır. Ayrıca Çepbe biçimindeki bu etnonim, Özbekistan'ın Semerkant bölgesinde de korunmuştur.