Muharrem Günay

KUT'UN ANLAMI

Muharrem Günay

Türk dilinin en eski sözcüklerinden birisi olan ve Yüce Allah (c.c.) tarafından Türk hakanlarına verilen ve gerektiğinde geri alınan ve kutsal kelimesinin kökü olan “kut” Türkçede “talih, bereket, uğur, hayır, mübareklik, mutluluk, saadet, devlet, baht (Doğan, 1994, s.623; Timurtaş, 1979, s.114) gibi çeşitli anlamları vardır. Kut, Allah’ın bağışı ile elde edilen ve sahip olunduğu sürece her şeyin yolunda gittiği ilahi kaynaklı bir güçtür. İslâmi dönemle birlikte kut anlayışı hemen hemen aynı mana ile kültür hayatımızda Allah’ın takdiri, bağışı, rahmeti, bereketi, keremi-ikramı, yardımı anlamları da yüklenmiş bir kavram olarak yaşamaya devam etmektedir. Türk insanı birbirinin bayramını, doğum gününü, evlilik yıldönümünü ve mübarek gün ve geceleri kutlarken “kutlu olsun” der.Türk insanı birbirine “doğum günün, evlilik yıldönümün, bayramın kutlu olsun” demekle “Allah’ın üzerindeki rahmeti bol olsun, Allah sana bağış versin, ihsan versin, hayırla mükâfatlandırsın, kısmetin bol olsun. Ömrün uzun ve bereketli olsun. Bir ömür boyu mutlu ve başarılı olasın. Allah seninle bir ve beraber olsun” demek ister. Kut bir bakıma Allah’ın er-Rahman, er-Rahim ve er-Râfi isimlerinin kul üzerindeki tecellisidir. (er-Râfi; yükselten, yücelten, kuluna şeref bahşederek diğer kullarından üstün kılan demektir.)
Reşit Rahmeti Arat; kut kelimesini, Kutadgu Bilig çevirisinde saadet, tâlih, mutluluk ve birkaç yerde de devlet manalarıyla karşılamıştır. (Başer,1990: 52) Kutadgu Bilig’de yer alan 109. Beyite göre kut Tanrı’nın bir ihsanıdır. Bunun içindir ki sultanlara hitap ederken söze “Devletlü Pâdişahım” diye başlamak gelenek haline gelmiştir.
Yazıtlarda kut’un (devleti yönetme gücünün), Türk kağanına Tanrı tarafından verildiği söylenmekte ancak bunun ne şekilde, hangi yolla olduğuna dair bir açıklama getirilmemektedir. Gömeç, kut’un kağana ya da bunu hak eden kişiye “kut kuşu” denilebilecek bir hayvan tarafından sembolik olarak geldiğini ifade etmekte, 2001 yılında Bilge Kağan’ın hazineleri arasında bulunan ve Bilge Kağan’a ait olduğu sanılan tacın üzerinde, ağzında çok değerli bir taş tutan kuş motifinin bunu yansıttığını söylemektedir. (Gömeç, 2006: 40)
Kut, genellikle gökten inen bir nur şeklinde düşünülmüştür (Gökalp, 1995: 34). Kut terimi, Oğuz Kağan Destanı’nda devlet idaresi hakkı, siyasi hâkimiyet anlamında kullanılmıştır. Destanda, şehrini Oğuz Han’a teslim eden bir bey oğlunun sözleri yer almaktadır: “Bizim kutumuz sizin kutunuz olmuştur. Biz sizin ağacınızın bir dalı olmuşuzdur” (Arsal, 1947: 125). Burada yöneticisi olduğu şehrini veya yurdunu Oğuz Han’a teslim etmek zorunda kalan bey, “artık bizim kutumuz sizin kutunuz olmuştur, yani Yüce Tanrı bizden kut’unu geri almış size vermiştir” diyerek Oğuzlara bağlı bir boy olmayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları