KUR’AN-I KERİMDEN BİLGİLER (36)
Her şeyden önce, Allah’ın varlığını, birliğini, sıfatlarını, yüceliğini, rahmet ve mağfiretinin genişliğini, yaratıklarına olan sevgisini; Allah’a ibadet ve kulluğun, güven ve itimadın; Allah’ın nimetlerine karşı şükrün gerekliliğini bildiren, namaz, oruç, zekât, hac gibi ibadetlerden, din ve dinle ilgili işlerden söz eden, Allah’a iman ve ibadet ilkelerini belirleyen ve öğreten ilahi bir hidayet kaynağıdır.
Kur’an-ı Kerim ;
Bütün insan neslinin genler halinde Hz. Âdem’de bulunduğunu, ( A’raf: 7/11, 172 )
Bütün insanlığın, bir erkekle bir kadından yaratılan bir aile olduğunu, birbirleri ile bilişip tanışmaları için kavim ve kabilelere ayrıldıklarını, Allah yanında en değerli olanların, Allah’ın emir ve yasaklarına en çok riayet edenlerin olduğunu, (Hucurat: 49/12)
Ruhu kavrayıp anlamaya insan idrakinin yetmeyeceğini, (İsra: 17/35)
Yer, gök ve ikisi arasında bulunan canlı ve cansız bütün varlıkların Allah’ı tespih ettiklerini, ancak insan idrakinin bunu kavrayamayacağını, (İsra: 17/44) en veciz şekilde beyan eder.
Kur’an-ı Kerim;
Aile hayatından, eşlerin birbirlerine karşı hak ve görevlerinden milletler arasındaki ilişkilere, selamlaşmaktan, evlere izin alarak girme adabına varıncaya kadar sosyal ve medeni hayatın her dönemini içine alan gerçek kuralların bütün ilkelerini gösterir ve en güzel ahlak kurallarını öğretir.
Kur’an-ı Kerim;
Gözü, gönlü açık tutmayı, körü, körüne hareket etmemeyi, düşünmeyi, yerleri, gökleri ve ikisi arasındakileri incelemeyi, ilim ve irfan sahibi olmayı, geçmiş milletlerin ve ülkelerin durumlarını incelemeyi öğütler ve geçmiş peygamberlerle ümmetlerinin ibretli hikâyelerini anlatır, bunlarda insanlar için alınacak dersler bulunduğuna dikkat çeker.
Kur’an-ı Kerim;
Her konuda içtenliği, temizliği, başkalarının iyilik ve yararını gözetmeyi, iyiliği, nefse hakim olmayı, iffet ve şerefi korumayı, verilen sözün ye-rine getirilmesini, insani ilişkilerde dürüstlüğü, emniyet ve huzuru, dargınların arasını bulup düzeltmeyi, doğruluğu ve adaleti, çalışmayı, söylenen sözün doğru olup olmadığını araştırıp- incelemeyi öğütler.
Kur’an-ı Kerim;
Allah ve peygambere, Şahsımıza, Anne ve babalarımıza, Aile ve çocuklarımıza, Hısım ve yakınlarımıza, Yetimlere, Yoksullara, Komşulara, Yolda kalmışlara Ve bütün insanlara karşı görevlerimizi bildirir.
Kur’an-ı Kerim;
Her konuda yaşam kurallarına göre davranılmasını, iyilik yaparken bile bunun göz önünde bulundurulmasını, her şeyin zamanında ve yerinde yapılmasını öğretir, bağışlamayı, iyilik yapmayı öğütler, topluluklardaki güven ve huzurun alt-üst olmasına izin vermez.
Kur’an-ı Kerim;
Birbirimize yardımda bulunurken o yardımın bizi yoksulluğa düşürecek bir dereceye vardırılmamasını, herkesin kişisel hürriyet ve haklarını kullanırken başkalarının haklarına saygılı olmayı emreder.
Kur’an-ı Kerim;
Haset, fesa, öfke, zulüm, hıyanet, iftira, yalan, hile, kötü zan, dedi-kodu, koğuculuk, kibir, gösteriş, hırsızlık, adam öldürme, israf, pintilik, içki, kumar, zina gibi bütün kötülükleri yasaklar.
Kur’an ı Kerim ;
Büyük- küçük, iyi ve kötü… İşlediğimiz bütün işlerin ortaya döküleceği, herkesin hesaba çekileceği çetin bir hesap gününün gelip çatacağını bildirir.
Kur’an – ı Kerim;
Beşikten mezara kadar insanları ilgilendiren her konuya değinir. İnsanların maddi ve manevi mutluluklarını sağlayacak kişisel ve toplumsal kuralları belirtir, gelecekte keşfedilebilecek bazı ilim ve fenle ilgili gerçekler hakkında açık veya kapalı açıklamalarda bulunur.
Kur’an-ı Kerim; asırlar önce:
Yerin sabit olmayıp güneş etrafında döndüğünü, ( Neml : 27/68)
Güneşin kendi yörüngesinde hareket ettiğini, (Yasin :36/38)
Güneş ve ayın bir hesaba göre seyrettiğini, (Rahman :55/5)
Gök yüzünde denge kanununun bulunduğunu, (Rahman: 55/7)
haber vermiş, insanın akıl ve mantık muhakemesine yeni bir ufuk katmıştır.
Kur’an-ı Kerim; yine asırlar önce:
Gök yüzünün ilk halinin gaz olduğunu, (Fussilet : 41/11 ) (Devamı Yarın)