Âliye METE SERT

Kadınlar Dernekte: Türkiye Yeşilay Cemiyeti Afyonkarahisar Şubesi

Âliye METE SERT

“Kadınlar Dernekte” köşe yazımda bu hafta; köklü geçmişi olan Yeşilay Cemiyetini ve aileleri bilinçlendiren, bağımlılıkla mücadelede önemli çalışmalar yapan, çocuklarımızın hayallerine dokunan Afyonkarahisar Yeşilay Kadın Komisyonu’nu konuk ediyoruz. Başarılı çalışmalara imza atan Kadın Komisyonu Başkanı Emine AĞTAŞ Hanım’ı ağırlıyoruz.

Sizi tanıyabilir miyiz? Ben, Dr. Emine Ağtaş. Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Anabilim Dalında Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapıyorum. Akademik çalışmalarımın yanı sıra, yaklaşık beş yıldır Türkiye Yeşilay Cemiyeti Afyonkarahisar Şubesi Kadın Komisyonu Başkanlığı görevini yürütüyor, aynı zamanda Bölge Koordinatörlüğü sorumluluğu ve Yeşilay Genel Merkez Kadın Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini sürdürüyorum.

 

 

Cemiyetinizin tam ismi nedir? Cemiyet yönetiminde göreviniz nedir? Yeşilay başkanının ismi nedir? Cemiyetimizin tam ismi Türkiye Yeşilay Cemiyeti, biz ise Yeşilay Afyonkarahisar Şubesiyiz. Ben Yeşilay Afyonkarahisar Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi- Kadın Komisyonu Başkanıyım. Yeşilay Genel Başkanımız Doç. Dr. Mehmet Dinç, Afyon Şube Başkanımızın ismi ise Arif Kavas’tır.

Cemiyetinizin kuruluş hikâyesini ve temel amaçlarını bizimle paylaşır mısınız?  Yeşilay, işgal güçlerinin Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında toplumumuzda alkol ve uyuşturucu maddeleri yaygınlaştırmasını ve işgale karşı mücadele ruhunun yıkılmasını önlemek amacıyla, Sultan Vahdeddin'in izniyle ve Şeyhülislam İbrahim Haydarizade'nin himayesinde, Dr. Mazhar Osman ve arkadaşları tarafından 5 Mart 1920'de İstanbul'da "Hilal-i Ahdar" adıyla kurulmuştur. "Hilal-i Ahdar" ismi 1929 yılında "Yeşil Hilal" olmuş; 1936'da ise Yeşilay olarak değiştirilmiştir. 1934 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı, İsmet İnönü'nün Başbakanlığında, Bakanlar Kurulu kararıyla Yeşilay'a "Kamu Yararına Çalışan Dernek Statüsü" verilmiştir.

Kuruluşundan günümüze bağımlılık türleri arttıkça Yeşilay'ın da tüzüğünde çalışma alanları çeşitlenmiş, alkolden sonra sigara, uyuşturucu madde, kumar ve yakın tarihte teknoloji bağımlılığı Yeşilay'ın mücadele alanına dahil olmuştur.

Bugüne kadar yürüttüğünüz en önemli projelerden veya faaliyetlerden bahseder misiniz?  Yeşilay Kadın Komisyonu olarak, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Merkezimizin ülke genelinde eş zamanlı yürüttüğü Yeşilay Elçileri başta olmak üzere birçok projeyi ilimizde başarıyla uyguluyoruz. Bunun yanında, yerel ihtiyaçları gözeten ve toplumun farklı kesimlerine dokunan özgün projeler geliştirerek bağımlılıkla mücadele çalışmalarımıza değer katıyoruz.

Bunlardan biri olan Hayalimdeki Oyuncak Projesi'nde, çocuklarımız hayallerindeki oyuncakları resmediyor, öğretmenleri bu çizimleri bizlere ulaştırıyor. Okullarda gerçekleştirdiğimiz Benim Kulübüm Yeşilay etkinliklerinin sonunda ise çocuklarımıza hayallerindeki oyuncakları sürpriz olarak hediye ediyoruz. Bu proje hem bağımlılık konusunda farkındalık oluşturuyor hem de çocuklarımızın hayallerine dokunmanın mutluluğunu yaşatıyor.

