Askerlik hayatımın son yılında, Ankara’da fiilen gazeteciliğe başlamıştım. Ankara’da münteşir Hür Anadolu Gazetesinde, haftada bir gün “Folklor Sayfası” düzenliyordum. Silifkeli şair-yazar-gazeteci Ahmet Nadir Caner, aynı redaksiyonda usta gazeteci olarak çalışıyordu ve kısa sürede onunla dost olmuştuk. Bu ilişki, ağabey-kardeş sevgi ve saygısıyla, onun ölümüne kadar devam etmişti. Bir gün elime bir davetiye vererek, “arzu edersen git bu festivali izle, sana yazacak bir sürü malzeme çıkar…” demişti. Bu Silifke Folklor ve Müzik Festivali’nin program-davetiyesi idi.
Silifke, benim görmek istediğim yerdi ve bu güzel şehirde, bir de festival izleyecektim. “Giderim” deyince Caner, Cavit Erden’e telefon ederek, benim gazete ve Caner adına, festivale katılacağımı söylemişti. Böylelikle Silifke’de ikamet meselesi halledilmişti.
Ama daha önce, Silifke’den gelecek bir hey’etin, Ankara’daki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nde yapacakları basın toplantısını izleyecektim. Basın toplantısını, Silifke Kaymakamı Ahmet Önal yapacak; yanında da Cavit Erden, Veli Bozbey gibi Silifke’nin ünlü kişileri bulunacaktı…
Böylelikle 1974 yılındaki ilk Silifke festivaline katılmış ve programı baştan sona izleme olanağı bulmuştum.
O yıllarda festival alanı, Çadır Oteli’nin arkasındaki bahçe idi. Ben Çadır Oteli’nde konakladığım için, programda yer alan halk oyunları toplulukları elemanları ve sanatçılarla yakın temas halindeydim.
O yıllarda Silifke, tek yumruk gibi, birlik ve beraberlik içerisindeydi. Örneğin Belediye Başkanı CHP, festivalin lokomotifi Cavit Erden Adalet Partisi, Düzenleme Kurulunun büyük yükünü omuzlayan Veli Bozbey CHP üyesi idiler. Belediye Meclisi’ndeki bir MHP üyesi de elinden geldiğince festivale destek oluyordu.…
Ankara’ya döndükten sonra, festivalle ilgili izlenimlerimi, gözlemlerimi kimi dergilerde yayımladığım gibi, Hür Anadolu Gazetesi’nin bir nüshasının ortasındaki iki tam sayfasını kaplayan “Folklor Sayfası”nda da geniş bir biçimde ve fotoğraflarla süsleyerek yayımlamıştım.
Fahri Hemşehrilik
Benim yaptığım neşriyat, Silifke’de ses getirmiş ve özellikle yöneticileri olumlu yönde etkilemiştir. Nitekim kısa bir süre sonra, Kaymakam Ahmet Önal’ imzalı şu yazıyı almıştım:
SİLİFKE FESTİVAL KOMİTESİ BAŞKANLIĞI
Sayı: 76..Tarih : 30.5.1974
Sayın İrfan Ünver Nasrattınoğlu
Posta Kutusu 471 Ulus-Ankara
İlçemizde düzenlenen Silifke Festivaline başkentin bir gazetecisi, şairi ve folklorcusu olarak sizi aramızda görmekten kıvanç duyduk.
Silifke’mize ayak basar basmaz değerli kaleminize sarılarak, festivalde ve Silifke folklorunda adı geçen kişilerle yaptığınız röportajlar ve derlemelerdeki yorucu gayretiniz, ilçemiz halkı tarafından takdirle karşılanmıştır.
Değerli şairimiz Sayın Osman Attilâ ile birlikte aramızda bulunmanız festivalimize renk vermiştir.
Gelecek festivallerimizde de sizleri bekler, en derin saygılarımı sunarım.
Festival Komitesi Başkanı Kaymakam Ahmet Önal
Yine çok geçmeden, Silifke Belediyesi, Başkan Ali Önder, yazdığım gazeteye, şu mektubu göndermişti.
