Muharrem Günay

Azerbaycan Gürcistan Afganistan ve İran

Muharrem Günay

Kafkasya’daki diğer özerk ve bağımsız devletleri Azerbaycan ve Gürcistan’la temsil edilirler. Bunlardan Azerbaycan, tamamen bir Türk devleti olup, kendisine bağlı Nahcivan ve Yukarı Karabağ özerk cumhuriyetleri vardır. Karabağ’daki Ermeni işgali, Ermenilerle yapılan savaş sonunda Ermenilerin bozguna uğraması ile neticelenmiş ve 2020 yılında binlerce yıllık Türk toprağı Karabağ tekrar Azerbaycan’a bağlanmıştır.
Azerbaycan ordusu tarafından, Karabağ’da 19 Eylül 2023 tarihinde başlatılan Anti Terör operasyonu ile birlikte Karabağ’da kesin olarak hakimiyet sağlanmıştır.
Yüzde 86’sı Hıristiyan, yüzde 12’si Müslüman olan Gürcülerin aslı Türk’tür. Ayrıca bu ülkeye bağlı Abhazya, Acara ve Güney Osetya Özerk cumhuriyetleri, birer Türk ülkesidirler (Doğanay, 2011, s.145).
Gürcistan coğrafyası, Sakalar-İskitler zamanından beri (M.Ö.8. Y.Y.) Türklerin yoğun olarak yaşadığı ve devletler kurduğu bir bölgedir. Dolayısıyla Gürcüleri Hıristiyanlaşmış Türk boyu olarak kabul edip, Gürcistan’ı da Türk Dünyası’nın bir parçası olarak kabul etmek gerekir.
Ahıska Türklerine gelince belirtmek gerekiyor ki Gürcistan’daki Müslüman Türklerin hayatında en ağır mezalime Ahıska Türkleri tabi tutulmuşlardır.
Kafkasya’da yaşayan halklar da hep Osmanlı’ya ve Anadolu Türklüğüne yüzleri dönük bir hayat sürmüşlerdir. Bu durum nitekim bugünde aynı durumdadır. Osmanlı arşivleri de bu durumu açıkça gözler önüne sermektedir.
Osmanlı tebaası iken anlaşma hükümlerine aykırı olarak Rus idaresine geçen Gürcistan halkının her iki yönetim hakkındaki görüşlerini içeren belgelere Prof. Dr. Miroğlu çalışmalarında değinmiştir. Bu belgelerin her biri Türk adalet ve hoşgörüsünü aksettirmekle birlikte, bu topraklarda yaşayan milyonlarca insanın Türkiye ile olan tarihsel bağının da delili hükmündedir. Başbakanlık arşivinde yer alan bu belgelerden birinde Gürcistan halkı Osmanlı’ya olan bağlılıklarını şöyle dile getirmektedir:
“…Rusların baskısından kurtarılmamızı rica ediyoruz. Bu hareketinizle bütün Gürcistan halkının hayır duasını alacaksınız. Gürcistan halkının Osmanlı idaresinden uzaklaşarak Rusya’nın eline bırakılmamasını bilhassa niyaz ederiz…”
Yine bir Gürcü Meliki’nin Osmanlı Devleti’ne gönderdiği mektupta aynı duygular dile getirilmektedir: ” …Öteden beri Devlet-i Aliyye’nin kölesi ve tebaasıyım ve Gürcistan Osmanlı topraklarının bir parçasıdır. Bütün Gürcistan halkının Osmanlı Devleti’nin sayesinde sakin bir hayat sürdüğü de gün gibi ortadadır” (Yalçın, 2003, s. 83).
Başbakanlık Osmanlı Arşivlerine göre Gürcistan ileri gelenleri ve halkı tarafından gönderilen bir başka mektup ise şöyledir: ”