Bir diğer çalışmamız olan 1 Bot 1 Mont Projesi kapsamında yine okullarda gerçekleştirdiğimiz Benim Kulübüm Yeşilay etkinliklerinin ardından ihtiyaç sahibi öğrencilerimize bot ve mont desteğinde bulunuyoruz. Çocuklarımızın yalnızca bilinçlenmelerine değil, temel ihtiyaçlarının karşılanmasına da katkı sağlamayı önemsiyoruz.

Teknolojiyi sosyal fayda ile buluşturduğumuz "Bağımlılık ile Mücadelede Anne" Yapay Zekâ Destekli Görsel Tasarım Sergisi ise Türkiye'de örnek gösterilebilecek çalışmalarımızdan biri oldu. Bu proje öncesinde kadın komisyonu üyelerimize yapay zekâ destekli görsel tasarım eğitimi verdik. Ardından bağımlılıkla mücadelede annenin koruyucu ve yönlendirici rolünü anlatan eserler üreterek sergimizi sanatseverlerle buluşturduk.

Toplumsal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda, Sevgi Evleri'nde kalan çocuklarımız için bir ay süren Resim Atölyesi düzenledik. Kara kalem çalışmalarıyla başlayan eğitimler, yağlı boya uygulamalarıyla devam etti. Atölyenin sonunda çocuklarımız Yeşilay'ın simgesi olan hilali kendi hayal dünyalarıyla yorumlayarak eserlerini hazırladı. Bu eserleri Taş Medrese'de düzenlediğimiz sergide vatandaşlarımızla buluşturduk. Çocuklarımızın özgüvenlerini artıran ve kendilerini sanat yoluyla ifade etmelerine imkân tanıyan bu proje, bizim için en anlamlı çalışmalarımızdan biri oldu.

Afyonkarahisar Adliyesi çocuk bekleme ve oyun odasında, cezaevindeki aile bireyleriyle görüşmeyi bekleyen çocuklara yönelik bir kütüphane oluşturduk. Proje kapsamında çocukların zihinsel gelişimlerini desteklemek ve bağımlılık farkındalığını artırmak amacıyla Yeşilay yayınlarıyla zenginleştirilmiş bir okuma alanı oluşturulmuş; ayrıca kutu oyunları, resim malzemeleri ve her yaş grubuna uygun dünya klasiklerinden oluşan kitaplar çocukların kullanımına sunulmuştur.

Yeşilay Kadın Komisyonu olarak hedefimiz; bağımlılıkla mücadeleyi yalnızca eğitim faaliyetleriyle sınırlı tutmadan, sanat, teknoloji, gönüllülük ve sosyal dayanışmayı da sürecin bir parçası hâline getirerek toplumun her kesimine dokunabilmektir. Elbette bunlar, bugüne kadar hayata geçirdiğimiz çalışmaların yalnızca bir kısmı.

Yeşilay'ın yerelde veya ulusal ölçekte kadınların yaşamına nasıl bir katkı sunduğunu düşünüyorsunuz? Yeşilay Kadın Komisyonu olarak en temel hedefimiz, kadınları bağımlılıkla mücadelede bilinçlendirmek, güçlendirmek ve bu mücadelenin aktif bir paydaşı hâline getirmektir. Çünkü bağımlılık yalnızca bireyi değil; aileyi, çocukları ve tüm toplumu etkileyen çok yönlü bir sorundur. Bu noktada kadınların, özellikle annelerin üstlendiği koruyucu ve rehberlik edici rolün son derece kıymetli olduğuna inanıyoruz.

