YIKILAN BİNALARDAN ÖNCE AHLÂKİ DEĞERLERİN İNŞASINA BAŞLAYALIM
Yurdumuzda yaşanan son gelişmeler, Türk insanının sadece, okur yazarlık, sağlık sorunları, bilim ve teknoloji alanlarında değil, doğruluk, dürüstlük gibi Ahlaki değerler bakımdan da büyük bir erozyona uğradığını göstermektedir. 6 Şubat 2023’te gerçekleşen ve “Asrın Felaketi” olarak değerlendirilen Kahraman Maraş merkezli deprem de bu acı gerçeği bütün çıplaklığı ile ortaya çıkarmıştır.
Cenâb-ı Hakk, yüce kitabımızda:
“Başımıza (dünyada iken) gelen (ve ahirette de gelecek olan) bunca musibetler kendi elinizle işledikleriniz yüzündendir (Şura suresi 30) buyuruyor.
Biz, yıkılan bu binaları, projesine göre, depreme dayanıklı olarak yapsaydık, demirinden, çimentosundan çalmasaydık. Deprem yine olur, fakat yıkılan bunca bina ayakta kalır, can ve mal kaybımız olmazdı.
Biz 6 Şubat’ta sadece yıkılan binaları değil, doğruluk, dürüstlük, helalinden kazanmak gibi ahlaki değerlerimizin de yıkılmış ve yok olmuş olduğunu da gördük.
Bu binalar elbette yapılacaktır ve yeni konutların inşasına başlanacaktır. Fakat asıl olan yeni bir ahlak ve eğitim seferberliği başlatarak Ahlaki değerlerimizi yeniden inşa etmektir.
Türk Dünyası ve İslam Dünyası olarak, büyük bir eğitim, ahlak seferberliği düzenleyip özümüze dönmek, çok çalışmak, Kızılelmalar peşinde koşan, büyük ülkü ve hedefleri olan, tıpkı Muhmmedül Emin gibi çevresine güven veren, doğru, dürüst bir nesil yetiştirmek zorundayız.
Çünkü toplumumuzda dindar olma iddiasında olan Müslümanların büyük bir kısmının inandıkları gibi yaşamadıkları gözlenmektedir. İnandığı gibi yaşamayan ve inancını davranışlarına yansıtmayan bu insanlar en büyük zararı İslam dinine ve gerçek dindarlara vermektedirler.
İslam dinini ve inandığı değerleri davranışlarına yansıtamayan, dini ve dini değerleri kullanarak maddi çıkar sağlama peşinde olan bu Müslümanlara Türk toplumu “Dinci”, yani din alıp satan, dinden çıkar sağlayan, din tüccarları gözüyle bakmaktadır. Bu kesim yeni yetişen neslin İslam dininden soğumasına da sebep olmaktadırlar.
Bunun yanında inandığı gibi yaşayan, İslam dininin ahlak anlayışını davranışlarına yansıtan, adaletten, haktan, hukuktan ve dürüstlükten ayrılmayan, malını helalinden kazanan ve Allah yolunda harcayan dindarlara toplumumuzun her kesimi sevgiyle saygıyla bakmaktadır. Bizim İslam dinini istismar ederek çıkar sağlayanlara değil, gerçek anlamda inandığı gibi yaşayan ve inancını ahlaki davranışlarına yansıtan MÜMİNLERE ve DİNDARLARA ihtiyacımız vardır.
Seyyid Ahmed Arvasi’nin deyişiyle: Türk-İslam ülküsüne bağlı, Türklük şuur ve vakarına, İslam iman, aşk, ahlak ve aksiyonuna sahip. Türklüğü bedeni, İslamiyet’i ruhu bilen, milletini teknolojik hamlelerle dünyanın bir numaralı devleti yapmak özlemi ile çırpınan, Dünya Türklüğünün, İslam Dünyasının ve bütün mazlum milletlerin ümidi olmaya namzet bir gençlik yetiştirmekten başka çaremiz yoktur…
İşte, adını “Cenâb-ı Hakk’ın Türk’e gösterdiği yer ve hedef KIZILELMA” adını verdiğimiz 2 ciltlik kitabımız bu amaçla yazılmıştır.
Bugüne kadar yayımlanmış olduğumuz diğer kitaplarımız ve binlerce yazı ve makalelerimizde asla maddeyi düşünmedik, para ile hiç kitap satmadık. Amacımız Allah rızasına kavuşmak, Türk ve İslam Dünyasına hizmet etmektir. Bu amaca uygun olarak kitabımızın birinci cildinde olduğu gibi ikinci cildini de ücretsiz olarak erişime açtık.
Milletimizin ahlaki değerlerini büyük ölçüde yitirdiği gibi okuma alışkanlığını da yitirdiğini biliyoruz. Fakat geçmişte biz çok okuyan ve yazan bir millet idik. Okumak, araştırmak ve yazmak bizim genlerimizde var. Ben, gençlerimize güveniyor, gelecek nesillerimizin tekrar okuma, araştırma ve yazmaya önem vereceğine inanıyorum ve iki cildi toplamda 1300 sayfa olan Kızılelma adını taşıyan kitaplarımı onlara hediye ediyorum. Kitabımıza aşağıdaki linkten ücretsiz olarak erişebilirsiniz:
https://www.imperialyayin.com/yeni-%C3%A7ikanlar/muharrem-g%C3%BCnay-2