…On yıldır Rusyalı memleketimize girdi. İleri gelenlerimizi aldattı. Sonra çok ağır vergiler ve mükellefiyetler yükledi. Çok şiddetli bir idare tatbikine başladı. Evlâd ü iyâlimizi tasallut etti. Kocakarılar ve yedi yaşındaki çocukların dışında kalanları Rusya’ya götürdü. Hâlbuki Gürcistan, sâye-i seniyyede asayişi düzgün bir ülke idi… Artık kat’î kararımızı verdik. Ya Rusları memleketimizden çıkaracağız veya bu ülkeyi tamamen tahrip edeceğiz. Biz Devlet-i Aliyye’nin tebaasıyız. Devlet-i Aliyye’ye lâyık olan, bizi Moskof’un ayağı altında ezdirmemektir. Size sığınıyoruz. Eğer bizi kurtarmazsanız, hepimiz kendi kendimizi öldürerek, Osmanlı tebaasının sağ iken düşmana teslim olmayacağını ispat edeceğiz. (BOA, HH, 44604, 44606. Yalçın, 2003, s. 84. Gümüş, 2006)
Yine başta Cennet mekân Şeyh Şamil ve 21 asrın Kafkas kartalı Cevher Dudayev’in Ruslara karşı verdikleri mücadele ve Türkiye ve Türklük sevdaları hala daha dillere destandır. Türkiye Kafkaslarda yaşayan bütün halklar için, Müslüman olsun olmasın bir umut kaynağıdır, kutup yıldızıdır. Orta Doğu’da, Balkanlar’da olduğu gibi Kafkaslarda da halk Türkü ve Türk’ün müşfik idaresini ve dünya nizamını dört gözle beklemektedir.
Türk nüfusunun yoğun olduğu ülkelerden birisi de Afganistan’dır. Afganistan nüfusunun yaklaşık olarak 0/0 41’ını Tacik, Özbek, Hazeri-Hazara ve Türkmen gibi Türkler oluşturur. (Doğanay, 2011, s.146)
Orta Doğu ülkeleri içerisinde en yoğun Türk nüfusunun olduğu ülkelerin başında İran gelmektedir. İran nüfusunun yaklaşık olarak yüzde 40’ı Türk’tür. Bunlar, Azeri, Kaşgay, Afşar, Kaçar, Şahseven ve Türkmen adını taşıyan Türk boyları olup hepsi Türkçe konuşurlar.
Orta Doğu ülkelerinde Irak’ta önemli bir Türk nüfusa sahiptir. Az çok ülkenin her yerinde Türk nüfusuna rastlanır. Fakat Türklerin asıl yoğun olduğu yer Kuzey Irak bölgesidir. Bu bölgede Dehuk, Erbil (Irbil), el-Süleymaniye. Ve Musul, Kuzey Irak Kürt Özerk Bölgesi diye adlandırılmıştır. Bölgenin alanı 38 650 km2 ve 1990 nüfus 2.3 milyondan biraz fazIa olarak (2 362 000 kadar) kabul ediliyordu. Ama Kürt bölgesi olarak adlandırılan bu bölgede, yaklaşık 1,5 milyon Türkmen yaşadığı ve bunların öz be öz Türk olduğu, bölge nüfusunun da % 63,5 gibi yüksek bir payın bu nüfustan oluştuğu, her nedense göz ardı edilmek istenir (Doğanay, 2011, s.148)
Musul, Kerkük ve Hatay, Osmanlı Mebusan Meclisi’nde 28 Ocak 1920’de kabul edilen ve 17 Şubat 1920’de ilan edilen Misak-ı Milli sınırlarımız içerisindeydi. Hatay anavatana ilhak edilmiş fakat Musul ve Kerkük milli sınırlarımız dışında kalmıştır. İç savaş nedeniyle yoğun bir göç veren Suriye’nin bu günkü nüfusunun yaklaşık olarak 17 milyon civarında olduğu ve bu nüfusun yaklaşık olarak yüzde altısının Türk olduğu (1 milyon civarında) bilinmektedir (Sümer, K.K.2017, s.9-26).

Yazarın Diğer Yazıları