Yerelde gerçekleştirdiğimiz eğitimler, seminerler, farkındalık çalışmaları ve sosyal sorumluluk projeleriyle kadınların bağımlılık türleri, risk faktörleri ve korunma yöntemleri konusunda bilgi sahibi olmalarını sağlıyor; çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurmalarını ve bağımlılıklara karşı daha güçlü bir duruş sergilemelerini destekliyoruz. Aynı zamanda ihtiyaç duyan bireylerin doğru destek mekanizmalarına ulaşmaları konusunda da farkındalık oluşturuyoruz.

Ulusal ölçekte ise Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nin yürüttüğü projelerde aktif rol alarak bağımlılıkla mücadelede ortak bir gönüllülük ruhunu büyütüyoruz. İller arasında kurulan iş birlikleri ve bilgi paylaşımı sayesinde daha fazla kişiye ulaşıyor, önleyici çalışmaları yaygınlaştırıyoruz.

Biz, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca kurumların değil, toplumun ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. Kadınlar ise bu mücadelenin en güçlü aktörlerinden biridir. Bilinçli bir annenin, güçlü bir ailenin; güçlü bir ailenin ise bağımlılıklardan uzak, sağlıklı nesillerin teminatı olduğuna inanıyor ve tüm çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz.

Kaç senedir cemiyetin şube yönetiminde görevinizi üstleniyorsunuz?  Yaklaşık 5 yıldır bu görevi yürütüyorum.

Bu görevde karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve nasıl aştınız?  Açıkçası bu süreçte "en büyük zorluk" diyebileceğim bir durum yaşamadım. Çünkü gönüllülük, sevmeden ve inanarak yapılabilecek bir iş değil. Siz yaptığınız işe gönülden inanıyorsanız, karşınıza çıkan zorlukları engel olarak değil, aşılması gereken birer sorumluluk olarak görüyorsunuz. Elbette zaman zaman iş, aile ve gönüllülük faaliyetlerini birlikte yürütmek planlama ve fedakârlık gerektiriyor. Ancak güçlü ekip ruhumuz, kadın komisyonumuzun özverili çalışmaları ve Yeşilay ailesinin desteği sayesinde tüm süreçleri dayanışma içinde yürütüyoruz.

 

Kadınların sivil toplumda liderlik üstlenmesinin topluma ne kazandırdığını düşünüyorsunuz?  Kadınların sivil toplumda liderlik üstlenmesi, toplumsal sorunların çözümüne daha kapsayıcı, güçlü ve sürdürülebilir bir bakış açısı kazandırıyor. Özellikle bağımlılıkla mücadele gibi yalnızca bireyi değil, aileyi ve toplumu da etkileyen konularda kadınların liderliği çok önemli bir rol üstleniyor. Kadınlar; empati kurabilen, dayanışmayı güçlendiren ve topluma dokunan projeleri hayata geçirme konusunda önemli bir potansiyele sahip. Özellikle anneler ve kadınlar, çocukların ve gençlerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasında, risklerden korunmasında ve bağımlılıklara karşı bilinçlenmesinde en etkili rehberlerden biridir. Bu nedenle kadınların sivil toplumdaki aktif varlığı, bağımlılıkla mücadelede koruyucu ve önleyici çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor.

Liderlik üstlenen kadınlar aynı zamanda başka kadınlara da ilham oluyor; gönüllülük kültürünü güçlendiriyor, toplumsal dayanışmayı artırıyor ve daha fazla insanın iyilik hareketine katılmasına vesile oluyor. Böylece sadece projeler hayata geçirilmiş olmuyor, aynı zamanda güçlü bir sosyal farkındalık ve ortak sorumluluk bilinci de oluşuyor.

Derneğinizin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projelerden bahseder misiniz?  Önümüzdeki dönemde de Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Merkezimizin yürüttüğü ulusal projeleri ilimizde uygulamaya devam edeceğiz. Bunun yanında özellikle anne ve anne adaylarına yönelik bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam farkındalığını artıracak eğitimlerimizi sürdüreceğiz. Ayrıca bugüne kadar başarıyla yürüttüğümüz projeleri farklı okul ve kurumlarda yaygınlaştırarak daha fazla kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. Bizim için en önemli konu, projelerin sürdürülebilir olması ve toplumda kalıcı bir farkındalık oluşturmasıdır.

