Âliye METE SERT

Kadınlar Dernekte: Afyon Gül Anneler Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği

Âliye METE SERT

“Kadınlar Dernekte” köşe yazımda bu hafta köklü bir geçmişi olan Afyon Gül Anneler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni ve değerli başkan Dilek SAYGI Hanım’ı ağırlıyoruz.

Afyon Gül Anneler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, annelerin sevgisiyle başlayan ve kızların emeğiyle güçlenen örnek bir dayanışma hikâyesidir 

Sizi tanıyabilir miyiz? Ben Dilek SAYGI. 2024 yılından bu yana Afyon Gül Anneler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nde başkanlık görevini yürütüyorum. 2008 yılında anneler ve kızları olarak kurulmuş bir dernektir. Biz bu süreci, bizden önce emek veren annemizden devraldık. Bu yapının temelini atan ve bugün de onursal başkanımız olarak yanımızda olan annem Halise SAYGI’nın katkısı ise her zaman çok kıymetlidir ve çalışmalarımıza halen destek vermektedir. Ve kızları Dilek Saygı, Sibel Çağlayan, Nuray Soydaş ve Fatoş Okay olarak bizler, annelerimizle birlikte yola devam ediyoruz.

Gül anneler derneği olarak Afyonkarahisar Merkez’de faaliyetlerini sürdüren bir sivil toplum kuruluşuyuz. Uzun yıllardır faaliyet gösteriyoruz. Her geçen gün üye sayımız artıyor ve çok çeşitli alanlarda faaliyet gösteriyoruz. 

Derneğiniz tam ismi nedir?Afyon Gül Anneler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

 

Derneğiniz kuruluş hikayesini ve temel amaçlarını bizimle paylaşır mısınız? 2008 yılında kurulmuş bir dernektir. Sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı amaçlayarak kurulmuştur. İlk başta çevrede ihtiyaç sahiplerine katkı sağlamak amacıyla bireysel bir hareket olarak Halise SAYGI, Seher ÇAĞLAYAN, Ümmü TURAN ile başlayan bu oluşum sonrasında katkı sağlayan kişilerin artması daha sistemli hale dönüştürülmek istenmiş ve bir sivil toplum kuruluşu olarak Afyon Gül Anneler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kurulmuştur. Derneğinin isminin verilmesinde ise kuruluş aşamasında valiliğin önerisiyle üç güzel kalpli anneyi temsilen gül anneler ismi konulmasına karar verilmiştir. Logo olarak da üç tane gül kullanılmıştır. 

