Anadolu’ya geri dönen III. Alâeddin Keykubad yanındaki adamları ile soygunlara ve yağmalama hareketlerine başlamış ve kendi halkına zulmetmiştir. Şikâyetler artınca Moğollar tarafından tutuklanıp Tebriz’e getirilmiş ve yargılanmıştır. İlhanlı prensesi eşi sayesinde ölüm cezasından kurtularak Isfahan’a sürgün edilmiştir. Burada çıkan bir tartışmada hizmetlisi tarafından öldürülmüş ve Isfahan’da bulunan Büyük Selçuklular türbesine defnedilmiştir (Erdeğer, 2020, s.108-109)
Alâeddin Keykubat’ın öldürülmesinde sonra Moğollar tarafından ikinci defa II. Mesud tahta oturtulmuştur. (1302)
Ne yazık ki Kadınanalar hakkında arşiv kayıtlarındaki bilgiler son derece sınırlı olup, haklarında yazılan kitaplar, yazılar arasında da bazı tutarsızlıklar vardır. Ayrıca yazılan kitaplarda Kadınanalardan daha çok Afyonkarahisar’daki sulara, suyollarına, mezar, köprü ve çeşme mimarisi gibi bilgilere ve halk arasında Kadınana Suyu olarak bilinen suyun daha sonraki yıllardaki geçirdiği evrelere, şirkete dönüşmesine ve şehre dağıtımına yer verilmiştir. Elbette yazılanlarda Kadınanalarımız ile özdeşleşen Kadına suyundan ve onun serencamından söz etmek de yerindedir. Ama bizim asıl konumuz, sadece Kadına suyu veya Kadınanaların yapmış olduğu yol, köprü, mezarlık gibi hizmetleri anlatmak değildir. Çünkü Kadınanalarımız ilimizde sadece bu hizmetleri yapmakta kalmayıp, Selçuklu sarayında edinmiş oldukları yüksek bilgi, görgü ve Selçuklu kültür ve medeniyetini Afyonkarahisar’a taşıyıp sadece yaşadıkları zaman için değil gelecek yüzyıllar açısından da Türk kadınlarına ve Türk kızlarına örnek olmuşlardır. (Günay M. Günay M. 2022, s.4)
1300 yılında Moğol prensesi ile evlenmiş olan Keykubat’ın kızlarının (Erdeğer, 2020, s.103) babalarının vefat tarihinde en büyüğünün 3 yaşında olması gerekir ki en büyüğü üç yaşında olan bu kızların 1302’lerde Afyonkarahisar’a gelmiş olmaları imkânsızdır ve tarihi bilgilere de uygun değildir. Kadınanaların 1308 tarihinde Afyonkarahisar’a gelmiş oldukları bilgisi de doğru değildir. Hele hele hanım sultanların babaları III. Alâeddin Keykubat tarafından Afyonkarahisar’a gönderilmiş olmaları ise tamamen gerçek dışı bir iddiadır çünkü III. Alâeddin Keykubat 1302 yılında öldürülmüştür.
Süleyman Gönçer’in verdiği bilgilere göre: “İlhan kanı Ebu Said Bahadır Han tarafından Anadolu Genel Valisi gönderilen Emir Çoban oğlu Demirtaş Bey 1318’de Konya’ya gelince Selçuk evlatlarından bulduklarını katlettirdi. Bunların bir kısmı vilayetlere kaçtılar. Bu arada 3. Sultan Alâeddin Keykubat bin Feramurz’un üç kızı (yerli söylentilere göre) Melek Peyker, Naime Gevher ve Asiye Hanım sultanlar da Karahisar’a Sahipoğluna sığındılar (Gönçer, 1971, c. 1, s.325).
Tarihçi Anıl Çeçen’e göre de Cobanoğlu Demirtaş (Timurtaş) Bey 1318 yılında Konya’da Anadolu’nun Genel Valisi olmuştur. (Çeçen, 1986, s.181),
İ. Hakkı Uzunçarşılı’nın, (Uzunçarşılı,1967, s. 622), Züriye Oruç’un, (Oruç, 2015, s. 306), Nilgün Dalkesen’in, (Dalkesen, 2017, s.301), Melek Göksu Erdeğer’in (Erdeğer, 2020, s. 103) verdiği bilgilerin tamamı Süleyman Gönçer’in verdiği bilgilerle bire bir örtüşmektedir. Bütün bu bilgiler dikkate alınınca Kadınanaların Afyonkarahisar’a en erken 1318 yılında geldikleri ve en büyüklerinin 18 yaşında olduğu ortaya çıkmaktadır. Çünkü Alâeddin Keykubat 1300 yılında Moğol prensesi ile evlenmiş ve bu evlilikten ard arda Kadınalar dediğimiz üç kız çocuğu dünyaya gelmiştir. (Günay Muharrem ve Günay Meral,2022, s.77)
Merhum İsmail Hızal’a göre ise Melek Peyker, Naime Gevher ve Asiye Sultan isimlerindeki üç sultan 1318’den sonra yaşamlarına Afyonkarahisar’da devam etmişlerdir. Melek Peyker Hanım daha önce Bedrettin Gevhertaş tarafından yaptırılan su arkı ve suyollarını yeniden tamir ettirmiştir. Halk da bu suyu Kadınana Suyu olarak isimlendirmiştir. (Hızal, 1986, s. 4).
KAYNAKLAR:
Çeçen, A. (1986). Türk Devletleri, Ankara: İnkılâp Kitapevi
Dalkesen, N. 2017, s.301. “1318-1327 yılları arasında Anadolu’da İlhanlı genel valisi olarak görev yapan Timurtaş’ın İsyanı”, KEBİKEC / 43 • 2017
Erdeğer, M.G. (2020) III. Alâeddin Keykubad’ın Türkiye Selçuklu Devleti’nin Tahtına Çıkışı. USAD, Güz 2020; (13): 79-112 E-ISSN: 2548-0154
Hızal, İ. (1986, Nisan, Mayıs, Haziran). Afyonkarahisar’ın Su Yolları. Beldemiz, S. 6, Afyon, ss.3-4, 30.
Tokuş, Ö. (2017) Moğol Hakimiyetinde Anadolu ve Anadolu’da Moğol Noyanlarının İsyanları. Türk Dünyası Araştırmaları TDA. Eylül-Ekim 2017. Cilt: 117. Sayı: 230.
Gönçer, S.(1971). Afyon İli Tarihi, c.1. İzmir: Karınca Matbaacılık ve Ticaret Kollektif Şirketi
Uzunçarşılı, İ. H. (1967). Emir Çoban Soldoz ve Timurtaş, Belleten, XXXI/CXXI4, Ekim, s. 601-646.
Oruc, Z. (2015). Türkiye Selçuklu Devleti’nin Yıkılışından Sonra Anadolu’da Moğol Hâkimiyeti (1308-1335) Tarih Okulu Dergisi (TOD) Aralık 2015, Yıl 8, Sayı XXIV, ss. 297-323.
Günay Muharrem ve Günay Meral,2022, Dünden Bugüne Afyonkarahisar’da Kadınanalar, Afyonkarahisar.
Tokuş, Ö.(2017). Moğol Hâkimiyetinde Anadolu Ve Anadolu’da Moğol Noyanlarının İsyanları. Türk Dünyası Araştırmaları TDA, Eylül-Ekim 2017, Cilt: 117 Sayı: 230 Sayfa: 177-208