Kadınlar Dernekte: Kadınanalar Kültür Derneği
Âliye METE SERT
Her geçen gün kadın dernek başkanı sayısının artmasını görmek onur veriyor. Bu hafta “Kadınlar Dernekte” köşe yazımda, Afyonkarahisar’da yeni kurulan “Kadınanalar Kültür Derneği’ni ve değerli başkanı Fatma Gülşen Koçak Hanım’ı ağırlıyoruz.
Sizi tanıyabilir miyiz? Ben Fatma Gülşen Koçak. Gazeteci, yazar ve Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesiyim. Yıllardır kalemimle; milletimizin millî ve manevi değerlerini, aile kurumunun kutsallığını, kadınların toplumsal gücünü ve gençlerimizin irfan yolculuğunu savunmaya, bu değerleri geleceğe taşımaya gayret ediyorum. Afyonkarahisar’ın köklü bir ailesinden geliyorum. Bu toprakların Selçuklu mirasıyla yoğrulmuş manevi derinliği, anaların fedakârlığı, vatan sevgisi ve irfan geleneğiyle şekillenen bir kültürün içinde yetiştim. Bu birikim, hayatımın her safhasında duruşumu belirleyen temel referans oldu. Gazetecilik mesleğinde edindiğim tecrübe, beni yalnızca haber yazan biri olmaktan öteye taşıyarak, toplumsal sorumluluk üstlenmeye sevk etti. Bu süreçte kalemimin gücüyle farklı alanlarda ses getirmeye çalıştım ve Rabbim bu yolda bana 12 farklı ödül nasip etti. Basılmış 9 kitabım var. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi bünyesinde özellikle gençliğe yönelik projeler üretme ve sahada uygulama imkânı buldum. Ulusal ve uluslararası düzeyde pek çok kültürel, edebî ve manevi projenin hayata geçirilmesine katkı sunmak, benim için büyük bir sorumluluk ve aynı zamanda bir şükür vesilesi oldu. Afyonkarahisar’ı; tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla yazı dünyasında en iyi şekilde temsil etmeye özen gösterdim. Çünkü bu şehir benim için sadece bir memleket değil; aynı zamanda manevi bir ocak, köklü bir irfan kaynağıdır.
Kadınanalar Kültür Derneği’ni kurarken de aynı bilinçle hareket ettim. Hem bireysel birikimlerimi hem de toplumsal bir çağrıyı bir araya getirerek, yönetim kurulu tamamen kadınlardan oluşan bir sivil toplum yapısını hayata geçirdik. Amacımız; Anadolu’nun kadim irfanını, Selçuklu kadınanalarının fedakârlık ve hizmet ruhunu bugüne taşımak; gençlerimize millî ve manevi değerler ekseninde sağlam bir yol göstermek, aile kurumunu güçlendirmek ve kadınların sivil toplumdaki öncülüğünü artırmaktır.
Özetle ifade etmek gerekirse; gazetecilikten yazarlığa, sivil toplum çalışmalarından dernek başkanlığına uzanan bu manevi yolculukta, her daim kalemle, dua ile ve emekle hizmet etmeye gayret eden bir evlat oldum bu topraklara. Rabbim yolumuzu açık, niyetimizi halis eylesin.
Derneğinizin tam ismi nedir? Derneğimizin tam ismi Kadınanalar Kültür Derneği’dir. “Kadınanalar” ifadesi, Afyonkarahisar’ın tarihinden gelen güçlü bir manevi mirası temsil eder. Selçuklu döneminde şehre su yolları ve çeşmeler yaptıran, halka hizmet eden fedakâr kadınlara verilen bu isim; bugün hâlâ Kadınana Çeşmesi, Kadınana Caddesi gibi mekânlarda yaşamaktadır. Biz de bu tarihî ve manevi mirası bugüne taşıyarak, kadınların irfan, fedakârlık ve toplum hizmeti ruhunu yeniden canlandırmayı hedefledik.
Derneğiniz kuruluş hikayesini ve temel amaçlarını bizimle paylaşır mısınız? Derneğimiz 10 Kasım 2025 tarihinde kuruldu. Kuruluş süreci, kadınların millî ve manevi değerler etrafında daha örgütlü, daha bilinçli ve daha etkili olması gerektiğine dair uzun süredir taşıdığımız ortak bir düşüncenin sonucu olarak şekillendi. Bugün aile yapısının ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğu, gençlerin manevi boşluklar yaşadığı, kültürel mirasımızın giderek unutulduğu bir dönemde yaşıyoruz. Biz de “Bu noktada kadınlar neden öncü olmasın?” diyerek yola çıktık. Yönetim kurulumuzun tamamının kadınlardan oluşması, bizim için sadece bir tercih değil; bilinçli bir duruştur.
Derneğimizin temel amaçları; İrfan ve ilim geleneğini korumak ve genç nesillere aktarmak, Millî ve manevi değerlere bağlı, vatansever bireylerin yetişmesine katkı sağlamak, Aile kurumunu güçlendirmek ve kadının ailedeki kurucu rolünü yüceltmek, Kadınların sivil toplumda aktif ve öncü roller üstlenmesini teşvik etmek, Kültürel projeler aracılığıyla toplumsal birlik, farkındalık ve manevi derinlik oluşturmaktır. Bizler, bayrağımızın anaların duası ve şehitlerin kanıyla dalgalandığı bilinciyle hareket ediyoruz.
Bugüne kadar yürüttüğünüz en önemli projelerden veya faaliyetlerden bahseder misiniz? Henüz çok genç bir dernek olmamıza rağmen yoğun ve bereketli bir süreç yaşadık. Mehmet Akif Ersoy’u Anma ve İstiklal Marşı’nın ruhunu yaşatma programı ile başladık. Prof. Dr. Yusuf Dinç’in katılımıyla gençlere yönelik “İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü” konulu kapsamlı bir söyleşi düzenledik. Kitap okuma ve irfan buluşmaları başlattık. Siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarına ziyaretlerde bulunarak istişare kültürünü güçlendirdik. Türk bayrağına yönelik saldırılar karşısında güçlü basın açıklamalarıyla net bir duruş sergiledik. Halihazırda 105 öğrencimizle her ay bir kitap okuyoruz bir belgesel izliyoruz ve o ülkeyle alakalı bir film izliyoruz. Öğrencilerimizin kitap kritiklerini ünlü yazar ve akademisyenler gerçekleştiriyor. Bunların her biri, bir manevi uyanış çağrısı niteliği taşımaktadır.
Derneğiniz yerelde ve ulusal ölçekte kadınların yaşamına nasıl katkı sunmaktadır? Her annenin yüreğinde taşıdığı en derin ve en kutsal hayal; evlatlarını manevî anlamda güçlü, irfanî sağduyusu gelişmiş, çalışkan ve üretken, yerli ve millî köklerine sımsıkı bağlı; bu toprakların kadim değerlerini kalbine nakşetmiş bireyler olarak yetiştirmektir. Bu hayal, yalnızca bir anne yüreğinin özlemi değil; aynı zamanda Anadolu’nun bin yıllık irfan geleneğinin, Selçuklu kadınanalarının fedakârlık ruhunun, Yunus Emre’nin muhabbetinin, Mehmet Akif Ersoy’un vatan idealinin ve İstiklal Marşı’nın ebedî ruhunun bugüne taşınmasıdır. Gözlerinde bayrak sevgisi parlayan, dilinden dua eksik olmayan, elleri alın teriyle yoğrulmuş, kalbi vatan, millet ve aile sevgisiyle dolu evlatlar; geleceğin Anadolu’sunu inşa edecek asıl mirasçılardır.
Kadınanalar Kültür Derneği olarak biz, tam da bu hayali gerçeğe dönüştürmek için yola çıktık. Yerelde, Afyonkarahisar’ın güzel kadınlarına açık bir şekilde sesleniyoruz: Siz analar bu manevi yükü tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Biz buradayız; yanınızdayız. Omuz omuza, el ele, dua ile ve emekle bu yolu birlikte yürüyoruz. Derneğimizin en temel hedefi; kadınların bu kutlu yolculukta daha güçlü, daha örgütlü ve daha etkili olmasını sağlamak, gençlerimizi ilim ve irfan ekseninde yetiştirmek için somut adımlar atmaktır. Kitap okuma buluşmalarıyla zihinleri, seminerlerle kalpleri, sohbetlerle ruhları besliyor; kadınlarımızı manevi anlamda güçlendirerek aile kurumunu tahkim ediyoruz. Millî ve manevi değerlerimizi kararlılıkla savunarak, bu hayali adım adım gerçeğe dönüştürüyoruz.