T.C. SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞI
SAYI : 115 … Silifke, 17/7/1974
Konu : Fahri Hemşehrilik Hk.
Hür Anadolu Gazetesi Yazı işleri Müdürlüğüne-Ankara
Gazeteniz muhabiri Sayın İrfan Ünver Nasrattınoğlu’na Fahri Hemşehrilik verilmesine dair olup, Belediyemiz Meclisinin 16/7/1974 tarihli olağanüstü toplantısında alınan 2 numaralı karardan bir adedi eklice sunulmuştur. Kendilerine tevdiini ve Hemşehrilik Beratının 1975 yılı Silifke Festivali açılışında takdim edileceğinin de duyurulmasını rica eder, başarılar dilerim.
EKİ: 1 Ali Önder - Belediye Başkanı
Bu yazının eki olarak, gazeteye gönderilen Belediye Meclisi Kararı metni de aynen şöyleydi:
BELEDİYE MECLİS KARARI
Karar Tarihi: 16.7.1974 - No:su: 2
Özü: Gazeteci İrfan Ünver Nasrattınoğlu’na Fahri Hemşehrilik Verilmesi Hk.
Belediyemiz Meclisinin Başkan Ali Önder Başkanlığında, Başkan Vekili Tekin Atay, Kâtip Tekin Tezcan ve Mehmet Ünvanlı ve üyelerden Osman Yalçın, Sadık Cilâsun, Cavit Erden, M.Rahmi Hazer, Kâzım Ünal, Ali Baskın, Erol Hüsbal, Hasan Öztol ve Arif Kadıoğlu’nun iştirakleriyle yapılan 16/7/1974 tarihinde saat 10 daki olağanüstü toplantısında gündemin üçüncü maddesi olan Gazeteci İrfan Ünver Nasrattınoğlu’na Fahri Hemşehrilik verilmesi teklifinin incelenmesi neticesinde;
Gazeteci İrfan Ünver Nasrattınoğlu’nun hiçbir menfaat gözetmeksizin, Silifke’nin sosyal, ekonomik, kültürel ve folklörü bakımından gerek Ankara’daki Anadolu ve gerekse Kayseri’deki Emel İsimli gazetelerinde müsbet ve devamlı yayın yapmak suretiyle ve ilk defa düzenlenen Silifke Festivali hususunda da aynı anlayışı göstererek, memleketimizin tanıtılması için çaba sarfettiği yapılan Meclis müzakeresi sırasında anlaşılmakla, hem Belediye Meclisince kendilerine Fahri Hemşehrilik verilmesine ve bunun yanı sıra yaptığı müsbet yayınlar dolayısıyle teşekkür edilmesine Silifke Belediye Meclisinin 16/7/1974 tarihli olağanüstü toplantısında karar verilmiştir.
Belediye Başkanı Kâtip Kâtip
Ali Önder Tekin Tezcan Mehmet Ünvanlı
Beylelikle, Silifke’nin fahri hemşehrisi olmuş ve aralıksız 40 yıl 20-26 Mayıslarda bir (iki kez tarihte değişiklik oldu) düzenlenen bu festivalde bulunmuştum…Silifke Belediyesi, benden sonra Bedia Akatürk, Avni Anıl ve İsmet Zaatova’ da fahri hemşehrilik vermiştir…
Cavit Erden’in İdeali
Ali Önder’den Bayram Ali Öngel’e kadar, tüm Silifke Belediye Başkanlarıyla, son derece samimi dostluk ilişkisi çerçevesinde, birlikte festivalin en iyi şekilde düzenlenmesi çabası içerisinde olmuştuk. Belediyemizin öncülüğünde düzenlenen festivaller, kimi zaman değerli kaymakamlar tarafından da desteklenmiş ve ben onlarla da çok olumlu ilişkiler kurmuştum.
