İman etmedikleri halde inandık derler; inanıyormuş gibi davranırlar. Yukarıda mealleri verilen Bakara 8-16 ayetlerde münafıkların bu özelliğine dikkat çekilir:
“İnsanların bir kısmı da (münâfıkdırlar; onlar kalpten) inanmadıkları halde (dilden) “Allah’a ve âhiret gününe inandık.” derler (ve akıllarınca) Allah’ı ve inananları aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar da farkında bile olmazlar.” (Bakara 2: 8–9)
“(Resûlüm!) Münâfıklar (imanlarında samimi olmayan, içlerinden sana ve İslâm’a düşman olanlar) sana geldiği zaman: “Şehadet ederiz ki sen elbette Allah’ın Resûlü’sün.” derler. Allah da biliyor ki kesinlikle sen, elbette kendisinin Resûlü’sün. (Bununla beraber) Allah (yine) şehadet eder ki o münâfıklar hiç şüphesiz yalancıdırlar.” (Münafıkun 63: 1)
Münafıklar İnanç İle İnançsızlık Arasında Bocalarlar
Münafıklar iman ile imansızlık, Müslümanlar ile kâfirler atasında dolanır dururlar, inanç ile kafirlik/inançsızlık arasında bocalar dururlar. Onların bu durumları Nisa suresinde şöyle anlatılır:
“Muzebzebîne beyne zâlike, lâ ilâ hâulâi ve lâ ilâ hâulâi. Ve men yuDlilillâhu fe len tecide lehu sebîlâ(sebîlen).
“Onlar (münâfıklar), mü’minlerle kâfirler arasında kararsızdırlar. Ne bunlara ne de onlara (dahil olur/bağlanırlar). Allah kimi sapıklık üzere bırakmışsa artık sen ona bir (çıkar) yol bulamazsın.” (Nisa 4: 143)
Ayette geçen “müzebzebine” kelimesi tereddüt eden, bocalayan, bocalayıp duran manasındadır. Münafıklar ne yürekten inanır Müslüman olurlar ne de açıkça kâfir olurlar.
“Münafık, iki sürü arasında kâh birine kâh öbürüne yanaşan şaşkın koyun gibidir”(Müslim ve Nesai/Cem’ul-Fevaid, h no:8101)
“Tibi (ra) bu hadisin şerhinde şu açıklamada bulunmuştur:
“Münafık fahlı (koçu) arayan koyun gibidir Nefsanî istek ve kötü amaçları peşinde koşar, sürekli istikrarsızdır
Bunun içindir ki Kur'an-ı Kerim’de de bu vasıfla vasıflanmışlardır”
“Onlar (münafıklar) küfürle iman arasında bocalayıp durmaktadırlar, Ne bu müminlere ne de şu kâfirlere bağlanırlar Allah kimi saptırırsa sen artık ona bir yol bulamazsın
” (Nisa 4: 143)
Mümin, imanına ve akidesine göre yer alır, Münafık ise nefsanî isteklerine göre davranır Nerde nefsanî istekleri tatmin olabiliyorsa o tarafa kayar
Müminler güçlü göründükleri ve galip geldikleri zaman, münafıklar onların yanında yer alır ve “biz sizdeniz” derler, Kâfirler güçlü görünüp galip olsalar hemen saf değiştirip “biz sizdeniz” derler,