Çünkü inanıyoruz ki; bir annenin irfanla yetiştirdiği evlat, bir toplumun en büyük hazinesidir. Bir kadının duası, bir milletin en güçlü kalkanıdır. Biz Kadınanalar olarak, bu duanın ve bu kalkanın daha da güçlenmesine vesile olmayı en temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.
Her annenin gözlerindeki umudu diri tutmak, her gencin yüreğindeki millî ve manevi ateşi canlı kılmak için varız. İnşallah birlikte, gönül gönüle; manevi değerleri yüksek, irfanî sağduyusu güçlü, çalışkan, üreten, yerli ve millî evlatlar yetiştireceğiz. Bu hayal hepimizin ortak hayali, bu yol hepimizin ortak yoludur. Rabbim niyetlerimizi halis, yolumuzu açık, evlatlarımızı muhafaza eylesin.
Bir kadın olarak dernek başkanlığı görevine gelme süreciniz nasıl gelişti? Bu süreç doğal bir istişare ortamında gelişti. Yazarlık ve gazetecilik yıllarımda edindiğim birikim, arkadaşlarımın teveccühüyle birleşince bu görevi üstlenmeyi kabul ettim. Bu bir bireysel karar değil, kolektif bir sorumluluğa verilen cevaptır.
Ne kadar süredir başkanlık ya da üyelik görevini üstleniyorsunuz? Derneğimizin kuruluşundan bu yana yaklaşık 2,5 aydır başkanlık görevini yürütüyorum.
Bu görevde karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdir ve nasıl aştınız? Tanınırlık ve kaynak oluşturma en büyük zorluklardı. Ancak samimiyetimiz, inancımız ve halkımızın desteğiyle bu süreci aşmayı başardık.
Kadınların sivil toplumda liderlik üstlenmesinin topluma ne kazandırdığını düşünüyorsunuz? Kadın liderliği, bir toplumun dengesini, vicdanını ve geleceğe dair umutlarını güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. Kadınlar liderlik pozisyonlarına geldiklerinde, yönetim anlayışlarına yalnızca güç ve otoriteyi değil; merhameti, sorumluluğu ve uzun vadeli bir bakışı da taşırlar. Bu yaklaşım, toplumun daha sağlıklı, daha kapsayıcı ve daha adil bir zeminde ilerlemesine katkı sağlar.
Kadın liderliğinin öne çıkan temel niteliklerinden biri duygusal zekâ ve empatidir. Karar alma süreçlerinde insani boyutları gözetmeleri, çatışmaların yumuşatılmasına, uzlaşma kültürünün güçlenmesine ve toplumda kapsayıcı bir iklimin oluşmasına imkân tanır. Bu özellik, özellikle sosyal meselelerde kalıcı ve vicdan temelli çözümlerin üretilmesini sağlar.
Bir diğer önemli katkı fedakârlık ve uzun vadeli bakış açısıdır. Kadınlar, aile hayatında edindikleri sabır, planlama ve geleceği gözetme alışkanlıklarını liderlik rollerine de yansıtır. Eğitim, sağlık, aile politikaları ve sosyal adalet gibi alanlarda günü kurtaran değil, yarını inşa eden kararlar alırlar.
Kadın liderler aynı zamanda güçlü bir dayanışma ve ağ kurma yeteneğine sahiptir. Rekabet yerine iş birliğini, bireysellik yerine ortak faydayı önceleyen bu yaklaşım; sivil toplum kuruluşlarının, derneklerin ve yerel inisiyatiflerin güçlenmesini sağlar. Toplumsal bağlar kuvvetlendikçe, sorunlara birlikte çözüm üretme kültürü de gelişir.