Festival, önceleri ulusal, hatta yerel düzeyde yapılıyordu. Cavit Erden’e, festivalimizin uluslararası düzeyde yapılabileceğini söyledim. Önceleri bu önerim yadırgandı ama, kısa bir süre sonra, festivalimiz, “Uluslararası Silifke Folklor ve Müzik Festivali” adıyla düzenlenmişti. Kuşkusuz bu isimle düzenlenen festivallerimizin de kültür ve sanat boyutu vardı ama, Bayram Ali Öngel döneminde, düzenlemenin adı, “Uluslararası Silifke Kültür Haftası”na dönüştürülmüştü.
Cavit Erden’in ideali, tarihi Silifke Kalesinin eteğinde oluşturulacak bir alanda, festival programını gerçekleştirmek idi. Bu yapılamadı, ama festival, Çadır Otelinin arkasındaki bahçeden, daha geniş alanlara nakledildi ve son yıllarda da, kent meydanındaki Atatürk anıtının önünde meydanda, tamamen halka açık bir gösteriye dönüştürüldü.
Silifke’de düzenlenen ses yarışmaları da, naçizane benim önerilerimle başlatılmıştı. İlk yıllarda, TRT Ankara Radyosuna gidiyor, orada yapılan amatör ses yarışmalarına katılmış olanların listesini alıyordum ve bu kişilere davet mektupları gönderiliyordu. Amatör ses yarışmalarımıza katılan Sabahat Akkiraz, Seyfettin Tomatkin, Güler Basu, Faruk Tınaz gibi gençler, daha sonra şöhrete ulaşmışlardı. Keza uzun yıllar, çok değerli musiki üstadları Sadi Hoşses, Avni Anıl, Ali Şenozan, Yücel Aşan, Ercüment Berker, Teoman Alpay, ile birlikte, bu amatör ses yarışmalarının jüri üyesi ve jürinin raportörü olarak yer almıştım. Benim Silifke Festivali programına dahil ettirdiğim, bir de “Aşıklar Şöleni” vardı. Bu şölene, ülkemizin her yanından âşıklar gelir, çalar çığırır ve geleneğin en güzel örneklerini sahnede sergilerlerdi…
Belediye Başkanları
Birlikte çalışıp, festival düzenlediğimiz ilk Başkan, Ali Önder’di. Son derece mütevazi, gerçek bir beyefendi olan Ali Önder ve onun Meclisindeki üyeler, Silifke sevdalısı, adam gibi adam idiler… Önder’den önceki Belediye Başkanı Necmi Ünlü de, Atatürk ekolünden gelen, bir Osmanlı Efendisi idi. Kendisinden yaşça küçük olanlarla dahi, sevgi ve saygı kurallarına uyan bir biçimde konuşan ve temasta bulunan üstün bir kişiliği vardı.
Silifke halk oyunları topluluğunu Tunus ve İngiltere’deki festivallere götüren Cavit Erden, ilk kez Silifke folklorunu dünyaya tanıtmıştı… Daha sonra Silifke Belediyesi Halk Oyunları ekibini, Avrupa’ya Metin Mertol Kabal götürmüştü. Polonya’nın Zakopane kentindeki ünlü halk oyunları festivalinde, ekibimiz Silifke ve Türk folklorunu mükemmel sergilemişlerdi. Grubumuzun bu festivale katılımını ben sağlamıştım; ama otobüsün Ankara’dan geçerek beni almalarını istediğim halde, maalesef bunu yapmamışlar; ben de bu seyahate gitmemiştim!...
Silifke Belediye Başkanları, elbette bir siyasi partimizin üyesiydiler ama, Başkanların çoğu partizan olmayıp, bağlayıcı, birleştirici ilkeler uygulayan kişilerdi. Bunlardan birisi Cahit Paker’di. Festivale birkaç ay kala Ankara’ya gelir, birlikte yapılacak işleri yapardık. Onun döneminde ilk kez, festival yararına bir piyango tertiplenmişti. Piyango biletinin biçimini birlikte saptamış, birlikte matbaaya giderek bastırmıştık. Bu çok, ama çok değerli insan, Milletimizi sarmış olan partizanca tutum ve davranışlara dayanamamış ve kendi isteğiyle, başkanlık koltuğunu bırakıp, köşesine çekilmişti!...
