İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Millî Mücadelede Demirci Akıncıları Müfreze Komutanı USTURUMCALI HALİL EFE

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Batının yeni Avrupa Ülkelerinin şımarttığı Yunanlılar, Ege Bölgemizin birçok kentini ve yerlişim birimlerini işgal ettikleri gibi, Ege’nin  Selendi ve çevresini de işgal etmişlerdi.

Yunanlılar askerleri Kumçay, Gediz ve Bakırçay ovalarında kendilerini güven içinde hissedebilmek amacıyla Gördes-Demirci-Selendi dağlık arazisinde Türk çetelerini sindirmek istiyorlardı. Nitekim, 18 Temmuz’da Gördes’i 21 Temmuz’da Demirci’yi ve de 27 Temmuz 1920’de de Selendi’yi işgal ettiler. Ama Selendi, 3 Eylül 1922 tarihi itibariyle Türk ordusu tarafından düşman işgalinden kurtarılmıştır.

Esasen Gördes-Demirci-Selendi, Milli Mücadele döneminde sürekli Yunan işgali altında kalmamıştır. Bunda dönemin Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Akıncı’nın kurduğu Demirci Akıncıları teşkilatı etkili rol oynamıştır.

Demirci Akıncıları teşkilatının 12. müfreze komutanı Usturumcalı Halil Efe, düşmanla çetin mücadelelerin yaşandığı yıllarda, Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Akıncı ile birlikte Demirci, Gördes, Salihli ve Selendi başta olmak üzere bölgede verdiği mücadele ve düşmana verdirdiği sayısız kayıplarla tarihimizin nadide bir köşesinde yer almıştır. 

Halil Efe, Makedonya’nın Usturumca kasabasında doğmuştur. Balkan savaşları ile birlikte Anadolu’ya gelen Usturumcalı Halil Efe, 1. Dünya savaşında yer almış; daha sonra, Milli Mücadele’de Çerkez Ethem’in en önemli isimlerinden birisi olmuş onun yanında yer almış, Kuvayı Seyyare hareketi içerisinde ülkedeki pek çok isyanın bastırılmasında rol oynamıştır. 

Halil Efe, o dönem silah arkadaşları arasında, sert mizaçlı, çok cesur ve mert biri olarak nam salmıştır. Nitekim Yunanlılara karşı, Gördes, Salihli cephelerinde çarpışmış; Demirci Muharebesinde yaralanmış, Gediz Muharebelerinde bulunmuştur. Gediz Muharebesinde kardeşi Necip şehit olmuştur. 

Çerkez Ethem'in komutasındaki Kuvayı Seyyarenin Yunanlılarla yaptığı Demirci Savaşlarında, Halil Efe yaralanmıştır. Halil Efe, Çerkez Ethem’in millî orduya isyan ederek Yunanlılarla anlaşması üzerine bu duruma sinirlenmiş ve Gördes Kayacık’ta Çerkez Ethem’e büyük tepki göstererek onu öldürmek istemiştir. Ama Parti Pehlivan ve diğerlerinin araya girmesi ile konu yatıştırılmıştır. Bununla birlikte,  durumdan hoşnut olmayan Parti Pehlivan ve Halil Efe, daha sonra Çerkez Ethem’in elindeki top ve silahlara el koymuş ve Halil Efe bu silahları Milli Ordu’dan Derviş Paşa’ya teslim etmek üzere Kütahya’ya götürmüştür. 

Çerkez Ethem isyanı ve Yunanlılara sığınmasının ardından Usturumcalı Halil Efe, Demirci'nin Milli Mücadele Kahramanı Kaymakam İbrahim Ethem Akıncı tarafından kurulan Demirci Akıncıları teşkilatına  ikna edilerek, teşkilata katılımı sağlanmıştır.

Halil Efe, Parti Pehlivan’ın Gördes’teki düğününde gördüğü Makbule Hanım’a âşık olmuştur. Gördesli Ali Ustalar ailesinin kızı olan, küçük yaşlarda ata binmeyi ve silah kullanmayı bilen Makbule de Halil Efe’nin bu ilgisini karşılıksız bırakmayınca, düzenlenen bir törenle nişanlanmışlardır. 

Ne var ki, Gördes’in Yunanlılar tarafından işgali ve yakılıp, yıkılması ile birlikte pek çok aile Demirci’ye göç etmek zorunda kalmıştır. Bunların arasında Halil Efe’nin nişanlısı Gördesli Makbule Hanım da vardır. Böylelikle Gördes’te yapılamayan  düğün Demirci’de gerçekleşmiştir.      
Demirci’de göçlerle beraber büyük bir mesken sıkıntısı olduğundan düğün döneminde, Kaymakam İbrahim Bey kendi evini Halil Efe ve Makbule’ye tahsis etmiş İbrahim Ethem Bey de Hükümet Konağı’ndaki makam odasında ikamet etmiştir.

Evlilikten kısa bir süre sonra Yunanlılar ile mücadele etmek için dağlara çıkan Halil Efe’nin ardından eşi Makbule hanım da gitmiştir.  Her ne kadar kocası Halil Efe ve Akıncı Müfrezeleri Makbule’nin kendilerine katılmalarına şiddetle karşı çıksa da İbrahim Ethem Bey Makbule’nin vatan aşkına ve aşırı ısrarlarına karşı koyamayarak onun müfrezelere katılmasını kabul etmiştir.

Makbule; Demirci, Gördes, Simav, Bigadiç ve Sındırgı dağlarında müfrezelerle birlikte dolaşmış, cesareti ve kahramanlığıyla herkesin saygısını kazanmıştır. Dağ hayatının sıkıntı, zorluk, tehlikelerine ve geri dönmesi için bütün ısrarlara karşın kocasından ayrılmamıştır.