Hoşgörü ve farklılıklara saygı, kadın liderliğinin bir diğer ayırt edici yönüdür. Anadolu irfan geleneğinin taşıyıcısı olan kadınlar, “yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevme” anlayışını liderlikte de yaşatır. Farklılıkları ayrışma sebebi olarak değil, zenginlik olarak görür; birleştirici bir dil ve tutum geliştirirler.
Kadın liderler, genç nesiller için güçlü bir rol modeldir. Özellikle genç kızlara, “Sen de yapabilirsin, sen de öncü olabilirsin” mesajını vererek özgüven kazandırırlar. Bu durum, yalnızca bireysel başarıyı değil, toplumun genel özgüvenini ve üretkenliğini de artırır.
Tarih boyunca Anadolu’da Selçuklu kadınanalarının halka hizmet eden eserler inşa etmesi, Osmanlı döneminde valide sultanların vakıflar ve eğitim kurumları kurması, Cumhuriyet’le birlikte kadınların eğitimde, kültürde ve siyasette öncü roller üstlenmesi; kadın liderliğinin topluma sunduğu katkıların somut örnekleridir.
Günümüzde kadın liderliği; aile kurumunu korurken toplumsal kalkınmayı hızlandıran, manevi değerleri yaşatırken çağın sorunlarına duyarlı çözümler üreten bir denge unsuru olarak öne çıkmaktadır. Kadınların sivil toplumda, siyasette, eğitimde ve kültürde daha görünür olması, toplumun hem aklının hem de vicdanının daha sağlıklı işlemesini sağlar.
Özetle; kadın liderliği topluma yalnızca hak ve temsil kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda toplumu daha merhametli, daha adil, daha birleştirici ve geleceğe daha emin adımlarla yürüyen bir yapıya kavuşturur. Çünkü kadın lider, aynı anda hem annedir hem öncüdür, hem dua eder hem sorumluluk taşır. Bu bütüncül güç, toplumun en sağlam teminatlarından biridir.
Kadınların örgütlü mücadelesinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Kadınların örgütlü mücadelesinin geleceğini, Türkiye ve Anadolu coğrafyası özelinde hem umut dolu hem de kararlı bir perspektifle parlak görüyorum. Önümüzdeki dönemde kadınlar, yalnızca “hak talep eden” bir konumda değil; değer üreten, yön veren ve toplumu dönüştüren bir güç olarak daha görünür olacaklardır. Bu dönüşüm birkaç temel eksen üzerinde şekillenmektedir: 1. Manevi köklerle modern dünyanın sentezi, 2. Kadınlar arasında güçlenen dayanışma 3. Genç nesillerde köklü bir uyanış, 4. Aile ve toplum dengesinin güçlenmesi, 5. Millî duruştan evrensel bir sese. Özetle; kadınların örgütlü mücadelesinin geleceği daha güçlü, daha irfanlı, daha birleştirici ve daha kararlı olacaktır. Bu mücadele ne bireyciliği kutsayan yaklaşımlara ne de baskıcı yapılara teslim olacaktır. Köklerini Anadolu’nun değerlerinden alan, merhamet ve adalet dengesini gözeten bir yol izlenecektir.
Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı olarak inanıyorum ki; kadınlar el ele verdiğinde toplumun vicdanı güçlenir, geleceği daha aydınlık olur. İnşallah o günler yakındır ve bizler de bu sürece hazırlanan, emek verenlerden olacağız.
Derneğinizin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projelerden bahseder misiniz? Bir yıllık çalışma planımızı hazırladık. Gençlere yönelik irfan kampları, Aile ve annelik babalık seminerleri, Kültürel ve tarihî geziler, Kadın yazar buluşmaları, Bayrak ve vatan sevgisi temalı farkındalık çalışmaları.
Genç kadınlara ve yeni kuşaklara vermek istediğiniz mesaj nedir? Sevgili genç kızlarım, sizler Anadolu’nun bin yıllık irfan mirasının taşıyıcıları, bu vatanın en kıymetli emanetlerisiniz. Selçuklu kadınanalarının fedakârlığıyla yoğrulan, Yunus Emre’nin muhabbetiyle büyüyen, Mehmet Akif’in vatan bilinciyle güçlenen bu mirasın devamısınız. Okuyun; yalnızca bilgi için değil, irfan için okuyun. Millî ve manevi değerlerinize sımsıkı sarılın, bayrağınızı ve ailenizi en büyük emanetiniz bilin.