S. Sırrı Oğuz, Belediye Başkanı olmuştu ama, sanki, “yahu benim burada ne işim var!” gibi bir görüntü sergilemişti. Ya da bende bıraktığı izlenim oydu. Ama festivali, Cavit Erden’in dizayn ettiği doğrultuda düzenlemeye devam etmişti.
Feyyaz Bilgen, festivalimize dört elle sarılmış, en iyi şekilde düzenlenip, yürütülmesi hususunda hiçbir fedakarlığı esirgememişti. Feyyaz Bey, Konyalı’ların deyimiyle, “dalağı dışarda” bir insandı. Yani özü sözü bir, içinden geçeni, kişinin suratına da söyleyen bir yapıya sahipti. Bu yüzden seveni kadar, sevmeyeni de vardı. Bir başka özelliği ise, eyyamcı olmayıp, duygu ve düşünceleri doğrultusunda hareket eden bir kişiliği vardı.
Sadık Avcı dostumuz da festivali yürekten desteklemiş ve programın zenginleştirilmesinden yana olmuştu. Deyim yerindeyse kimi zaman, festival düşüncesiyle yatmış, festival düşüncesiyle kalkmıştı…Nitekim onun döneminde Uluslararası festivalimize, ilk kez, uluslararası bilimsel nitelik kazandırılmıştı.…Örneğin, Uluslararası Halk Oyunları Paneli düzenlemiştik ve bu satırların yazarının yönettiği panelimizde; Annaguli Nurmambetov (Türkmenistan), Aykut Dalgıç (Almanya), Cenan Bolat (Romanya), Evgenija Venslaukaite (Litvanya), Güllü Yoloğlu (Azerbaycan), Mehmet Gürçimen (KKTC) ve Fikret Değerli halk oyunları ile ilgili görüş ve düşüncelerini belirtmişlerdi.
Türkiye Liselerarası Halk Oyunları Yarışması da Silifke’de ilk kez, Sadık Avcı döneminde gerçekleşmişti. Bu yarışma sonraki yıllarda, Bayram Ali Öngel döneminde de yinelenmişti… Sadık Avcı döneminde gerçekleştirdiğimiz bir önemli etkinlik de “Uluslararası Türk Dünyası Kültürü Sempozyumu” idi. Bu sempozyuma Salih Baklacıyev (Bulgaristan), Edit Taşnadi (Macaristan), Samir Kazımoğlu (Azerbaycan), Gülzura Cumakunova (Kırgızistan), Alsu Kamaliyeva (Tataristan), İsmail Bozkurt (KKTC), Hilmi Dulkadir ve bu satırların yazarı çeşitli konuları içeren bildirilerle katılmışlardı…
Bir Silifke ziyaretimde Sadık Avcı bana, “Yahu hocam, seni burada bir ev sahibi yapalım” demiş, Belediye’nin öncülüğünde kurulan kooperatife beni de ortak etmiş ve ben, ilk etap bloklardan bir daire edinmiştim. Niyetim yaz aylarında ailemle birlikte Silifke’de tatil yapmaktı. Ama, hayat şartları, sonraki yıllarda, bu daireyi satmamı gerektirmişti…
Silifke’mizde aralıksız üç dönem Belediye Başkanlığı yapmış olan Bayram Ali Öngel dönemi, festivalimiz için parlak dönem oldu. Çok sayıda ülkenin halk oyunları toplulukları Silifke festivallerine iştirak ettiler. Tüm grupların, denize sıfır kamplarda iaşe ve ibateleri sağlandı. Çeşitli ülkelerin, önemli kentleri ile Silifke’miz arasında yeni kardeşlik ilişkileri kuruldu. Silifke Belediyesi Halk Oyunları Topuluğu, Avrupa’yı da aşarak, İskandinavya ülkelerinde de, Silifke oyunlarını ve musikisini tanıttı. Romanya’nın çeşitli kentlerinde, Kosova’da, Bosna’da, Litvanya’da vb. düzenlenen festivallerde ülkemizi temsil etti..
