Türklerin dışında diğer medeniyetlerde Kızılelma figürünü andıran sembolizmi kullandıkları görülmektedir. Bunun ilk örneği bir yunan mitolojisinde tasvir edilmiştir. Mitolojiye göre Kaz Dağı’nda Afrodit, Hera ve Athena arasında bir güzellik yarışması yapılmıştır. Tanrılar bir düğün için toplandıklarında bu düğüne davet edilmeyen Eris düğün eğlencesini bozmak için adı geçen tanrıçaların bulundukları yere birer altın elma atar. Bu altın elmaların üzerinde “en güzeline” yazılı olduğu ve bu yazıyı gören üç tanrıça arasında bir tartışmanın başladığı anlatılmaktadır. Tanrıların tanrısı olarak simgelenen Zeus bu tartışmaya son vermek amacıyla en güzeli seçmesi için Paris’i görevlendirir. Paris bu üç tanrıçadan en güzelinin Afrodit olduğunu söyleyerek altın elmayı ona verir (Gültepe, 2007, s. 25-34). Dünya tarihinde “Golden Apple” olarak bilinen tabirin buradan ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
Altın Elma, çeşitli milletlerin hikâyelerinde veya masallarında rastlanan bir unsurdur. Hikâye ve masalların temalarında çalınan elmalar Herkül gibi kahramanlarca geri getirilmektedir. İskandinav mitolojilerinde ölümsüzlüğün kaynağı ve İrlanda mitolojilerinde ise öteki dünyada elma dalının bir parçası olarak betimlenmiştir (https://en.m.wikipedia.org/wiki/Golden_apple, (11.05.2019)).
Kutsal kitaplarda elma temsiliyetine rastlanılmaktadır. Tevrat, İncil ve Kuran-ı Kerim’de Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın yedikleri yasak meyveden bahsedilmektedir. Kutsal kitaplarda yasak olan meyvenin net olarak elma olduğu belirtilmemektedir. Ancak İslam toplumunda geçmişten günümüze kadar gelen inanca göre bu meyvenin elma olduğu ileri sürülmektedir. Ayetlerde yer alan elma figürüne bilgi, ölümsüzlük ve günahın sembolü anlamlarını da yüklemek mümkündür (Şentürk, 2019,133).
Elma, Avrasya kültürleri içerisinde ise sevgi, cinsellik, doğurganlık ve yaşam, bilgi ve karar, zenginlik sembolü olarak rol oynar ( https://de.wikipedia.org/wiki/Kulturapfel, (11.05.2019). Elma ölüm ile yaşamı kendi içinde taşıyan bir sembol halini gelmiştir.
Kızılelma veya Golden Apple bazı Avrupa imparatorluklarında özellikle de Bizans imparatorluğunda saray ve kiliselerin tepesinde üzerine bir haç yerleştirilerek temsil edildiği görülmektedir. Batı kaynaklarında elma ve asâ birlikte hükümdarlık alâmeti olarak kullanıldığı belirtilen Kızılelma, bazı araştırmacılara göre İtalya’da Roma şehri bazılarına göre de Roma’da Saint Pierre Kilisesi’nin üzerinde bulunan ve denizden bile görülebilen altın yaldızlı küre ya da kilisenin kırmızı bakırla kaplanmış kubbesidir (Gökyay, 2002, , s. 559).
Bizans İmparatoru 1. Justinyen’den itibaren Bizans paralarının üzerinde de bu figürlere rastlamak mümkündür. Paraların üzerinde bir imparator elinde bir küre veya elmayı tutar bir biçimde resmedilmiştir (Kadıoğlu, 2019, s.45-46).
Bizans döneminde Ayasofya’nın önünde dikili bir sütun üstünde at üzerindeki lustinianos heykelinin elinde altından bir küre bulunmaktaydı. Bu şekilde bütün dünyayı hâkimiyeti altında tuttuğuna inanılan imparatorun elindeki kürenin (kızılelma) yere düşmesi, Bizans da dâhil birçok ülkenin Türkler tarafından zaptedileceğine ve imparatorluğun çöküşüne işaret sayılmıştı. Ayrıca burada yer alan bir kitâbede, ‘Bu top benim elimde durduğu sürece dünyaya sahibim’ sözlerinin yazılı bulunduğu; lustinianos’un, ‘Beni yıkacak kimse buradan geçecektir’ dediği de rivayet edilmektedir” (Gökyay, 2002, s. 559-560).
Bizans İmparatorluğu’nda gücün simgesi olarak tasvir edilen bu heykelle ilgili birçok anlatı bulunmaktadır. İslam coğrafyacıları bu heykelin sağ eli havada olduğundan insanları İstanbul’a davet ettiğini, sol elinde ise bir kürenin bulunması şehrin düşmanlarca istilasını engelleyecek bir tılsımın olduğunu ileri sürmektedir. Hristiyan kaynakları ise kürenin dünyayı temsil ettiği sağ elin de Kudüs’ü işaret ettiğini dile getirmektedir (Turan, 1969,s.38).
Türk kültüründeki her unsura Batı’dan kaynak bulmaya çalışmaktan usanmayan millî kültür fakiri Batıcı entelektüeller, Kızılelma tartışmasının başlamasıyla Yunan mitolojisindeki “Altın elma” hikâyelerine atıf yapmaya başladılar. Oysa Türk-İslam Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi olarak özetlenebilecek olan Kızılelma’nın, Yunan mitolojisinin Esperidi Bahçesi’ndeki Heraklesin çaldığı altın elmalarla uzaktan veya yakından hiçbir ilgisi yoktur. Bu efsanelerin Türk mitolojisi ile hiçbir ilgisi olmadığı gibi, Türk mitolojisinine hiçbir etkisi de olmamıştır (Kadıoğlu, 2019,s.10).