Erenler evliyalar yatağı, yiğitler, kahramanlar otağı Afyonkarahisar kadınıyla erkeğiyle Tarihin her döneminde büyük devlet ve bilim insanları yetiştirmiştir. Günümüzde de hem valisi hem belediye başkanı kadın olan tek ildir.
Afyonkarahisar halkı Millî Mücadele’de sadece erkeğiyle değil kadınıyla da Kuvayı Milliye’nin yanında yer almış, erkeklerle birlikte kadınlarımızda düzenlenen mitinglere katılmışlar hem cephede hem de cephe gerisinde üzerine düşen görevleri fazlasıyla yerine getirmişlerdir.
Afyonkarahisar’da “Kadın ve Kadınana” kavramları bir cinsiyeti ifade etmekten öte bir karakteri ifade eder. Afyonkarahisar’da, ahlakı, bilgisi, görgüsü, çalışkanlığı ve hayırlı işlerdeki çalışmalarıyla öne çıkan ve topluma örnek teşkil eden-rol model olan hanımlara “Kadın ve Kadınana” denir.
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de de hayırlı işlerde önden gidenler ve topluma örnek olanlar övülmüş ve Vakıa suresi 10. Ayette “Hayırlı işlerde (topluma örnek olup) önden gidenler, ahirette de mükâfatta önden gidecek (ve cennete ilk önce onlar girecektir) “buyrulmuştur. Aslında büyük, buluşlar, büyük medeniyetler ve devletler hep önden gidenler sayesinde gerçekleşmiştir.
İşte Vakıa suresi 10. Ayetin sırrına mazhar olup, Afyonkarahisar’da hayırlı işlerde önden giden ve topluma örnek olan Kadınların başını, “Kadınana ve Kadınanalar” olarak bilinen üç hanım çekmektedir.
Anadolu Selçuklu Sultanlarından III. Alâeddin Keykubat’ın 1300 yılında Moğol Prensesi ile evliliğinden olma Melek Peyker, Naime Gevher ve Asiye Sultanlar, Afyonkarahisar’da “Kadınana” veya “Kadınanalar” adıyla bilinmektedir. Babalarının 1302 yılında ölümünden sonra 1318 yılında Selçuklu başkenti Konya’dan Moğol zulmü yüzünden kaçan ve Afyonkarahisar’a yerleşen bu hanımlar Afyonkarahisar’da çok hayırlı ve yararlı hizmetlere imza atmakla kalmamışlar, Selçuklu sarayında edinmiş oldukları, yüksek bilgi ve kültürü Afyonkarahisarlı genç kızlarımıza ve hanımlarımıza aktarmak suretiyle de Türk tarihinin örnek kadın şahsiyetleri arasında yer almışlardır. (Günay M. Günay M. 2022, s.4)
Daha sonraları Kadınana Suyu olarak anılan suyu Melek Peyker getirmiş, köprüleri Naime Gevher, kapaklı mezarlıkları ise Asiye Sultan yaptırmıştır.
III. Alâeddin Keykubat’ın Moğol Prensesi İle Evlenmesi
II. Gıyaseddin Mesud’un Moğollar tarafından tahttan indirilmesinden sonra 2 Muharrem 698/m. 10 Ekim 1298 günü Konya’ya gelip, 5 Muharrem 698/m. 13 Ekim 1298 günü Selçuklu tahtına oturan (Erdeğer, 2020, s.96) III. Alâeddin Keykubat, Gāzân Han’ın, Suriye seferini tamamlayıp Diyarbakır ve Musul tarafına yöneldiği zaman onun huzuruna çıkmak için Anadolu’dan ayrıldı. Amacı Moğol Noyanı Sülemiş’in çıkardığı isyanın olumsuz izlerini silmek ve Gāzân Han’a bağlılığını iletmekti. Rebia/Rabia diyarında Gāzân Han’ın huzuruna kabul edildi (Mart-Nisan 1300). Bu görüşme esnasında Gāzân Han tarafından güzel ağırlandı ve uzun müddet misafir edildi. İlhanlı hanı onun kendisini karşılamasını, bir tür ikbal ve vefakârlık gösterisi olarak kabul etti. Bu yüzden III. Alâeddin Keykubad’a izzet ve ikramda bulundu. Yeniden bir yarlıg düzenleyerek III. Alâeddin Keykubad’ı tekrar Diyar-ı Rum’un sultanı olarak atadı. Erzurum sınırından Antalya sahiline; Diyarbakır hududundan Sinop sahiline kadar olan yerleri ona bıraktı (Erdeğer, 2020, s.103). (5 Muharrem 698/m. 13 Ekim 1298.)