Öngel, zaman zaman festivalimize kültürel ve bilimsel yönlerden de içerik kazandırmıştı. Örneğin 2003 yılında geniş kapsamlı bir “İçel Folkloru Paneli” düzenlenmişti. Bu satırların yazarının yönettiği panelde Cenan Bolat (Romanya), İsmet Zaatov (Kırım), Feriha Akpınarlı, Songül Kuru, Emel Yılmaz, Hülya Serpil Ortaç, Hilmi Dulkadir ve Eflatun Yüzbaşıoğlu İçel-Silifke kültür ve sanatı ile ilgili çeşitli konuları içeren konuşmalar yapmışlardı…
Öngel’in getirdiği bir yenilik de, festivalin her yıl Silifke’nin bir önemli özelliğine ve değerine göre adlandırılmasıydı. Örneğin bir yıl “Ham Çökelek Yılı”, bir başka yıl “Cavit Erden Yılı” ilan edilmişti… Tüm bu nedenlerle, Merkezi Ankara’da bulunan Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu tarafından, “Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü” ile taltif edilmişti…
Adlarını sıraladığım, bu değerli Belediye Başkanlarımızın dönemlerinde, ben Silifke festivallerinin düzenleme kurullarında yer aldım ve festivalimizin dış ilişkilerini koordine ettim. Tüm Belediye Başkanları, gerek festivaller, gerekse başka nedenlerle Ankara’ya geldikleri zaman beni ararlardı, buluşur, özlem giderir ve sohbet ederdik.
Silifke’de beni tanıyan dostlarım bir hayli çoktur. Onlar da bilirler ki ben, Atatürkçü. milliyetçi, manevi değerlerimize saygı duyan bir insanım, ama hiçbir siyasi partinin üyesi değilim. Ben kültür adamıyım. Bilimle meşgulüm ve yazarım. Kitaplarımın sayıları 100’ü geçmiştir.
Bayram Ali Öngel’den sonra Belediyeyi yöneten zevat ile diyaloğum olmadı, festivallere de davet edilmedim!..Silifke’de çok güzel insanlar tanıdım, sevdim, dostlaştım… Ali Arayıcı, Ümit Güven, Oktay Yılmaz, Sadık Sayın, Nihat Alkan, Ahmet Demir, Mustafa Deniz, Yalçın Şimşek, Hasan Ceylan, İsmet ve Sefa Özbaydağ, Kemal Ateş, Mehmet Coşkun, Özcan Pişirgen, Şeref Kurubaş, Kadir Kaynar, Metin Tezcan, Murat ve Yasemel Tarımeri, Altuğ, Cemalettin, Öner Kundak ve Lütfi Uğur, Tevfik Yıldırım, Mevlüt Partal, Sadık Civelek, Mehmet Okur, Celal Taşkıran, Nazan ve Şeref Kundak, Yaşar Öztürk, Yaşar Kılınç, Kebenli Aşık Hasan, Kaymakamlar E.Rumi Yıldız, Tahsin Aydın, Tevfik Karabalık, Mustafa Altıntaş, Sefa Çetin ve Ahmet Beyoğlu ölünceye değin unutamayacağım insanlardır. Unutmayacağım insanlar arasında, halk oyunları ekiplerimizin değerli elemanları, onların başarıyla oyunlarını sergilemelerine olanak sağlayan tüm saz sanatçılarımız da bulunmaktadır. Bazılarının isimlerini hatırlayamayacağım için, hatırladıklarımı da yazmaktan çekiniyorum. Hem bunlar hem de yukarıda sıraladığım isimlerin dışında, unutmuş olduğum öteki dostlarımdan, alenen özün diliyorum. Unutkanlığımı, lütfen ilerleyen yaşıma versinler!...