Bugüne kadar yürüttüğünüz en önemli projelerden veya faaliyetlerden bahseder misiniz? Kadını toplumda görünür kılmanın çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Dernek olarak üyelerimizin çoğunluğunu kadınlar oluşturmaktadır. Üyelerimiz farklı mesleklerden geniş bir yelpazeye sahiptir. Dolayısıyla her biri farklı katkılar sağlıyorlar. Derneğimiz özellikle Afyonkarahisar’da ilk kez sığınma evi açılmasına öncülük etmiş bir dernektir. Kadınların hayata tutunmaları, meslek edinmeleri ve gereksinimlerinin karşılanması noktasında derneğimiz aktif faaliyet göstermektedir. Benzer şekilde Afyonkarahisar’da açılan sevgi evleri ile iletişim halinde çalışarak katkı sağlamaya çalıştık. Maddi olanaksızlıklar içinde olup barınma, beslenme gibi farklı gereksinimleri olan vatandaşlarımıza el uzatmak; yaşanan felaketlerde zarar görmüş vatandaşlarımıza yardım sağlamada yine kurumlar ile iş birliği yapılarak çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Örneğin 6 Şubat depremi sonrası Afyonkarahisar’a gelen vatandaşlarımız için yemek düzenleme, oyuncak temini, ev bulma ve eşya temin etme gibi pek çok uygulama yaptık. Cezaevindeki kadınların topluma kazandırılması için farklı boyutlarda çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Kreş açmak, kurslar düzenlemek (dikiş, kuaför, makyaj, örgü vb.) bu kursların teçhizatlarını ve eğitmenlerini bulmak gibi faaliyetlerde iş birliği içinde çözümler yaratıyoruz. Üniversite eğitimine devam eden gençlerimizden maddi olanakları sınırlı olanlara, eğitimleri süresinde katkı sağlayarak vatana millete hayırlı mesleklere sahip olmalarını desteklemeye çalışıyoruz. Sosyal Hizmetler Kurumu’ndan ayrılan gençler evlenmek istediklerinde çeyiz ve düğün masraflarını karşılayarak aile kurumlarını oluşturmalarına katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 61 çiftin düğününü yapmış bulunuyoruz. Kurumlarla iş birliği içinde gıda yardımına ihtiyacı olanlara destek olmak, toplu sünnet törenleri düzenlemek ve düğünlerinin yapılmasında aktif rol almak çalışmalarımızdan bir diğeri ise engelli bireyler için geleneksel piknik etkinliğimiz ise engelsiz toplum ve sosyalleşme açısından katkı getirmeye çalıştığımız bir başka alan. Huzurevlerine anneler günü ziyaretleri, ortak sosyal alan için oda düzenleme, morg yapma gibi çalışmalar gerçekleştirdik. AFSÜ Hastanesindeki lösemili çocuklar için düzenlenen oyun odası için oyuncak temin ederek yine kurumlarla iş birliği içinde çalıştık. Yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalar ve yakınları için moral günleri düzenledik. Gazi ve şehit ailelerine yemekler düzenledik, Ramazan ayında engelli vatandaşlarımız ve ailelerine yemekler düzenledik, ihtiyaç sahipleri ve yaşlılara merkez ve ilçelerde iftar yemekleri düzenledik. Bazı okullarda kreş ve kütüphane oluşturulmasına katkılar sağladık. “Girişimci kadınlarla el ele kız çocuklarının eğitimi için bir arada” sloganıyla iki alışveriş festivali düzenledik. Girişimci kadınların el emeği ürünleri stantlarda sergilenerek satış yapmalarına ve ürünlerini tanıtmalarına katkı sağlandı. 

Bu faaliyetler devam ederken bir yandan da en son gerçekleştirdiğimiz proje ile yetişkinlerde seramik farkındalığı oluşturmak için Gül Anneler Derneği’ne bağlı bir sanat atölyesi oluşturduk. Haftanın üç günü derneğimize gelen yetişkinlerle seramik çalışmaları yapıyoruz. Bu çalışmalarda Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile iş birliği yaparak destek alıyoruz. Kimi zaman aile katılımlı çocuk faaliyetleri düzenleyerek de çocuklarda da sanat farkındalığı ve çeşitli beceriler kazandırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda çini, keçe, turşu yapımı, anahtarlık ve ayıraç yapımı gibi atölyeler düzenledik. 

Bu açıdan bakıldığında derneğimizin çalışma alanının çok geniş olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Derneğimiz Afyonkarahisar’da tanınan ve güvenilen bir dernek olduğu için çoğu faaliyetimiz için talep resmî kurumlardan da iş birliği adına gelebiliyor. 

Derneğiniz yerelde ve ulusal ölçekte kadınların yaşamına nasıl katkı sunmaktadır? İhtiyaç sahipleri, kadın girişimciler, yaşlılar, engelliler, sanat, meslek edindirme, cezaevlerinde kalan bireyler vb. pek çok alanda katkılar sağlamaktadır. Derneğimiz 67 ihtiyaç sahibi gencin düğününü yaptı. Eğitim burslarımız, sanat atölyemiz, her konuda ihtiyaç sahiplerine yardıma devam ediyoruz. 

