Kadınlar Dernekte: Sevgi Bağı Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği
Âliye METE SERT
“Kadınlar Dernekte” köşe yazımda bu hafta, Afyonkarahisar Sevgi Bağı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni ve Değerli Başkanı Nazike GÖK PAZVANTOĞLU Hanım’ı ağırlıyoruz.
Sizi tanıyabilir miyiz? Ben Nazike GÖK PAZVANTOĞLU. Afyon Sevgi Bağı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanıyım. Ayrıca Türkeli gazetesinde ve Gönül Pınarı dergisinde köşe yazıyorum. Karahisar Kadın Platformunda, AFYAŞAD derneğinde, Kültür Edebiyat ve Yazarlar Derneğinde de üyelik faaliyetlerinde bulunuyorum.
Ben Afyon adliyesinde ilk bayan baro kartını aldım. 6 yıl avukat yanında çalıştım. Oradan bir TV kurumuna geçtim. Sosyal Politikalar Bakanlığına kendi iş yerimi açma projesini sundum ve kabul edildim. Beş yıl kadar da kendi işyerimde Çeşme Altı Büfe adıyla çalıştırdım ve en güzeli kendi işinin patronu olmaktı. Şimdi ise Sevgi Bağı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinde gönüllü faaliyetlerimize devam ediyoruz.
Derneğiniz tam ismi nedir? Afyonkarahisar Sevgi Bağı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’dir.
Derneğiniz kuruluş hikayesini ve temel amaçlarını bizimle paylaşır mısınız? Derneğimin kuruluş hikayesi şöyledir. Ben fakir bir ailenin sekizinci çocuğuyum. Babamı küçük yaşta kaybettim ve hiçbir gelirimiz yoktu. Biz valilik, sosyal yardımlaşma, belediyen ve etrafımızdaki yardımsever dernek ve insanların yardımlarıyla geçinerek büyüdük. Her bir kardeşim amir, memur, askeriye personeli oldular. Ben de o zaman kendime söz verdim. Büyüyünce herkese yardım edeceğim diye. Derneğimi Allah nasip etti kurdum. Çok şükür elimden geldiğince fakir, fukara, garip, yardıma ihtiyaç olan kimselere yardım etmeye çalışıyorum.
Bugüne kadar yürüttüğünüz en önemli projelerden veya faaliyetlerden bahseder misiniz? Derneğimiz kadınlara maddi manevi destek amaçlıdır. Birçok kadınımızı çalışmaya, kendi ayakları üzerinde durmaya, sadece eşlerinin eline bakmamalarına, ayrıca eşinden şiddet gören hanımlarımızın KADES uygulamasını öğrenmelerine yardımcı olduk.
Bir kadın olarak dernek başkanlığı görevine gelme süreciniz nasıl gelişti? Ben diğer bir derneğe üye olarak kabul edilmedim. Çok istiyordum kadın olarak insanlara yardımcı olmayı ama diğer dernek üyelik isteğimi sürekli erteledi. Baktım beni oyalıyorlar diye düşündüm. Bu beni derinden üzdü. Bir arkadaşıma durumu anlattım. Sağolsun o da bana kendi derneğimi kurmamı ve bunun çok kolay olduğunu söyledi ve yol gösterdi. Böylece derneğimi sevdiğim dostlarım ve arkadaşlarımla bir araya gelerek kurduk çok şükür elhamdülillah. Süreç bu şekilde gelişti.
Kaç senedir başkanlık ya da üyelik görevini üstleniyorsunuz? Yaklaşık dört yıldır derneğimiz faaliyet göstermektedir. Ayrıca diğer iki derneğe de üyelik hizmeti veriyorum.
Bu görevde karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdir ve nasıl aştınız? Yardım derneği olduğumuz için sürekli ev eşyaları veriliyor. Bunların taşınması ve nakliye aracı olmaması çok büyük sıkıntı oluyor. Maalesef birde dernek yerimizin kendimize ait olmaması büyük sıkıntı oluyor. Buradan devlet büyüklerimize sesleniyorum. Sizin aracılığınızla lütfen yardım derneklerine yer tahsis etsinler. İlimizde kullanılmayan devlete ait âtıl durumda yerlerimiz var. Hem oralar kullanılır hale gelir hem bizlerde yüksek kira gelirlerini fakir fukaraya dağıtırız.
Kadınların sivil toplumda liderlik üstlenmesinin topluma ne kazandırdığını düşünüyorsunuz? Günümüzde artık kadınlarımız da güzel yerlerde görev almaya başladılar ve büyük işler başarıyorlar. Kadının elinin değdiği her iş güzel olur ve tabi ki liderlik de her iş gibi kadınlarımızın da hakkıdır. Büyük gururdur. Toplumda kadınlarımızın yeri her zaman vardır ve var olacaktır. Gelecek nesillerimize de örnek olacaktır. Genç hanım kızlarımız biz nasıl büyüklerimizi örnek aldıysak onlarda bizleri ve bizim yaptıklarımızı örnek alacaktır muhakkak.
Kadınların örgütlü mücadelesinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Kadınlarımızın sesini duyurmak için en başta eğitime öğretime önem verilmesi gerekmektedir. Eskiden kadının saçı uzun aklı kısa diye çok çirkin ve aşağılayıcı bir söz vardı. Biz kadınlar olarak bu sözün ne kadar yanlış olduğunu ispat ettik. Bir doğum doktoruna gittiğimizde eşlerimiz kadın doktor olsun istiyorlar, peki siz kız çocuklarını okuttunuz mı da kadın doktor istiyorsunuz ya da bu avukat da olabilir diğer mesleklerde olabilir bu yüzden kız çocuklarını okutmalıyız. Ben bunun acısını yıllardır çekiyorum maalesef günümüzde diploma olmadan hiçbir iş yapamıyoruz. Bizi okuttular da biz mi okumadık sanki ama ben kendi kendimi yetiştirdim. Toplumda bende varım dedim. Kadının toplumda ki yeri mutlaka yüksek olmalıdır.
Bu derneğin başkanı olarak sizi en çok gururlandıran an hangisiydi? Bugüne kadar yaptığım en önemli projelerimden birisi ihtiyaç sahiplerine süt dağıtmak oldu. Her cumartesi günü sabah 09:00’da taze olarak süt temin ettik.
Dernek yönetiminde kaç kadın var? 5 tane hanım kardeşimiz var.
Derneğinizin faaliyetleri ve etkinliklerinden haberdar olmak için hangi sosyal medya hesaplarınızı takip edebiliriz? Derneğimizin faaliyetlerini “Afyon Sevgi Bağı Haber Sitesi” ve Facebook’da “Nazike Gök” sayfalarından takip edebilirsiniz.
Köşemizde okuyucularımıza iletmek istediğiniz özel bir mesajınız var mı? Evet var. Kız çocuklarımızı okutalım. Onlara her şeyin toz pembe olmadığını ve hayatın gerçeklerini öğretelim. Hanım kızlarımıza ayakları üzerinde durmaya teşvik edelim.
Sivil toplum yolculuğuna yaşadığı zorluklar sebebiyle kendine verdiği sözle başlayan, yaptığı yardım çalışmalarından dolayı kendisini kutluyor, sorularıma verdiği samimi yanıtlar için Afyonkarahisar Sevgi Bağı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin değerli başkanı Nazike GÖK PAZVANTOĞLU Hanım’a gönülden teşekkür ediyorum.
Ben Âliye Mete Sert; haftaya bir başka kadın dernek başkanının ya da dernek yönetiminde bulunan bir kadının daha hikâyesiyle buluşmak dileğiyle…