 Pek çok çatışmasının içinde yer alan Makbule’nin 8 ay süren dağ hayatı, Kocayayla’da uzaktan gelen ve başına aldığı bir mermi ile şehit olarak sona ermiştir. Makbule’nin şehadeti Halil Efe ve Akıncılara çok tesir etmiş ve üzülmedin insan kalmamıştır!…

Demirci Akıncıları Teşkilatı Komutanı Kaymakam İbrahim Ethem Akıncı tarafından Halil Efe, Demirci Akıncıları 12. Müfreze komutanı yapıldı. Gördes ve Salihli bölgelerinin sorumluluğunu üzerine alan Usturumcalı, komutasındaki 12. müfreze ile bölgede düşmana karşı amansız mücadele verdi.

Usturumcalı Halil Efe, eşi Gördesli Makbule'nin şehit olmasından 2 ay sonra 17 Mayıs 1922 yılında Yunanlılara karşı yapılan Selendi - Kınık muharebesinde şehit düştü. 

Selendi'nin Yağcı dağındaki zirvede toprağa verilen cesur yürekli Usturumcalı Halil Efe, düşmanın bozguna uğratılmasında, bu toprakların bizlere vatan olmasında verdiği mücadelelerle hatırlanırken, her yıl Demirci Akıncıları anma programı çerçevesinde yetkililer, gaziler ve vatandaşlarımız tarafından kabri ziyaret edilmektedir.

Milli Mücadele döneminde Demirci Kaymakamı olan İbrahim Ethem AKINCI, Demirci Akıncıları adlı eserinde Halil Efe’nin şehadetini aynen şöyle anlatmaktadır:

“Selendi Kınık Muharebesi ve Çok Kıymetli Halil Efe’nin Şehadeti. 

17 Mayıs 1922 Çarşamba: Benim gece harekatından sonra müfrezeler Selendi’ye iki saat mesafedeki Kınık damlarında düşmana pusu tertip etmişler ise de düşmanın pusu haricinden geçerek hâkim tepeleri tutmuş olması ve artık vaziyetin bilmecburiye harbi kabule sevk eylemesi üzerine düşmanın hâkimiyeti mevkiiyye ve sairesi nazarı dikkate alınarak alaturka saat üçte düşmana taarruz edilmiş ve muharebe gece saat ikiye kadar şiddetle sürmüştü. Düşmanın bu muharebede 35 ölü ile pek çok yaralısı olduğu gibi süvari hayvanatından pek çok kaybı olmuştu. Müfrezelerden 12. Müfreze kumandanı Halil efe tepeye vaki olan taarruzda ve Kula eşrafından Burjooğlu Mehmet Efendi de ilk hücumda şehit ve Hüseyin çavuş müfrezesinde Sait namlı nefer ile Giritli Mustafa Çavuş ta yaralanmıştı. Halil Efe, Ustrumcalı olup genç ve haddidü’l- mizac idi. Gediz muharebesinde şehit olan Necib’in biraderidir. Kendisine Çarıklı Erkan-ı Harp adını vermiştim. Biraz servete meyli vardı fakat 17 Mart’ta zevcesi Gördesli Makbule hanım’ın şahadetinden sonra bunlardan da feragat ettiğini ve yalnız intikamdan başka bir şey hatırına gelmediğini söylüyordu.17 Mayıs’ta şehit olduktan sonra cenazesini 8 saat hayvanda taşıdıktan sonra Demirci arazisi dâhilinde tenha ve cesim olan Yağcı dağında ve bütün arkadaşların gözyaşları arasında kayalar içinde defneyledik. 18 Mayıs Perşembe günü Tavak yaylasında bütün müfrezelerle birleştikten sonra Mehmet efe Kula mıntıkasına biz de Demirci mıntıkasına döndük.”

Halil Efe’nin gömüldüğü yeri başkasına göstermek tehlikeliydi. Çünkü düşmanın başını kesip, teşhir etmesi ihtimali vardı. 8 saat hayvan sırtında taşındıktan sonra o dönem Demirci arazisi dâhilinde tenha ve izole nitelikteki Yağcı Dağı’na arkadaşları dışında kimsenin bilmediği kayalar içine kanlı elbiseleri ile defnedilmiştir.

Gördesli Makbule Efe’nin olduğu gibi Halil Efe’nin de mezarının yeri yıllarca bilinmemiştir. O dönemde Akçakertil köyünden iki kadın bir cenazenin taşındığını görmüşler ve korkudan uzun yıllar bu durumdan kimseye bahsetmemişlerdir. İşte yıllar sonra rahmetli Hacı Mustafa Kaya’nın (Selendi Eski Belediye Başkanlarından Muharrem Kaya’nın babası) kadınlardan bu olayı duyması sonucunda Selendi ve Manisa Jandarma Komutanlıklarının devreye girmesi ile mezar yeri bulunmuştur. Bu konulara duyarlı Selendi’li emekli astsubay Nuri Argaç’ın gayretleriyle Halil Efe’nin mezar yeri düzenlenmiştir.

Selendi İlçesinde Akçakertil mahallesinden sağa dönülerek varılan Eşemenler sokaktan bozuk bir toprak yoldan (traktör için uygun yol) yaklaşık 2 km yüründükten sonra ulaşılan Halil Efe’nin mezarıyla ilgili, günümüzde Selendi’de resmi yetkililer tarafından fiziki şartları iyileştirme ve tanıtım çalışmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda Selendi Belediyesi tarafından toprak yol düzeltilerek çakıl taşı dökülmek üzere hazır hale getirilmiştir. Ayrıca Belediye tarafından mezarın yerinin bilinirliğini artırmak için yol güzergâhlarında farklı yerlere tanıtıcı levhalar konulmuştur.
 

Yazarın Diğer Yazıları