Muharrem Günay

ALLAH'I ÇOKÇA ZİKREDELİM-1 – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

27 Nisan 2015 Pazartesi 03:00:00
  Üç aylarda Allah’ın her zamankinden daha çok zikretmeliyiz. Yüce kitabımızda “Yâ Eyyühellezîne Âmenûzkirullâhe Zikran Kesirâ/ Ey Allah’a iman edenler Allah’ı çokça anın-zikredin” ( Azhap 41 ) buyrulur. Namaz bir zikirdir. Kur’an okumak bir zikirdir. Kur’an okumak da tıpkı Allah (c.c)la aracısız, vasıtasız konuşmak, sohbet etmek demektir. Çünkü Kur’an ALLAH’ü Teâlâ’nın kelamıdır.
Hz. Peygamberimiz:
“Evlerinizi Kur’an okuyarak, namaz kılarak nurlandırın.”
“En hayırlınız, Kur’an öğrenen ve öğreteninizdir.”
“Kur’an, okuyana, kendisi ile amel edene kıyamet gününde şefaatci olacaktır.” Buyuruyor.
Kur’an’ı sadece okumakla yetinmeyelim, meal okuyalım, manasını öğrenelim. “Allahü teala bize Kur’an-ı anlamamız için” göndermiştir. Manasını anlamasak da okuduğumuz Kur’an Allah’ın kelamıdır, yani sözüdür. Bu bakımdan insana huzur ve sükûnet verir, haz verir. Okumaya devam edelim, okunurken saygı ile dinleyelim. Kur’an’ı okumak sünnet, dinlemek farzdır.Kur’an-ı kerim’in yüzüne bakmanın bile sevab olduğunu asla unutmayalım.
Okuduklarımızla Amel Edelim
Namazla ilgili ayetleri oku, namaz kılma, zekâtla ilgili ayetleri oku, zekât verme; Zina ayetini oku, ama zinaya devam et; Faiz ayetini oku, faiz yemeye devam et, bu nasıl okumadır. Bu okumanın insana bir faydası olur mu?
Allah’a kıldığın namazda “Ben ancak sana ibadet, ancak senden yardım dilerim, bizi doğru yola ilet” diye duada bulun, verdiğin sözünde durma. Namazı hayatına hâkim kılma, kötülüklerden uzak durma…Bu şekilde yapılan bir okuma, okuma değildir.
Zaten “Oku” maktan mana bilmektir. Bilmezsen, bildiğini yerine getirmezsen, yaptığın iş , Yunusun dediği gibi . “Okumaktan mana ne kişi hakkı bilmektir, Sen okudun bilmezsin ha bir kuru emektir “dediğinden ibarettir.
Tevbe Edelim
Sevgili Peygamberimiz: “Ettâibi minezzenbi kemen lâ zembe leh” “Günahlarından tövbe eden, hiç günahı olmayan gibidir.” Buyuruyor. Her günahtan sonra tövbe etmek vaciptir. Bu bakımdan bu mübarek ay, gün ve gecelerde bol bol tevbe etmek gerekir.
Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle: “Allah tevvâbürrahim”dir. Yüce Allah. “Yokmu tövbe eden, affedeyim!” buyuruyor…
Dua Edelim
Peygamber Efendimiz: “Dua Mü’minin silahıdır.” Buyuruyor. Dua mü’mini Allah’a yaklaştırır. Bu bakımdan içten, duyarak, hissederek Allah’a dua edersek, dualarımız mutlaka kabul olur.
Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesilmez
Zümer suresi 53. ayette Ulu Allah şöyle buyuruyor:
“La Tegnetû Min Rahmetillâhe” (Allah’ın rahmetinden sakın ümit kesmeyiniz) Allah’ın rahmetinden asla umut kesmeyeceğiz, O’na yöneleceğiz, O’ndan isteyeceğiz. Mümin, korku ve ümit arasında olacaktır. Yani hem Allah’tan korkacak, hem de O’nun Rahman ve Rahim olduğunun ve tövbeleri çokça kabul ettiğinin bilincinde olacak. Ama nasıl olsa affeder diye de hata ve isyana devam etmeyecek…
Dua ederken Peygamberimizi vesile kılarsak “Ya Rabbi duamızı ve ibadetimizi Peygamberimizin yüzü suyu hürmetine, onun hatırına dergâhı izzetinde kabul buyur”dersek; dualarımız ve ibadetlerimiz daha çok kabul olur.
Duaya mutlaka Euzü besmele ile başlamalıyız. Ondan sonra Allah’a hamd etmeli ve Peygamberimize salatü selamda bulunmalıyız. Daha sonra dua etmeliyiz.
(Devamı Yarın)

Yazarın Diğer Yazıları