Çalışkan, üretken ve sorumluluk sahibi olun. Yerli ve millî değerlerle yoğrulmuş emeğinizle bu topraklara katkı sunun. Birbirinize omuz verin, dayanışmayı büyütün; çünkü kadınlar el ele verdiğinde toplum güçlenir.
Unutmayın: Hem annelik hem liderlik mümkündür. Anadolu kadını bunu yüzyıllardır başarmıştır. Bugün bu sorumluluk sizlerin omuzlarındadır.
Gözlerinizdeki umut, yüreğinizdeki vatan ve aile sevgisi hiç eksilmesin. Sizlere inanıyor, güveniyor ve her birinizi sevgiyle kucaklıyorum. Rabbim yolunuzu açık, niyetinizi halis eylesin.
Bu derneğin başkanı olarak sizi en çok gururlandıran an hangisiydi? Beni en çok gururlandıran, kalbimin en derin yerine dokunan an; yerli ve millî Anadolu irfanını yüreğinde taşıyan, bu toprakların kadim manevi mirasını özümsemiş gençlerin yetiştiğine şahit olduğum anlardır. Gözlerinde vatan sevgisi, dillerinde dua, yüreklerinde fedakârlık ve zihinlerinde ilim ile irfanın ışığı parlayan genç kızlarımızı ve delikanlılarımızı görmek, benim için tarifsiz bir sevinç ve şükür vesilesidir.
O gençlerin; Selçuklu kadınanalarının vakur duruşunu, Yunus Emre’nin gönül dilini, Mevlânâ’nın muhabbetini, Hacı Bektaş Veli’nin insan merkezli anlayışını, Mehmet Akif Ersoy’un vatan idealini ve İstiklal Marşı’nın ebedî ruhunu içselleştirdiğini fark ettiğim her an, içimde derin bir hamd duygusu yükselir. Bu değerlerin yalnızca sözde değil, hâl ve davranışta da yaşatıldığını görmek, bizlere umut ve güç vermektedir.
Bir etkinlikte, bir okuma buluşmasında ya da samimi bir sohbet esnasında; gençlerin bakışlarında “Biz bu bayrağın gölgesinde büyüdük, analarımızın duasını aldık, şehitlerimizin emanetiyiz” diyen o sarsılmaz inancı gördüğümde, işte o anlar benim için unutulmazdır. O gözlerdeki ışık, dudaklardan dökülen “İnşallah biz de bu yolu devam ettireceğiz” cümlesi ve kalplerde hissedilen “Bu vatan bizim, bu değerler bizim” kararlılığı; Kadınanalar Kültür Derneği’ni kurarken attığımız her adımı, katlandığımız her yorgunluğu, verdiğimiz her emeği fazlasıyla anlamlandırmaktadır.
Benim için en büyük gurur; geleceğin Anadolu’sunu inşa edecek bu gençlerin, hoşgörü, tevazu, fedakârlık, millî birlik ve manevi derinlik ekseninde şekillenen kadim Anadolu irfan geleneğini taşıdığını, yaşattığını ve bu mirasa kök saldığını görmek; onların bu hikmet yolunda emin adımlarla yürüdüğüne şahit olmaktır.
Rabbim bu gençleri daim muhafaza eylesin, ilimlerini ve irfanlarını artırsın, yollarını açık etsin. İşte bu anlar, benim için dünyanın en kıymetli hazinesidir.
Dernek yönetiminde kaç kadın var? Yönetim kurulumuz 5 asıl 5 yedek üyeden oluşmakta ve tamamı kadındır.
Kadınların seslerini daha güçlü duyurmak için sizce hangi adımlar atılmalıdır? Kadınların sesinin güçlenmesi, Anadolu irfanının özünde yer alan fedakârlık, muhabbet, adalet ve birlik ilkeleriyle mümkündür. Bu ses; ne Batı’nın bireyci feminizminden beslenir ne de baskıcı yapıların gölgesinde yükselir. Aksine, bu toprakların kadim hikmet geleneğinden doğar ve o geleneği yaşatarak anlam kazanır.
Anadolu irfanı bize şunu öğretir: Kadının sesi, yalnızca yüksek çıkmakla değil; kalpten kalbe ulaşan dua, samimi dayanışma ve ilimle yoğrulmuş bir duruş ile güçlenir.
Bu anlayışla, kadınların sesini güçlendirecek temel adımlar şunlardır: İrfanî eğitim ve okuma bilinci kazanmak. Örgütlü ve samimi dayanışma kurmak: Kıskançlık yerine kız kardeşliği, rekabet yerine desteği büyütmek. Aile ve toplum dengesini korumak. Millî ve manevi değerler etrafında birleşmek. Üretken ve rol model olmak. Medya ve kültür alanında görünür olmak. Kadının sesi dua ile başlar, irfan ile yükselir, birlik ile kalıcı hâle gelir.
Biz Kadınanalar olarak diyoruz ki: Önce kendi içimizdeki Anadolu irfanını diriltelim. Sonra el ele verelim, sabırla ve dua ile yürüyelim. O vakit sesimiz yalnızca duyulmaz; kalplere işler, nesillere miras olur. Rabbim kadınlarımızın sesini hakka, hayra ve vatan sevgisine vesile kılsın. Birlikte daha güçlüyüz. Bu ses, Anadolu’nun ebedî nağmesidir.
Köşemizde okuyucularımıza iletmek istediğiniz özel bir mesajınız var mı? Derneğimiz bünyesinde yer alan her bir kardeşimiz; düşünen, hisseden ve bu topraklar için sorumluluk taşıyan insanlardan oluşmaktadır. Hepimizin yüreğinde aynı duygu, aynı kaygı vardır. Yerli ve millî değerlerimize bağlılık, manevi derinlik, Anadolu irfanının köklü hikmeti ve bu vatan için “Daha hayırlı nasıl hizmet edebiliriz?” arayışı. Başkanından yönetim kurulu üyesine, aktif görev alanından henüz resmî bir sorumluluk üstlenmemiş üyemize kadar herkes aynı sorumluluğu taşır. Bu toprakların emanetine sahip çıkmak, anaların duasını ve şehitlerin emanetini korumak, bayrağın gölgesinde yetişen nesillere aynı irfanı aktarmak.
Ben burada, başkan sıfatıyla yalnızca şahsî duygularımı değil; derneğimizin tüm fertlerinin ortak hissiyatını, ortak niyetini ve ortak duasını dile getiriyorum. Bu sözler bir kişiye değil, Kadınanalar ailesinin tamamına aittir. Hepimiz aynı istikamette, aynı inançla ve aynı sorumluluk bilinciyle yürüyoruz. Biz biriz; gönlümüz birdir, hedefimiz birdir: Millî ve manevi değerlerimizi yüceltmek, aile yapımızı güçlendirmek, gençlerimizi irfanla buluşturmak ve bu kıymetli emaneti geleceğe taşımak.
Bu bilinçle yol yürüyen, bu kaygıyı paylaşan, bu hizmet aşkını taşıyan tüm kardeşlerime selam ediyorum. Rabbim niyetlerimizi halis, yolumuzu açık, birliğimizi daim eylesin.
Kadınanalar Kültür Derneği Başkanı olarak, yönelttiğiniz bu anlamlı ve derinlikli sorular için teşekkür ederim. Derneğimizin kuruluşundan bugüne taşıdığı manevi sorumluluğu, samimiyetle ve içtenlikle paylaşmayı bir vazife olarak gördüm. Tüm sorularınıza sırasıyla, açık yüreklilikle cevap vermeye çalıştım.
Afyonkarahisar’da yeni kurulan “Kadınanalar Kültür Derneği’ni nice güzel işlerde yer alacaklarını biliyor ve başarılar diliyorum. Gönüllü çalışmaları ve destekleyici katkılarından dolayı kendisini kutluyor, sorularıma verdiği açıklayıcı yanıtlar ve içten tavsiyeleri için değerli başkanım Fatma Gülşen KOÇAK Hanım’a gönülden teşekkür ediyorum. Ben Âliye Mete Sert; haftaya bir başka kadın dernek başkanının hikâyesiyle buluşmak dileğiyle…