Muharrem Günay

Irak ve Suriye'de Türk Nüfusu

Muharrem Günay

Irak Nüfusu Etnik olarak:
%51-54 Şii Arap, nüfus: 15.810.000-16.740.000
%20-21 Sünni Arap, nüfus: 6.200.000-6.510.000
%16-20 Kürt, nüfus: 5.250.000-7.000.000
%8-9 Türkmen, nüfus: 2.500.000-3.000.000
%3 Hristiyan, (Süryani, Keldani, Nasturi, Asuri), nüfus: 620.000-930.000 (Sümer, K.K.2017, s.9-26).
İç savaş nedeniyle kesin bir rakam verilemezse de Suriye’nin bu günkü nüfusunun 17 milyon civarında olduğu ve bu nüfusun yaklaşık olarak yüzde 6’sının Türk olduğu ve Suriye’de 1 milyon civarında Türk’ün yaşadığı bilinmektedir.
Birçok Orta Doğu ülkesi gibi Suriye’de etnik ve dini farklılıkları barındıran bir ülkedir. Bu kültürel çeşitlilik ülkenin hassas dinamiklerinden birini oluşturur. İç savaş nedeniyle ülke nüfusu %21 oranında azalmıştır. Ancak iç savaştan önce Suriye nüfusunun 20 ile 23 milyon arasında olduğu birçok kaynakta belirtilmiştir. Suriye için kesin verilere dayalı bir demografik analiz yapmak zordur. Fakat farklı kaynaklardan alınan verilerin ortalamasına göre ülke nüfusunun, %74-83’ü Arap, %7-8’i Kürt, %5- 6’sı Türk ve %4’ü Ermeni ve diğer etnik gruplardan oluşmaktadır. Dini dağılıma bakıldığında ise ülke nüfusunun yaklaşık %74-81’i Sünni Müslümanlardan, %10-12’si Nusayrilerden, %6-10 Hıristiyanlardan ve %3’ü Dürzi ve diğer dini gruplardan oluşmaktadır. (CIA World Factbook 2011’den naklen Sümer, K.K. 20017, s.9-26)
Suriye en huzurlu döneminin Osmanlı döneminde Yani 1517-1918 arasında yaşamıştır. Halep’in kuzeyine çekildiğimiz andan itibaren Mondros Mütarekesi ile birlikte Suriye perişan olmuştur. 1918’den sonra önce İngilizlere, sonra Fransızlara bırakılan bölge, İngilizler, Fransızlar, İsrail ve şimdi de Rusya ve ABD tarafından perişan edilmiştir.
Doğu Akdeniz’de zengin doğal gaz ve petrol yataklarının keşfinden sonra Suriye’nin stratejik önemi iyice artış ve Suriye küresel güçlerin mücadele ve müdahale alanına dönüşmüştür. Türk Ocakları Ankara Şubesinde “Türkiye’nin Suriye Politikası” konulu bir konferans veren eski MHP Milletvekili Şandır, Suriye’de ikinci kalabalık etnik gurubun Türkler olduğunu belirterek, aşağıdaki bilgileri vermiştir:
“Suriye’de çok büyük oranda Türk yaşar. Suriye’nin ikinci kalabalık etnik grubu Türklerdir. Türkçeyi unutmuşlardır. 1918’den sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti maalesef Suriye gerçeğini göremediği için Suriye’de geride bıraktığımız Türklere sahip çıkamamış, onlara destek olamamıştır. Öyle olunca özellikle 1970’ten sonra Baas iktidarında dilimizi ve kimliğimizi unutmamışızdır. Türkçeyi bilmez ama Türklüğünün idrakindedir.