Bir kadın olarak dernek başkanlığı görevine gelme süreciniz nasıl gelişti? Ben Dilek SAYGI. Afyon Gül Anneler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği başkanı olarak 2024 yılından beri görev yapmaktayım. Biz bayrağı annelerimizden teslim aldık. Ama gölgeleri her daim üzerimizde; hatta Halise SAYGI hala onursal başkanımız. Kendisi benim annemdir. Çalışmalarımıza da hala katkı sağlamaktadır. Zaten dernek kültürü ile büyüdüm. Yardım faaliyetlerinde bulunmak çocukluğumdan beri bana uzak bir kavram değil. Dolayısıyla kişiliğimin şekillenmesinde, duyarlı bir vatandaş olmamda annemin yürüttüğü faaliyetlerin çok etkili olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. O nedenle bayrağı devralma sırası bana geldiğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Zaten çok aktif, gönüllü ve iletişim içinde çalıştığımız üyelere sahibiz. Bu bağlamda başkanlık görevimi istekle ve keyifle yaptığımı söylemeliyim. 

 Kaç senedir başkanlık ya da üyelik görevini üstleniyorsunuz? 2 yıldır başkanlık görevimi yerine getiriyorum. Ancak 2008’den bu yana zaten derneğimizin üyesi olarak görev yapmaktaydım. 

Bu görevde karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdir ve nasıl aştınız? Biz aslında zorlukları hep birlikte aşan bir derneğiz. Farklı çalışma alanlarından geniş yelpazeye sahip üyelerimizin varlığı karşılaştığımız farklı sorunlara hızlı çözümler üretmede çok etkili oluyor. Ayrıca kurum ve kuruluşlarla kurduğumuz sağlıklı ve etkili diyaloglar işimizi çok kolaylaştırıyor. Devletimizin gücü ve varlığı bu anlamda en önemli sorun çözücü diyebilirim. 

Kadınların sivil toplumda liderlik üstlenmesinin topluma ne kazandırdığını düşünüyorsunuz? Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin önlenmesi, kadının sosyal yaşamda ve iş yaşamında hayatını aktif, başarılı ve mutlu bir şekilde yürütmesi önceliğimizdir. Bu bağlamda daha önce de saydığım farklı alanlarda çalışmak kadını güçlendiriyor. Kendini keşfetmesini, kendine, çevresine, ailesine, topluma daha faydalı olmasını ve farkındalık geliştirmesini sağlıyor. 

 Kadınların örgütlü mücadelesinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?Faydalı olma hissi en önemlisi bu süreçte. Kişisel katkı bağlamında çevreye, insanlara, kimsesizlere, yardıma gereksinim duyan vatandaşlara el uzatmanın getirdiği haz ve mutluluk paha biçilemez. Bunun yanı sıra kişisel gelişimi desteklemek, farklı alanlarda insanların gelişmesini vatana millete hayırlı işler içinde bulunmaları sağlamak da toplumsal bir katkı olarak ifade edilebilir. Bu örgütlü mücadelede Afyon Gül Anneler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kadınların sosyalleşme, topluma katkı sağlama gibi alanlarda katkı getirerek çalışmaya devam edecek ve gitgide üye sayısını ve etkinliklerinin boyutunu büyüterek mutlu ve üretken bir toplum inşa etmeye katkı getirecek, kadınlara cesaret verecek diye düşünüyorum. 

Derneğinizin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projelerden bahseder misiniz? Örneğin son projemizle oluşturduğumuz sanat atölyesinde sanatın insanı besleme, iyileştirme gücünü vurgulamaya çalışıyoruz. Beceri kazandırarak sanatsal ve seramik farkındalığı geliştirmeleri; her yaşta yeni bir alana adım atmanın olanaklı olduğu bilincini kazandırmayı amaçlıyoruz. Ulusal ve uluslararası ölçekte seramik ve sanat konulu projelerimize devam etmek niyetindeyiz. Hatta atölyemizin olduğu bölgeyi “Sanat Köyü” haline getirmek; atölyemizde bu işe adım atan üyelerimizin kendi sanat atölyelerini açmaları konusunda onları cesaretlendirmek ise hayalimizdir. Sanat çalışmalarının yanı sıra Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma faaliyetlerine devam edeceğiz. 