 

Genç kadınlara ve yeni kuşaklara vermek istediğiniz mesaj nedir?  Kendinize güvenin, topluma fayda sağlayacak işlerin içinde yer almaktan çekinmeyin. Gönüllülük, sadece başkalarının hayatına değil, kendi hayatınıza da değer katar.

Cemiyet olarak sizi en çok gururlandıran an hangisiydi?  Beni en çok gururlandıran şey, kadın komisyonumuzun gönüllülük ruhuyla, büyük bir özveri ve ekip dayanışmasıyla çalışmasıdır. Her projede aynı heyecanla bir araya gelen, hiçbir karşılık beklemeden topluma fayda üretmek için emek veren ekibimiz, benim en büyük gurur kaynağım. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Birlikte başardığımız her çalışma, dayanışmanın ve gönüllülüğün ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösteriyor. Ayrıca bu vesileyle, Yeşilay Kadın Komisyonumuzun çalışmalarına kattığı vizyon, destek ve yol göstericiliği için Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanımız Sayın Ülkenur Büke’ye de gönülden teşekkür etmek isterim. Kadınların Yeşilay çatısı altında etkin çalışmalar yürütmesine sunduğu katkı bizim için çok kıymetli.

Cemiyet yönetiminde kaç kadın var?

Yeşilay Afyonkarahisar Şubesi YK Kadın Sayısı 3

Yeşilay Afyonkarahisar Şubesi Kadın Gönüllü Sayısı: 347

Kadınların sesini daha güçlü duyurabilmek için sizce hangi adımlar atılmalı?  Karar alma mekanizmalarında daha fazla temsil edilmeleri desteklenmeli ve gönüllülük çalışmaları teşvik edilmelidir. Özellikle sivil toplumda aktif rol alan kadınların çoğalması, toplumsal farkındalık oluşturma ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda çok daha güçlü bir etki sağlayacaktır.

Yeşilay’ın faaliyetleri ve etkinliklerinden haberdar olmak için hangi sosyal medya hesaplarınızı takip edebiliriz? 

Instagram hesapları & X Hesabı: 1920yeşilay, yeşilaykurumsal, yesilayafyon Whatsapp kanalı: https://whatsapp.com/channel/0029VacnHmIF1YlWXOhRLP07

Köşemizde okuyuculara iletmek istediğiniz özel bir mesajınız var mı?  Bağımlılık, yalnızca bireyin değil ailesinin ve toplumun ortak sorunudur. Bu nedenle en önemli adım, sorunu erken fark etmek ve profesyonel destek almaktan çekinmemektir.

Yeşilay'ın Türkiye genelinde hizmet veren YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi) ilimizde de bulunmaktadır. YEDAM, alkol, tütün, madde, kumar ve internet bağımlılığıyla mücadele eden bireylere ve yakınlarına tamamen ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı destek sunmaktadır. YEDAM'da klinik psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları görev yapmakta olup, destek almak isteyen herkes 115 YEDAM Danışma Hattı üzerinden kolayca ulaşabilmektedir.

Unutmayalım; bağımlılık tedavi edilebilir ve bu mücadelede hiç kimse yalnız değildir. Yardım istemek, değişimin ve iyileşmenin ilk adımıdır.

Çocuklarımızın hayallerine dokunurken, geleceğimizi de koruyorlar. Yeşilay Kadın Komisyonu’nun emeklerinin ve güzel çalışmalarının artarak devam etmesini diliyorum. 

Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet DİNÇ’e, Afyonkarahisar Şube Başkanı Arif KAVAS’a, Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Ülkenur BÜKE’ye, Afyonkarahisar Kadın Komisyonu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Emine AĞTAŞ Hanım’a ve kadın komisyonun değerli üyelerine gönülden teşekkür ederim. 

 

Ben Âliye Mete Sert; haftaya bir başka kadın dernek başkanının ya da dernek yönetiminde bulunan bir kadının daha hikâyesiyle buluşmak dileğiyle…

 

Yazarın Diğer Yazıları