ORSAM ve Dışişleri Bakanlığının son olarak yaptığı araştırmada Suriye’de 3 buçuk milyon Türk yaşamaktadır. Bunun bugün 500 bini Türkiye’dedir, gerisi hâlâ Suriye’dedir. Suriye’de Türklerin yaşadığı topraklar stratejik yerlerdir. Osmanlı öyle yerleştirmiş ki bizi farklılıkların arasında tampon bölge gibi konumlanmışız. Bayır Bucak bölgesi Türkiye’nin geleceği ve millî güvenliği açısından en değerli topraktır. Stratejik bir konumdadır. Türkiye’deki Nusayrilerle Suriye’deki Nusayriler arasında denize ulaşan hançer gibi bir Türk bölgesidir (Göktaş, 2020, s. 43- 45).
En fazla Türk nüfusa Halep, Hama Humus ve Lazkiye, kentleri ve çevresinde rastlanır (Doğanay, 2001, s. 148).
Irak ve Suriye Tulun Oğulları, İhşitler, Eyyubiler ve Selçuklular zamanından beri Türk vatanı olup, 1533-1918 yılları arasında Osmanlı yönetiminde 485 yıl, yaklaşık olarak Türk yönetiminde 1000 yıl kalmıştır.
Gerek stratejik konumu gerekse ata toprağı olması bakımından Suriye bizim için çok önemlidir. Suriye’nin, Ankara’dan, Mersin’den ve Konya’dan hiçbir farkı yoktur. 900 km. hududumuzun olduğu Suriye’de huzur ve barış olmadığı sürece, Türkiye’de de huzur ve barışın olması mümkün değildir. Unutmayalım ki Türkiye’nin savunması Suriye’den başlar. İleri de Türkiye açısından tehdit oluşturacak, Rusya, İsrail, ABD ve Batlı güçlerin kontrolünde Suriye toprakları üzerinde kurulacak olan sözde bağımsız devlet ve devletçiklerin oluşturulmasına asla izin veremeyiz.
Lübnan’da da Hatta Ürdün, Suudi Arabistan, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir, Fas ile Etiyopya ve Sudan’da Osmanlı döneminden kalma, epeyce Türk nüfusu vardır (Doğanay, 2011, s. 148-149).
Ahıska Türkleri, 1944 yılına kadar bugünkü Türk-Gürcü sınırını oluşturan Ahıska (Meskhetya) bölgesinde yaşamaktaydılar. Bu tarihte bölgedeki Türk grupları güvenlik gerekçesiyle Orta Asya ve Kırgızistan’a, çoğunlukla da kıraç bozkırlara sürülmüşlerdir. Sürgün sırasında veya hemen sonrasında 30.000 ila 50.000 arasında nüfusun hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. 1968’de Ahıska Türklerine Ahıska’ya dönme hakkı verilmişse de bugüne kadar ancak birkaç bin kişi dönme izni alabilmiştir (Avşar ve Solak, 2002, Türkler c.1 s. 205-241).
Eski Sovyetler Birliği’nin batısında iki Türk topluluğunun yaşadığı bilinmektedir. Gagavuz (Gôkoğuz) ve Karaim Türkleri olarak adlandırılan bu gruptan Karaimlerin nüfusları çok azdır. Gagavuzlar, Moldova Cumhuriyeti’nin güney bölgelerinde, Ukrayna’da ve Orta Asya’da yaşamaktadırlar. Gagavuz’ca, Anadolu Türkçesine en yakın Türk şivesidir. Gagavuzlar Ortodoks Hıristiyanlığı din olarak benimsemişlerdir. Karaim Türkleri ise Museviliği din olarak kabul eden bir Türk topluluğudur. Ukrayna Cumhuriyeti’nde ve Litvanya Cumhuriyeti’nde yaşadıkları bilinmektedir. Türk dillerinin Batı grubundan olan Karaimce resmi olarak kabul edilmiştir. Ancak, nüfusun büyük bir çoğunluğu Rusçayı ana dil olarak konuşmaktadır. (Avşar ve Solak,2002, s. 205-241)

Yazarın Diğer Yazıları