Muharrem Günay

6-OĞUZ HAN ZÜLKARNEYN MİDİR?

Muharrem Günay

Kur’an-ı Kerim’de adı geçen Zülkarneyn’in Oğuz Han olduğuna dair iddialar vardır. Hz. Âdem’den günümüze kadar Allah’ın dini uğrunda mücadele eden peygamberlerden başka birçok veli ve salih kulların olduğu bilinmektedir. Bir Tanrı yolunda uzun yıllar süren din savaşları yaptığı bilinen Oğuz Han’ın da peygamber olması, peygamber olmasa bile Allah’ın bu sâlih ve veli kullarından birisi olması mümkündür. Çünkü O’nun Oğuznâme’de Müslüman olduğu ve kaynaklarda bir Tanrı yolunda on yıl süren din savaşları yaptığı anlatılır. Oğuz Han, Rıza Nur’a göre “Türklerin Milli Peygamberidir. Ancak Sami milletlerde Peygamberler listesinde adı geçmemiştir. Yalnız İbrâni kitapları ve Tevrat “Torğ” diye kendisinden bahsederler (Nur,1978: 46).

Kur’an-ı Kerim’de Kehs suresinde Zülkarneyn aleyhisselamdan, Allah’ın O’na büyük bir güç ve kuvvet ve ordular verdiğinden söz edilir. Miladi 1684 yılında vefat eden Vâni Mehmed Efendi “Arais’ül Kur’an” isimli Arapça tefsirinin 250. yaprağında:

“Türkler Kur’an’da bahsi geçen Zülkarneyn’den maksat, Oğuz Han olduğunu söylerler ki bu hususta tereddüdü mucip olacak (tereddüt edilecek-şaşılacak)hiçbir nokta yoktur” demektedir (Danişmend, 1978:174,178).

Aynı konu üzerinde “Neşri Tarihi” denilen ve İkinci Bayezid devrinde yayınlanan “Kitab-ı Cihannuma”nın birinci cildinin onuncu sayfasında Oğuz Han’ın doğuya, batıya bütün dünyaya hâkim olduğu belirtildikten sonra şöyle denilmektedir:

“Etrak (Türkler)şöyle zu’m iderlerdi ki Hak Sübhanehu ve Teâlâ Kelâm-ı kadîminde zikr ettiği Zülkarneyn meğer bu ola dirlerdi”(Kitab-ı Cihannüma Neşri Tarihi cilt 1, sayfa:11).

Kânûnî devrine ait Rüstem Paşa’nın “Tevârih-i Âl-i Osman” adlı eserinin ikinci sayfasında ise şöyle bir ifade mevcuttur:

“Etrak (Türkler)şöyle fikri derlerdi ki Hak Sübhânehu ve Teâla Kur’an-ı Keriminde (Kulnâ yâ Zülkarneyn) diyu zikr-ittiği meğer bu (Oğuz Han)’dır dirlerdi” (Danişmend, 1978: 175).

Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresi 83. Ayetten 98. Ayete kadar Zülkarneyn hakkında bilgi verilmektedir. Bu ayetlerde Zülkarneyn’in yeryüzünde iktidar ve kuvvet sahibi olduğu, doğuya, batıya ve çeşitli yerlere seferler yaptığı anlatılır. Bu ayetlerden insanların o çağlarda demiri ve bakırı kullandıkları da anlaşılmaktadır.(Geniş bilgi için Kehf suresinin tefsirlerine bakınız.)

Bu ayetlerden anladığımıza göre Zülkarneyn,  dünyanın dört bir yanına seferler düzenlemiş olan Allah’ın sâlih ve veli bir kulu veya peygamberidir. Beyzâvi tefsirinde Zülkarneyn’in Cihan Hâkimiyetine ulaştığından söz edilir. Ayrıca bir yiğitlik simgesi olarak tacında iki boynuz bulunduğundan Zülkarneyn denildiği belirtilmekte ise de bu görüş bir kısım tefsirciler tarafından tasvip görmemiştir.(Kur’an-ı Kerim ve açıklamalı Meali Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, no:86)

Zülkarneyn’nin “Türklerin iki boynuzlu Oğuz’u, Yunanlıların İskender’i Mısır Firavunlarından biri ve yahut Himyeri tebabiasından (Yemenden) biri” sayılmaktadır  (Danişmend,1978, s. 178).

Ömer Nasuhi Bilmen, Yunanlı İskender’in Zülkarneyn olamayacağını belirterek, “İskender, bir feylesof olan Aristo’nun mezhebi üzere bulunuyordu. Rivayete nazaran İran’ı zapt etmiş, Hindistan’a kadar da gitmiş ise de silah arkadaşları kendisini takip etmek istemedikleri için bilzarure ric’ate mecbur olmuştu. (geri dönmüştü) Etrafını da bir takım ehli hava sarmıştı. Onların teşvikiyle zevk ve sefaya, işrete, sefahate dalarak daha otuz üç yaşında iken kablel milad (M.Ö. 322) tarihinde hummadan vefat etmiştir” demektedir (Ö.N.Bilmen, Kur’an-ı Kerim Türkçe Meali Âlisi ve Tefsiri, cilt:4, sayfa: 1995).

Yemenli Himyeri tebasından olan Sa’b ile Makedonyalı İskender yalnız şark seferiyle ünlüdürler. Oğuz Han’ın ise eski Türk destanlarına ve tarihi bilgilere göre dünyanın dört tarafına de seferleri vardır.  İlk Türk Cihan Hâkimiyeti de Oğuz Han tarafından gerçekleştirilmiştir. Yukarıda adı geçen “Neşri Tarihi”nin birinci cildinin on ikinci sayfasında şu bilgiler mevcuttur:

“Vaktaki Oğuz bilad-ı arzı şarkan ve garben ve Çin ve Gor ve Gazne ve Hind ve Sind ve Türkistan ve Deylem ve Babil, Berber, çün bu kadar illere müstevli oldu… “(Danişmen, 1978, s. 176).

Marcel Brion’un “La vie des Huns” isimli eserindeki açıklamaya göre: “Oğuz Han’ın ordusu bile dünyanın dört cihetine göre dört renge ayrılır. Şimal fırkasının atları yağız, cenup fırkasının atları kula, garp fırkasının atları kır ve şark fırkasının atları bakla kırı rengindedir” (Danişmend, 1978:176.)

Yazarın Diğer Yazıları