III. Alâeddin Keykubad bu kabul esnasında hiç beklemediği bir sürpriz ile karşılaştı. Gāzân Han, III. Alâeddin Keykubad’ı İlhanlı hanedanına damat yaptı. Hülagu Han’ın oğlu Hülacu’nun kızıyla III. Alâeddin Keykubad’ı evlendirdi. Bu evlilik Selçuklu sultanı için güç, saygı ve itibar demekti (Erdeğer, 2020, s.103). (Mart-Nisan 1300)
III. Alâeddin Keykubad, İlhanlı Hanı Gāzân Han tarafından tahminen 16 yaşında Türkiye Selçuklu sultanı olarak atanmıştır (1298). Saltanatının ilk günleri sıkıntılı başlamış ve sıkıntılı devam etmiştir. III. Alâeddin Keykubad’ın tahta çıkmasından yaklaşık 5 ay sonra Sülemiş Noyan büyük bir isyan hareketi başlatmıştır. III. Alâeddin Keykubad bu isyan hareketine katılmayarak Gāzân Han’a bağlılığını ispatlamıştır. Karşılığında tahtını korurken, Hülagü Han’ın oğlu Hülacü’nün kızıyla evlenerek İlhanlılara damat olmuştur. Böylece gücü ve itibarı artmıştır (Erdeğer, 2020, s.108-109).
Ömer Tokuş’un “Moğol Hâkimiyetinde Anadolu ve Anadolu’da Moğol Noyanlarının İsyanları“ adlı makalesinde verdiği bilgilere göre de, Sülemiş’in çıkardığı isyana katılmayan III. Al’aeddin Keykubat, Gazan Han tarafından Moğol Hânedânına damat yapılarak ödüllendirilmiştir.
Gazan Han Sülemiş Noyan isyanının bastırılmasından sonra Anadolu’ya saltanat naibi olarak Mücireddin Emir Şah’ı göndererek kendisi de Şam diyarında Memlûkler ile mücadeleye koyuldu. Gazan Han Şam’dan Diyarbekir ve Musul cihetine döndüğünde Sülemiş Noyan’ın çıkardığı isyana iştirak etmeyen III. Alâeddin Keykubad Sultan’ın huzuruna çıkarak itaatini bildirdi ve bundan dolayı Gazan Han onu Erzurum’dan Antalya’ya ve Diyarbekir sınırından Sinop’a kadar uzanan alana tayin ettiğine dair bir yarlığ irat etti. Ayrıca onu Hülâgû’nun kızı ile evlendirerek taltif etti (699/1300). Tokuş, 2017, s, 198)
KAYNAKLAR:
Erdeğer, M. G. (2020) III. Alâeddin Keykubad’ın Türkiye Selçuklu Devleti’nin Tahtına Çıkışı. USAD, Güz 2020; (13): 79-112 E-ISSN: 2548-0154
Tokuş, Ö. (2017). Moğol Hâkimiyetinde Anadolu Ve Anadolu’da Moğol Noyanlarının İsyanları. Türk Dünyası Araştırmaları TDA, Eylül-Ekim 2017, Cilt: 117 Sayı: 230 Sayfa: 177-208
Günay Muharrem ve Günay Meral, (2022), Dünden Bugüne Afyonkarahisar’da Kadınanalar, Afyonkarahisar.