Muharrem Günay

Harem-İ Şerifte Açıktan Açığa İlk Namaz

Muharrem Günay

Hz. Ömer’in bu gelişi üzerine, Ebû Cehil ileri çıkıp, “Yâ Ömer! Bu ne hâldir?” deyince, Hz. Ömer hiç aldırış etmeden Kelime-i sehâdet getirdi:

-Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh!

Ebû Cehil ne diyeceğini şaşırdı. Donup kaldı. Hz. Ömer bu müşrik topluluğuna dönerek dedi ki:

-Ey Kureyş! Beni, bilen bilir! Bilmeyen bilsin ki, ben Hattâboğlu Ömer’im. Karısını dul, çocuklarını yetim bırakmak isteyen yerinden kıpırdasın! Kımıldayanın kellesini kılıcımla koparırım. Bunun üzerine Kureyşli müşrikler, bir anda korkularından dağılıp,  uzaklaştılar.

Böylece, ilk defa Harem-i şerîfte açıktan namaz kılındı.

Hamza ve Ömer'in Müslüman olmalarıyla, İslâm'ın yayılması hız kazandı. Daha önce 6 yılda sayıları ancak 40 kişiye ulaşabilmişken bir yıl sonra Müslümanların sayısı 300'ü geçmiş, bunlardan 90 kişi Habeşistan'a hicret etmişti.

Hz. Ömer kızı Hafsa’yı Sevgili Peygamberimize nikahlayarak ona kayınbaba olmuş ve her şeyini Allah yolunda feda etmiş ve :

“Ömer benimledir, ben de onunlayım. Hak ise her nerede olursa olsun Ömer’den ayrılmaz.” (Camiussağir) iltifatına nail olmuştur. O da Hz. Ebu Bekir gibi Sevgili Peygamberimizin bütün savaşlarına katılmış, O’nun yanından hiç ayrılmamıştır.

Peygamber Efendimiz Abdullah bin Ömer’den rivayet edilen bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar:

“Allah-ü Teâlâ hakkı, Ömer’in diline ve kalbine koydu.” ( Ebu Davud: 2962)

Yine bir başka hadiste Sevgili Peygamberimiz Hz. Ömer hakkında şöyle buyurur:

“Güneş, Ömer’den daha hayırlı bir kimse üzerine doğup batmadı.” (Tirmizi/3685)

Ömer’ul- Fâruk (Hak İle Batılı Ayıran İnsan)

Hak ile batılın arasını inceden inceye ayırt ettiği için, Peygamber Efendimiz tarafından kendisine “FÂRUK” lâkabı verilmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları