Muharrem Günay

AÇIKTAN ORUÇ YEMEK ALLAH'A KARŞI MEYDAN OKUMADIR

Muharrem Günay

Oruç İslam’ın beş temel esasından biridir. Farziyeti Kur’an ve sünnet ile sabittir. Terki çok büyük bir günahtır. Bununla beraber; oruç tutmayan büyük günah işlemiş olmakla beraber farz oluşunu inkâr etmedikçe dinden çıkmaz yani kafir olmaz. Fakat oruç tutmayan birisinin açıktan insanların göreceği bir şekilde yemesi içmesi Allah’a karşı saygısızlığın yanında aynı zamanda bir meydan okumadır. Allah korusun Müslümanı dinden çıkarır. Lütfen oruç tutmasak da saygısızlık yapmayalım.

ÇANAKKALE’DE CEPHEDE RAMAZAN

“Bir asker cepheden kızına mektup yazıyor ve diyor ki;

“Benim güzel kızım,

Bugün Temmuz 14, Ramazan’ın ikinci günü.

Şeyhülislam oruç tutmayabilirsiniz diye fetva yayınladı.

Ama benim içim rahat etmedi.

Oruca niyetlendim.

Sahur vakti çalıların arasında iki kök çiriş (pırasadan daha küçük bir ot) buldum.

Onlarla sahur ettim. Gündüzü yeni siperler kazdık.

Hiç susamadım.

Taarruz arttı.

Kafamızı çıkaramadık.

Akşam olunca bir asker ezan okudu.

Siperin içinde matara elden ele dolaştı.

Herkes orucunu su ile açtı.

Ben zannettim ki sadece ben oruçluyum.

Meğer bölüğün hepsi oruçluymuş.

Matara en son bana geldi.

Geldi ama ben kendimden utandım.

Arkadaşlarım hepsi sahursuz oruç tutmuşlar.

Ben ise iki çirişi yediğim için arkadaşlarıma karşı kendimi mahcup hissettim.

O gün oruçlu şehit olan Erzurum’lu, Darende’li ve Yenice’linin hakkını nasıl öderim diye gözyaşı döktüm…

İşte bu vatan böyle vatan edildi.

Şehit kanlarıyla yoğrulmuş bu vatanın kıymetini ancak şehadete inananlar ve vatan sevgisini gönlünde kalbinde taşıyanlar bilir. Onlar olmasaydı belki ne Türkiye ne biz olacaktık! Şimdi onların torunları ne Allah’tan korkuyor ne de kuldan utanıyorlar.

ESKİ AFYON’DAN BİR ESER YOK.

Çok değil daha kırk-elli sene önce Afyonkarahisar sokaklarında açıktan oruç yiyen insana çok az rastlanırdı. Hatta bizim gençliğimizde orucu açıktan yiyen bu insanlara meydan dayağı atılırdı. Açık lokanta hemen hemen yok gibiydi. Bu günkü Bankalar caddesinde bir adat lokanta açık olur onun da penceresine örtü çekilirdi. Bu lokantada daha çok dışarıdan gelen yolculara ve özrü dolayısıyla oruç tutamayan hastalara hizmet verirdi. Bazan kendi kendime kırk elli sene öncesine gidip “bu açıktan oruç yiyenleri yine dövmek mi lazım” diye soru soruyorum.

Hasta olabilirsiniz, yolcu olabilirsiniz, hatta keyfi olarak oruç tutmayabilirsiniz bu durum Allah ile sizin aranızdadır. Fakat lütfen, Allah rızası için, oruca ve oruç tutanlara saygı duyalım.  En önemlisi Allah’a saygısızlık etmeyelim.

Yazarın Diğer Yazıları