Bu listeye, özel olarak ekleyeceğim beş dostum daha vardır. Bunlardan ilki, ilk tanıdığım Silifkeli olan Rifat Karaduman’dır. Rifat’la, ilk öğretmenlik görevini yapmış olduğu ve benim doğum yerim olan Afyonkarahisar’da tanışmıştık. Milliyetçi, idealist bir öğretmen olarak, görevini en iyi şekilde yaparken, kendi düşüncelerini paylaşan genç eğitimcileri ve Afyonkarahisarlı gençleri örgütlüyor; bir de dergi yayımlıyordu. Derginin adı ise, Atatürk’ün en yakın silah arkadaşlarından, Yunan kuvvetleri Ayvalık’a asker çıkarmaya yeltendiklerinde, ilk kurşunu atarak, milli mücadeleyi fiilen başlatan komutan olan Ali Çetinkaya’nın, Atatürk tarafından verilen “Çetinkaya” soyadından mülhem “Çetinkaya” idi…Sevgili Rifat’la dostluğumuz o yıllardan bugüne, eksilmeyen karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı bir şekilde devam etmiştir.
İkinci kişi Arslan Eyce’dir…Onunla, Atatürk’ün 1936 yılında Ankara’da kurdurmuş olduğu, Türk Kooperatifçilik Kurumu’nda tanışmıştık. İkimiz de bu kurumun üyesiydik. Sonra ikimiz de, bu kurumun yönetim kuruluna seçildik ve kurul toplantılarında yan yana oturmuştuk. Ayrıca her Silifke seyahatimde onu arayıp bulmuş, kısa ve uzun süreli sohbetlerde bulunmuştuk. Arslan Eyce, Türk kooperatifçilik hayatına damga vurmuş, önemli başarılara imza atmış bir Silifkeli hemşehrimizdir.
Üçüncü dostum ise, Arslan Türe’dir…Arslan Bey, Halk Eğitim Merkezi Müdürü iken, birlikte, iki kez Türkmen Şöleni düzenledik. Bu şölenlerde, Silifke folkloru ile ilgili çok yönlü etkinlikler sergilenmişti. Silifke Halk Eğitim Merkezi’nin düzenlediği etkinliklere, Türk folklorunun üstadları ile birlikte, çeşitli ülkelerden gelen halkbilim uzmanları da katılmıştı… O yıllarda, Arslan Türe’nin yayımladığı dergilerde, Silifke folklorunun çeşitli yönlerini içeren çok sayıda makaleler ve derlemeler yer almıştı. Konuyla ilgili araştırma çalışması yapanların, bu dergileri de görmelerinde yarar vardır.
Özcan Seyhan ... Arslan Türe’nin ilham kaynağı idi. Türkmen Şöleni programlarını, o dizayn ederdi. Büyük bir musikişinas, mükemmel bir halkbilimi uzmanıydı. Musiki hocası olarak çok sayıda müzisyen yetiştirmişti. Festivalin ilk yıllarında, Cavit Erden’le birlikte, muhteşem bir koro hazırlamışlardı. Koro enstrümanlarının şefi Özcan Seyhan’dı. Zaman zaman, festivalimize, konser vermek için gelen ünlü ses sanatçılara, kemanıyla, baş saz olarak refakat etmişti. Akademisyen olarak yetiştirdiği oğlu Sonat’ın, babasının hayatı ve eserleriyle ilgili derinliğine bir çalışma yapmasını temenni ediyorum.
Celal Necati Üçyıldız da benim sevdiğim, çalışmalarını ve yayımladığı yazıları yakından takip ettiğim dostlarımdandır. Onu daha, festivalin ilk yıllarında tanımıştım ve dostluğumuz bugüne kadar sürmüştür. 1981 yılından beri başkanlığını yaptığım Halk kültürü (Folklor) Araştırmaları Kurumu’nun üyesidir ve kurumun “Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülü”nü almıştır. Celal’in kurup, çalıştırdığı Kırtıl Semah Ekibi, zaman zaman Silifke festival programında yer almıştır. Gerçek Türk gelenekleriyle yaşayan Kırtıl köyüne de iki kez gitmiş ve buradaki güzel insanları tanıma olanağını bulmuştum.
B.B.Bayram Ali Öngel (sağ başta)Silifke’nin 3 fahri hemşehrisini sahneye davet etmişti. İlk hemşehri BEN, ikincisi Bedia Akartürk, üçüncü hemşehri ise Avni Anıl’dı…