Hz.Peygamberimizin “Beytül Mal’ dan yani devlet malından yiyenlerin, aşıranların cenaze namazını kılmadığı bilinmektedir. Dinimizde bu suça “Gulul Suçu” denmektedir.
Gulul (kamu malı talanı) suçunun cehenneme götüreceğini gösteren Kur’an ve sünnet dayanaklı bilgiler, Buhari başta olmak üzere (bk.Buhari, meğazi, Hayber bahsi) hemen tüm hadis ve siyer (Peygamberimizin hayatını anlatan eser türü ) kaynaklarda yer alır. Fıkıh kaynaklarının çoğunda da bu bilgiler vardır. Bu bilgiler, BÜYÜK GÜNAHLAR (el- Kebâir) konusunu işleyen eserlerde de yer almaktadır. (örneğin, İbn Hacer el- Heytemi’nin ‘ez Zevacir’inde). (Y,N.Öztürk, Allah İli Aldatmak,229)
Ünlü Muhaddis-Fakih İbn Hemmam (ölm. 211/ 826) o dev eseri el-Musannef’te bize bildiriyor ki, Hz. Peygamber, kamu malından iki dirhemlik bir miktarı çalan Eşça’lı sahabisinin cenaze namazını kılmamıştır. (İbn. Hemmam; el-Musannef,5/224 den nakil, Y.N.Öztürk, 229; Ebû Dâvûd, Cihâd 133; îbn Mâce, Cîlıad 34; Muvatta, Cihüd 25: Müs-ned, IV, 114, V, 192. ayrıca bak. El –Camiu li Ahkâmi’l Kur’an, İmam Kurtibi Tefsiri, Ali İmran 161. ayetin tefsiri,)
Hz.Peygamber, kamu malı çalmış, kamu hakkında tasallutta bulunmuş olanların cenaze namazını kılmamıştır. (Zâdü’l- Mead, Beyrut 1981 baskısı, 1/515, 3/107–108) olayı, İbnü’l Kayyım’ın sözcükleriyle verelim de kaynak sıkıntısı (!) çekenlerin ufku açılsın.
“Bir harp sonrasında Hz.Peygamber’e: ’Filanca, falanca şehit oldu‘ diye tekmil verdiler. O, bunların birisi için şöyle dedi: ‘Hayır! İşte o dediğiniz kişi şehit olmamıştır. Ben onu cehennem içinde görüyorum. Sebebi de, kamu malından (Beytü’l mal’dan devlet malından) çaldığı bir giysidir. Hz. Peygamber bunun ardından Hattab oğlu Ömer’i çağırarak şu talimatı verdi: ‘Git, ey Hattab oğlu, git de insanlara şunu duyur: Cennete yalnız ve yalnız müminler girecektir.” (Ayrıca bk. Müslim, İman; İbn. Hanbel, Müsned, 1/30, 47)
İbnü’l- Kayyım devam ediyor:
Hayber seferi sırasında ölen birinden söz ettiklerinde Hz.Peygamber şöyle buyurdu: ‘ Arkadaşınızın cenaze namazını siz kılın’ Bu sözü duyan sahabilerin yüzü renkten renge girdi. Bunu gören Hz.Peygamber dedi ki: ‘ O arkadaşınız, kamu mallarından bir miktar aşırmıştı. Sebep işte budur.’ Bunun üzerine, sahabiler, ölen adamın eşyasını karıştırıp baktılar, bir de ne görsünler, Yahudilerden ganimet olarak ele geçmiş bir deri pabucu aşırmış” (Ayrıca, İbn. Hanbel, Müsned, 2/213, Ebu Davud, hadis no: 2712; Hakim,2/127)
Başka bir rivayete göre bir adam Hayber’de ok atıyordu. Bu adam öldüğü zaman ashab, “Ne mutlu, şehid oldu!” dediler. Hz. Peygamber (s.a.s) ise: “Hayır. Muhammed’in canı elinde olan (Allah’a) yemin ederim ki, onun taksim edilmeden Önce ganimetlerden (gizlice) almış olduğu o kadife, özerinde bir ateş gibi yanacaktır” (Buhâri, Megazî. 38; Müslim, İman, 183 (1/108); Ebu Davud, 3/68.) buyurmuştur.
Aslında mümin olarak ölen herkesin cenaze namazı kılınır. Burada peygamber efendimiz kamu malını talan edenlere karşı bir tavır koymuş. Cenaze namazlarını kendisi kılmamış ve kıldırmamış fakat kılınmasına da mani olmamış ‘Arkadaşınızın cenaze namazını siz kılın’ demiştir.
Borcu Olanların da Namazını Kıldırmadı
Sevgili Peygamberimiz borçlu olarak ölenlerin de cenaze namazını hem kılmaz hem de kıldırmazdı. Bir gün bir cenaze getirildi. Resulullah (s.a.v.): “Onun borcu var mı” diye sordu. Evet, borcu var dediler. “Arkadaşınızın namazını siz kılın” buyurdu. Bunun üzerine Ebu Katade; O borcu ben ödeyeceğim ya Rasulallah, deyince, Hz. Peygamber de onun namazını kıldırmıştı.” (Nesai, Cenaiz, 67)
“İdarecilerin en hayırlıları sizi seven, sizin de kendilerine dua ettiğiniz kimselerdir. Bunların en kötüleri de, sizin onları, onların da sizi sevmediği; sizin onlara, onların da size lanet ettiği idarecilerdir. (Müslim, İmare; 66)
“Şuna dikkat edin! İdarecilerinizde hoşlanmadığınız bir husu gördüğünüz vakit, o meseleyi tasvip etmediğinizi gösterin..” (Tirmizi; Fiten: 63)
Peygamber Efendimiz ise:
“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.”, “Benim ümmetimin fertleri, haksıza, “Sen haksızsın!” demekten korktuğu ve çekindiği zaman onlardan ayrıl” buyurmuştur.
“En üstün cihad zalim devlet başkanına karşı hakkı söylemektir. (İbni Mâce; Fiten; 20)
Kur’an’da ise
“Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emir ve tavsiye et, kötülükten sakındır. Bu yüzden maruz kalacağın şeylere katlan” (Lokman 17) buyrulur.
Peygamberimiz. “Ünsur ehâke zâlimen ev mazlûmen” Peygamberimiz “Zalimde mazlumda olsa kardeşine yardım et” buyurur. Bunun üzerine. “Yâ Rasûlullah, mazlumsa yardım etmeyi anlıyorum fakat, zalimse nasıl yardım ederim?” diye sordular. Sevgili Peygamberimiz. “Te’huzü fevga yedeyhi” “Onu zulümden alıkoyarsın, bu da ona yardımdır” buyurur. (Buhari, Mezalim 4, 111, 98; İkrah 7, VIII, 59, Tirmizi, Fiten, 68,IV,523)
Ömer Şaşırırsa Onu Hizaya Sokacak Kullar Var
Hz. Ömer bir hutbesinde halka hitaben:
“Ey cemaat! Eğer yanlış yola saparsam beni ikaz ediniz, uyarınız” deyince, ayağa kalkan bir Müslüman kılıcını çekerek:
“Yâ Ömer! Eğer yanlış yola saparsan seni kılıçlarımızla hizaya getiririz” demişti. Bu yüce davranış karşısında Hz. Ömer ellerini havaya kaldırıp:
“Hamdolsun sana yâ Rabbî Ömer şaşırırsa , onu doğru yola sokacak kulların var” diyerek Allah’a şükretmişti.