Allah’ı Sever Gibi Başkalarını Sevmek
Yâ eyyuhen nâsu kulû mimmâ fîl arDı halâlen Tayyiben, ve lâ tettebiû huTuvâtiş şeyTân(şeyTâni), innehu lekum aduvvun mubîn(mubînun).(2/Bakara,168)
“Ey insanlar! Yeryüzündeki helal ve temiz şeylerden yiyin. (Pis ve haram olan şeyleri yiyip içmede) şeytan (ve benzerlerin)in adımlarını izlemeyin. Çünkü o(nlar) sizin için apaçık bir düşmandır.” (Bakara 2/168) (krş. 2/208; 17/27)
İnnemâ ye’murukum bis sûi vel fahşâi ve en tegûlû alâllâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne). (Bakara 2/169)
“O(şeytan) size ancak kötülüğü, hayasızlığı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi/iddia etmenizi emreder.” (Bakara 2/169)
(Ayeti kerimede belirtildiği gibi, İslâm’a aykırı emir, sevgi, şehvet gibi nefs-i emarenin her türlü istekleri; hayasızlık ve haram mal edinme gibi şeyler (Nur 24/21) şeytanın ve şaytanın dostlarının, şeytanlaşmış insanların adımlarıdır ki, bunlar siyâsi, içtimâi (sosyal) ve ferdî alanda toplanırlar. Kim, İslâm’dan başka bir din ve hayat tarzı ararsa sonu hüsrandır.
Ve men yebteği ğayrel islâmi dînen fe len yugbele minh(minhu), ve huve fîl âhireti minel hâsirîn(hâsirîne). (Al-i İmran 3/85)
“Kim, Islâm’dan baska bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır.” Al-i İmran 3/85) Çünkü “…Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eger onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah’a ortak koşanlar olursunuz.) (En’am 6/121: Zira Yüce Allah:
E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş şeyTân(şeyTâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubinun). Yasin 36/60)
“Şeytana tapmayın” (“Ey Adem oğulları! Size şeytana tapmayın, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır” demedim mi?” Yasin 36/60) buyurmaktadır)
İmamı Şafi ve Hanbele’ e göre, “İslamın temeli üç hadis üzerine kurulmuştur.
Birincisi ameller niyetlere göredir. (Bu hadisi 30 sahabe rivayet etmiştir mütavatirdir) “İkincisi helal ve haram bellidir.” Üçüncüsü ”Dine dinden ve sünnetten olmayan bir şeyi katmak merduttur; reddolunmuştur” hadisleridir.
İmamı Şafi bu hadisin fıkıhtan yetmiş ayrı bâba girdiğini ifade der. “Dinden olmayan bir şeyi dine katan reddolu-nur” hadisi ahiret işini , “Ameller niyetlere göredir” hadis de dünya işlerini tanzim etmiştir. Birincisi ihlâsı, ikincisi niyeti anlatır.
Amellerin en hayırlısı Allahın farz kıldığını eda etmek, haram kıldıklarından sakınmak ve Allah katında olanı sadık bir niyetle istemektir. Ameller ile Allah rızası kastedilmektedir. Amel doğru olsa ihlâslı olmasa kabul edilmez. Fakat doğru olmasa da niyet sebebiyle o ameli işleyene sevap yazılır. Amelin doğru olması sünnete uygun olması demektir. Amel zahirde/görünüşte sünnete uygun olmalı, Batında ise/görünmeyen yönüyle ise Allah emrettiği için yapılmalı ve Allah rızası kast edilmelidir.
Kur’an-ı Kerimde, nefsanî arzularına aşırı düşkün olan, bu yüzden inanç ve yaşayışında haktan ayrılan, isyana ve günaha saplanan insan, “arzusunu kendisine ilah edinen” varlık olarak tanıtılmaktadır.