Genç kadınlara ve yeni kuşaklara vermek istediğiniz mesaj nedir? Sadece kendisi için yaşayan bir birey olmak yerine birlik ve beraberlikle önce vatanımızı sonra dünyayı güzelleştirmek bizim elimizde. Bu açıdan duyarlı ve iyi bir insan olmanın başarılı bir insan olmak kadar hatta bundan daha da önemli olduğunu düşünüyorum. Genç kadın ve kuşaklara sivil toplum gönüllüsü olmalarını tavsiye ediyor. Bu hazdan kendilerini mahrum bırakmamalarını öneriyorum.

Bu derneğin başkanı olarak sizi en çok gururlandıran an hangisiydi? Yaptığımız bütün çalışmalar farklı alanda bir yarayı sarmaya, farklı alanlarda gelişimi teşvik etmeye, yardıma, dayanışmaya, üretmeye katkı sağlıyor. Dolayısıyla yaptığımız her bir çalışmada ayrı bir gurur duyuyorum. Her birine aynı heyecan ve şevkle başlıyor; elde ettiğimiz sonuçları gördükçe bir sonraki çalışmamıza hevesle devam ediyoruz. 

Dernek yönetiminde kaç kadın var? Dernek yönetiminde 6 asil 6 yedek yönetim kurulu ve denetçilerle birlikte 24 kadın var. 

Kadınların seslerini daha güçlü duyurmak için sizce hangi adımlar atılmalıdır? Yaptığımız bu faaliyetlerin sizin gibi basında görev yapan kişiler aracılığıyla duyurulmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü onca yıldır yapılan onca faaliyete rağmen örneğin bu derneğin de varlığından haberdar olmayan büyük bir kesim var mutlaka… Bu nedenle yaygınlaştırma ve sesimizi duyurma bağlamında sağladığınız bu fırsat için de teşekkür ediyorum. 

Derneğinizin faaliyetleri ve etkinliklerinden haberdar olmak için hangi sosyal medya hesaplarınızı takip edebiliriz?  İki adet Instagram hesabımız mevcut biri “gulaanneler” diğeri ise “gulannelersanatatölyesi_art272”

Köşemizde okuyucularımıza iletmek istediğiniz özel bir mesajınız var mı? Afyonkarahisar’da bizim dışımızda da görev üstlenen pek çok sivil toplum kuruluşu var elbette… Bu derneklerin çoğu da aynı amaca hizmet etmektedir. Onlarla da iş birliği içinde çalışıyoruz. Hangi dernek olursa olsun işin bir ucundan tutmanın önemli olduğunu; etkin bir vatandaş olmanın gereği olduğunu belirtmek isterim.

Afyonkarahisar’da uzun yıllardır faaliyet gösteren Afyon Gül Anneler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, bugün Halise SAYGI’nın onursal başkanlığında; Dilek Saygı, Sibel Çağlayan, Nuray Soydaş ve Fatoş Okay’ın öncülüğünde yürütülen çalışmalar, kuşaktan kuşağa aktarılan bir iyilik mirasının en güzel yansımasıdır.

Her geçen gün artan üye sayısı ve genişleyen faaliyet alanları, bu yapının toplumda ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu göstermektedir. Gül Anneler Derneği, yalnızca yardımlaşmanın değil; aynı zamanda kadın dayanışmasının, emeğin ve gönül birliğinin adıdır. Afyonkarahisar’da sessiz ama derin izler bırakarak, iyiliği çoğaltmaya devam etmektedir.

Gönüllü çalışmaları ve destekleyici katkılarından dolayı kendilerini kutluyor, sorularıma verdiği samimi yanıtlar ve içten tavsiyeleri için değerli başkanım Dilek SAYGI Hanım’a gönülden teşekkür ediyorum. 

Ben Âliye Mete Sert; haftaya bir başka kadın dernek başkanının hikâyesiyle buluşmak dileğiyle…

Yazarın Diğer Yazıları